artık şekersiz içmeye başladım kahveyi, çok düşünüp az konuşuyorum babam gibi

❣ Chile in a Photography ❣
Sade Olutola

Jimmy Eat World
untitled
Cosimo Galluzzi
Cookie Run:Kingdom Official!
No title available

blake kathryn
Color Me Curious
Game of Thrones Daily
No title available
art blog(derogatory)
Today's Document
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
KIROKAZE

shark vs the universe
$LAYYYTER

ellievsbear
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
seen from Brazil

seen from United States
seen from Bangladesh
seen from United States
seen from Indonesia

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from India

seen from Brazil

seen from Sweden
seen from Brazil

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Bangladesh
seen from Venezuela
seen from Colombia
seen from Germany
seen from United States
@sessizgozyasii
artık şekersiz içmeye başladım kahveyi, çok düşünüp az konuşuyorum babam gibi
nasıl mıyım? "yara olan yerin kabuk tutar ya sonra acısını bildiğine rağmen dayanamayıp tekrar koparırsın ama hoşuna gitmiş olsada sonradan pişman olursun." anlayana.
başımı yastığa huzurla koyup uyuduğum gecelerin üstünden çok geçti. nasıl bi' şey olduğunu unuttum galiba.
perdeleri güneş yıpratır çocuk, kızlarıysa babaları.
kapıyı sadece kapattım sevgilim, kilitlemedim. kilitleyemedim. anlarsın belki diye, açarsın, gelmek istersin diye. kaçmayı seçmezsin değil mi?
her şeyi duyan sen, duyamadın mı beni?
ben hep dinledim, anlamayana çalıştım, iyileştirmeye çalıştım. onları düşündüm, korudum. bana bu öğretildi. anlamıyor musun? görmüyor musun beni? ben anlatmayı bilmiyorum, kendimi düşünmek nedir bilmiyorum, hiç iyileştirmeye çalışmadım çünkü gerek duymadım. evet kendimi korudum çünkü güçlüydüm, bana bu öğretildi. bu yüzden hep sustum, içimdekileri susturamasam da kendimi anlatamadım. bazen konuşamazsın, sessizce susarsın.
inan bana bu kadarını ben bile düşünememiştim.
dinle, çaresizdim.
seveni sevin, üzeni de üzün güzellerim.
içimdeki çocuk, geçmiş ve silik anılar yalnız bırakmıyor, boğuyor.
koskoca evde, dört duvar arasında yapayalnız. tavana bakıp dalmış, yaralı ruhsuz bir beden.
sessiz gecelerin acısı, sensiz günlerin hasreti.
küçük bir çocuğun
yokuş aşağı koşması gibi
seni düşünmek.
biraz heyecan,
biraz da düşecekmiş korkusu.
bayım; bu gidişleriniz beni şair, sizi şiir yapacak.