★
Noah Kahan
noise dept.
NASA

No title available
No title available
untitled
almost home
Misplaced Lens Cap
Mike Driver

blake kathryn
No title available

oozey mess

Game Changer & Make Some Noise
I'd rather be in outer space 🛸
hello vonnie
todays bird
Today's Document
Xuebing Du
𓃗
seen from Albania

seen from Bangladesh
seen from Japan

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Bangladesh

seen from United States
seen from Bangladesh

seen from France

seen from United States
seen from Netherlands

seen from China

seen from United Kingdom
seen from Brazil

seen from Iraq

seen from United States
seen from Tunisia
@siradanbirilkay
Karaburun, İzmir Parti Kampı TKP
Myra (Demre), Antalya Likya Yolu Tarih, Kültür
Myra (Demre) her zaman Likya'nın en önemli şehirlerinden birisi olarak bilinir. Bizans döneminde Myra önemli bir idari ve dini bir merkez olmuştur. Piskoposluk merkezi de olan Myra'da St. Nicholaus IV. yüzyıl başında Piskopos olarak görev yapmış; halka kendini sevdirmiş, inancı uğruna çok acılar çekmiştir. Myra o zamandan sonra hep haç yollu yapılan bir yer olmuştur. Bu bakımdan Demre Hristiyan Dünyasının her bakımdan ilgisini çekmiştir. Her yıl 6 Aralık'ta Noel Baba etkinliklerini yapmak geleneksel hale gelmiştir. Myra gibi önemli bir şehirden kalabileceği beklenen kalıntıların birçoğunu bugün Demre'de göremiyoruz. Likya'nın en büyük tiyatrosundan kalanlar bugün ayaktadır ve bu aynı zamanda Likya'nın en iyi korunmuş tiyatrosudur. 29 oturma sırası ve 9-10 bin seyirci kapasiteli tiyatro tepeye yaslanmıştır. Bugün bile bazen festival ve oyunlar için kullanılmaktadır.
Myra metropoli muhtelif tip Likya mezarlarını önemli örneklerini ihtiva etmektedir. Tiyatro doğu ve batı metropoli diye ikiye ayrılmış ve Myra'nın arkasında yükselen kayalık, tepede kurulmuştur. Kayalar oyularak mezarlar kabartma ve yazılarla süslenmiştir. Başka önemli bir kalıntı St. Nicholaus kilisesidir. Kilise bugün 7 m. toprak seviyesinin altındadır. St. Nicholaus kemikleri kilise içindeki mermer bir mezarda bulunuyordu. Fakat bazı kemikler İtalyanlar tarafından çalınmış ve Bari'ye kaçırılmıştır. Bir Rus Prensi 1862 yılında Kiliseyi restore ettirmiş olup, St. Nicholaus Rusya'da çok kutsal sayılmaktadır. Ruslar bir kilise çanı ilave ederek kubbeyi bir ilaç tonozu ile değiştirmişlerdir. St.Nicholaus çocukları, gemicilerin ve ağır işlerde çalışan işçilerin koruyucu azizidir. Bilindiği üzere de bütün Dünya çocuklarının Noel Babasıdır.
Myra (Demre), Antalya Noel Baba Tarih, Kültür
Kaş, Antalya Kamp, Tatil
Tekirova, Kemer Antalya Gün Doğumu Kamp, Tatil
Gelsene dedi bana Kalsana dedi bana Gülsene dedi bana Ölsene dedi bana
Geldim Kaldım Güldüm Öldüm Komünist Şair Nazım Hikmet TKP
Her şeyden önce unutmaman gereken, ateşinin hiçbir zaman tek bir düzeyde yanmadığıdır: Ateşin, ya harlanma içinde ya da sönme içindedir- ya yükseliş ya da iniş...
Ateşini kendi haline bırakamazsın- bırakırsan, tükenip söner... Ateşinden sorumlusun.
Yakın, Oruç Aruoba
Demir olsam çürürdüm, toprak oldum da dayandım... Toprak, toprak, toprak oldum da dayandım. İnce Memed 2 Yaşar Kemal
Şirince Köyü, İzmir St. John Baptist Kilisesi
Şirince Köyü, İzmir Dostlarla
Şirince Köyü, İzmir Eğitim Tarihi Müzesi
Özgün adı olan Kırkınca'nın efsanevi bir çağda dağlara vuran kırk kişiye atfen verildiği rivayet edilir. Rum telaffuzunda Kirkice, Kirkince ve nihayet Çirkince gibi biçimler alan bu ad, Cumhuriyet'in ilk yıllarında dönemin İzmir valisi Kazım Dirik'in talimatıyla Şirince şeklinde resmîleştirilmiştir. Şirince Köyü, İzmir
2002 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday olarak gösterilen, edebiyatımızın usta yazarlarından Leyla Erbil'i aramızdan ayrılışının 9. yılında saygıyla anıyoruz. ‘’Yokluğun, cehennemin öbür adıdır. Üşüyorum kapama gözlerini...’’ Ahmed Arif
Sabahattin Ali’nin Madonnasında, kitabın sonlarına doğru şöyle bir ibare yer alıyor: ‘’İnsan insanın sadece sevgisine ve alakasına muhtaç.’’ Ve Oğuz Atay devam ediyor: Çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz. Yaşarken anlaşılmaya mecburum. Bulamadığım, bulamayacağım bir şeyi daima arıyor gibiyim. Nedir beni mesut edecek, ne gibi bir şeydir, onu da bilmiyorum. Unut, unutamam dediğin ne varsa hepsini unut. Hatırlamak yorar insanı. “Herkese bir pencere lazım, önünde oturup her şeyi unutabileceği.” “Unut ne yaptı sana? Unut ne söyledi? Unut ne varsa vazgeçtiğin? Yüzünde korkularla. İçinde çığlıklarla. Kalbinde simsiyahlar. Nereye gidiyorsun?” Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni.İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım. Kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım. Tutunamayanlar, Oğuz Atay
Yeniden açan umudum.
Sarımsaklı / Ayvalık Şeytan Sofrası, Gün doğumu