İçimde öylesine var ki nefret… Hiç tırnaklarınızla dünyayı parçalama isteği oluştu mu içinizde? ondan sonuna dek iğrenerek, güveninizi zedelemiş tüm insanlara kızıp sövererek.
Three Goblin Art
Sade Olutola

❣ Chile in a Photography ❣

PR's Tumblrdome
YOU ARE THE REASON
𓃗
Lint Roller? I Barely Know Her

izzy's playlists!
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
cherry valley forever
Today's Document
Not today Justin
almost home
One Nice Bug Per Day

Origami Around
tumblr dot com
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

blake kathryn

Kaledo Art
taylor price
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Portugal

seen from United States
seen from Germany

seen from South Africa
seen from South Africa

seen from T1
seen from Brazil

seen from Portugal
seen from Argentina
@siyah-deniz
İçimde öylesine var ki nefret… Hiç tırnaklarınızla dünyayı parçalama isteği oluştu mu içinizde? ondan sonuna dek iğrenerek, güveninizi zedelemiş tüm insanlara kızıp sövererek.
kaç yıl oldu ben hâlâ sizin kötü kalplerinizle yaşamayı öğrenemedim
Hiç konuşturmayın beni. anneme deyin, bulanmıyormuş midesi, üşütmüş deyin. şu kadar canım kaldı, bırakın uzaklara gideyim. Üstümdeki ateşi söndürmek için bile yaklaşmayın. hiçbi şey yapmayın. hiç konuşturmayın beni
yok ya ben bozulmayacağım insanlara hep iyi niyetle yaklaşacağım. üstüme düşeni yapacağım. insanlar anlamıyorsa da üstüme düşeni yapmış olmanın rahatlığı ile de düpedüz söveceğim. bizler iyi insanlarız, insanlığı yaşayan naif insanlarız. naifliği, güvenmeyi, iyi niyeti aptallık, enayilik sanmayan insanlarız. böyle kalacağız. kırgınlığımızdandır çok öfkeli ve sinirli oluşumuz. bi de sizin aptal orospu çocuğu olmanızdan.
BASIN BUNU
Benim sinirlenince kendime gelmek için kapısını çarpıp terk edebileceğim bir evim, diz çöküp ağlayacağim bağirarak içimi dökeceğim bir sokağım-uçurum kenarım - sahilde bankım yok. Benim kiriz geçirirken kiracağım bir aynam, güvenip tam anlamıyla kendimi anlatabileceğim kimsem yok.
Benim, köşesine çekilip kendime gelmeye çalişacağım bir odam, gözyaşımı akıtacağım bir yastığım, kıriz geçirirken yumruklayacağım duvarlarım, saatlerce izleyeceğim içimi dökeceğim bir tavanım, tam anlamıyla kendimi anlatabileceğim bir defterim ve perişan olan bir kalbim var.
Aslında benim yoklarım ile varlarım bir.
00:32
Yerimden kalkacak hâlim yok hayır.İçimde kin birikti korkularıma dair.Hatıralar, şimdi sanki zil çalacak.İçeri gel, biraz bekle.Ama tekrar uçup gidersen eğer kanatlarını koparacam..Şimdi bence önce yanaklarıma tokatı çarp cünkü ben özledikçe hep karakterine bok atıcam.Öyle ya da böyle varlığını yok edecem.Ve tekrar dönmek istediğinde sana her şeyi ödetecem.Bi seni değil aslında alayınızı göt edecem.Günü gelecek bana yapılan her şeyden tek tek söz edecem.Ben de artık kendi çıkarlarımı gözetecem.Ya dünya etrafımda dönecek ya da dünyayı yönetecem.O gün bugün değil bir gün günümü gün edecem.O gün geride kalanlar için sadece tek küfredecem.Değeriniz yok artık yazdığım en çirkin şiir kadar.Nerede dostlar, nerede arkadaşlar abi?Artık etrafımda başka başka tip insanlar.Dönebilsem keşke başa, gerçi çok da şükür simdi etrafımdan attım boş beleşi zaten bugüne kadar herkese güvenip iyi bok yemişim.sonrası malum, ne bekliyorsun yani cok çekilmez oldum yorgun hâlim.Sen gittin sadece yalnızlık korkum kaldı
hayata karşı çaresiz kalındığında insanın kendinde yarattığı şeytan, insanı yaratan tanrıdan daha acımasız olur.
“Ben sizin hayatınızdaki o muhteşem kız olamadım hiç. Siz de benim süpermenim olamadınız. Öyle ortalama yaşamaya başladık. Ama artık kaldırmıyor midem korkak adamları.. Yaşı geçmiş ama yerleşememiş ruhları, veya içi geçmiş genç bedenleri. Hep korktunuz, istediğinizi alana kadar süklüm püklüm sürüklenirken, sınıra gelip alamadığınızda bucak bucak aranıp çıkış kapılarını kaçtınız. Siz düğümü çözmeyi denemediniz kestiniz. Ben de sizin izlerinizden beslendim.. Ölmedikçe güçlendim dedikleri gibi. Hissizleştim.. Hissettim Kaybettim Ama sizin kadar değil. Denedim, yanıldım ben sizde. Cılız ve güçsüz sevebilme yetileriniz, körelmiş hislerinizle karşımdaydınız. Nereye kadar? Puf! Yok oldunuz! Konuşmanız gereken yerde sustunuz. Haddinizi bilmeniz gerekirken, konuştunuz. Korktunuz siz. Kendinizi bilmezken bana geldiniz. Siz en baştan kaybettiniz, ve kendinizi bulmadıkça kaybedeceksiniz.”
— (via biruykudegilsinmesela)
Yoruldum anne en kötüsü de sana yaklaşamamak.
Bırak hakikat incitsin seni, bir yalan avutacağına.
sana tazecik çiçekler almıştım ama senin suların bulanık. camları açmıştım ama perdelerin örtük. sana bir mektup yazıyorum, gözlüğüm kim bilir nerede diyorsun. sonra başını belli belirsiz sallayıp şurada dursun diyorsun, bir kahve yapayım okuruz. vazgeçiyorsun çünkü başın kalabalık senin, göğsün tenha. bu defa sen okusana diyorsun. öksürüyorum yalandan üç kere yutkunuyorum bir nefes çekiyorum, ilk cümle, adın, çok mu sigara içtin, sesin titriyor diyorsun. beni ne acı, artık hiç dinlemiyorsun. hadi dedim kalk da gel bak ben öldüm öleceğim, Sevde okul, Sevde iş, Sevde şu da bitsin, az sonra ölürsün Sevde, bu ne acele Sevde, bi dur kızım, bi sus kızım. şimdi yüzüme bakıp biraz daha bekleyemedin mi ölmek için der gibisin. şimdi karşıma geçip, senin aldığın o çiçekler kuruyor hep dökülüyor her yer toz içinde camı açmışsın buz kesti bu ev bu oda her yer kağıt, zaten el yazın okunmuyor, der gibisin. sen beni sevdiğini sanarken, aslında hayatı bir alarm gibi erteliyorsun. vakit geç kalmak için dahi çok geç. sana tazecik güllerden nefis bir buket yaptırmıştım. kırmızı elbisemin eteklerinin ucuna o çok bayılmadığın fakat yine de sevdiğin amberli parfümü sıkmıştım, salındıkça etrafa yayılacaktı, bir çift cam göbeği küpe takmış, eğer gelirsen orta parmağımdan yüzük parmağıma geçireceğim bir yüzüğü parlatmıştım, o korkunç sıkıcı tarih sahnelerini ezberlemiştim sana satmak için, dizlerimi birleştirmiş, ellerimi arasına sıkıştırmış, camdan dışarı öyle bakarak seni beklemiştim. dargınlığım aptal bi neşeye, kırgınlığım bir genç kız heyecanına, gözümün donuğu iki damlaya dönüşüp, yeşermiş, öyle beklemiştim. bana niye gelmedin. kapı çaldı, bir özür notuyla kuru iki dal çiçek. telefonum da bir mesaj, ben seni çok seviyorum. ben seni, seni çok seviyorum. öyleyse Allah kitap aşkına, bana niye gelmedin.
bir kedinin, köpeğin, uçan kuşun, neyin üstüne bu kadar varırsan birincisinde korkar, ikincisinde... üçüsünde canını dişine takar kaplan kesilir. parçalar seni. insanların üstüne bu kadar varmamalı.*
sevgi kalbine yerleştikçe gerçeklikten koparsın