ulu tengrim sen veterinerde veresiye defter açtırmak zorunda kalmışların da tanrısısın yani umarım öylesindir
Keni

roma★

JBB: An Artblog!
Three Goblin Art
Sade Olutola
taylor price
RMH
Sweet Seals For You, Always
occasionally subtle

pixel skylines

Kaledo Art
Cosmic Funnies
Peter Solarz
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
DEAR READER
$LAYYYTER
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

shark vs the universe
No title available
he wasn't even looking at me and he found me

seen from United Kingdom

seen from Romania

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States

seen from Australia

seen from Malaysia

seen from Germany

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from France
seen from United States

seen from Romania

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from Malaysia
@leylitenha
ulu tengrim sen veterinerde veresiye defter açtırmak zorunda kalmışların da tanrısısın yani umarım öylesindir
hep lafta vadettiğin sevgili kim ?
soğuk ve mesafeli ve dengesiz ve huysuz ve işte böyle şeyler olabilirim ama unutmayın ki kötü olunması gereken yerde insiyatif alıp sizin yerinize kötü olduğum gerçeğini hiçbir şey değiştiremez, ben bir yılansam sözgelimi, siz de bu yılanlığın ekmeğini yiyorsunuz pekala yeri gelince. öyleyse arada bir zehirleniyor oluşunuza takılmamanız gerektiğini düşünüyorum.
ben olmak beni öldürecek
bulanık çıkmış fotoğraflar gibiydim. yalnızdım, karışıktım. beni tanıyan kimse yoktu. hiç yoktu. içime kapanıktım. alıp başımı gitmek isterdim, isterdim ama- kalırdım.*
orospu çocuğu neler biriktirmiş içinde
orucu ve kederi uykuya tutturanlara imreniyorum. ben gözümü kapatınca kaburgama yılan dolanıyor.
ben bozmadan niyeti, çelme takan o meçhul gelsin kaldırsın beni*
eğilmiyor diye kurdu hor görüp iti el üstünde tutan utansın
kiraz ağacım boyumu aşmış, kocaman olmuş, çiçek açmış. ama artık benim kiraz ağacım değil. benim kiraz ağacımı mart ayının başlarıydı, hava buz gibiydi çok kapalıydı, evin içinde bi ölü yetmezmiş gibi, çıktılar evin önünden onu kestiler küçücüktü. çıktığım dallarını kestiler. oturduğum, sallandığım, saklandığım dallarını. uzanıp meyvelerini topladığım, ısırıp yanaklarıma sürdüğüm al al olsun diye, herhalde çocukluk işte, fazla asılıp kırdığım dallarını kestiler. evde bi ölü olmasa böyle ağrıma gitmezdi, anlamaz değilim ağaçtan. ama eve girdim bir ölü vardı. çıktım kapıya selvi gibi göğe sarmaşıklanmış ağacım bir mezar taşı kadar kalmıştı. ondan canım çok sıkıldı. şimdi büyümüş yine çiçek açmış ama artık benim değil. artık bana dair anıları gökte dallarında çiçeklerinde değil. belki kökünde vardır bana dair hatıralar ama kökleri de toprağın altında işte göremiyorum onları. bakmıyorum da zaten. varmıyorum bahçesine. ezmiyorum dibindeki otları. kuşlarını ürkütmüyorum artık. seni çok özlüyorum. elbet özlüyorum. bir takım olmayı en çok. bir taraf olmayı. saklanacak kaçacak bir yer özlüyorum. ayaklarımı yerden kesen ama beni dünyaya bağlayan o ağacı özlüyorum. içerde bir ölü olmasa onu da ölmüş saymazdım pekala. çünkü içerdeki ölü, ölü olmasa, bana derdi ki şimdi bu ağaç büyüyecek yine, dalları güçlenecek tekrar, ben sana yine salıncak kuracağım, sen yine anılar biriktireceksin, kaçmıyor ya, kökü burada işte derdi. ben de derdim ki ona, yani ölmemiş olsaydı o ölü, derdim ki tamam o zaman. ama işte ölü ölmüştü. içerdeydi gördüm. üstünde bıçak vardı. bıçak cebinde olurdu hep. niye karnının üstüne koymuşlar anlamadım. çıktım dışarı ağaca çıkayım bir sigara yakayım yaslanıp gövdesine allahım diyeyim ben bir kabus görüyorum herhalde beni uyandırabilir misin rica etsem. ama işte çıktım dışarı. ağacımı kesmişler. bari ağacım kalsaydı. içerde zaten bir ölü. yani her şeyimi almışlar elimden. kim almış her şeyimi. allah mı almış. ben allaha ne etmişim ki allah bana böyle yapmış. bir ağaç ne ki. bir insan işte. bir tane insan. bir. kimlerin neleri var hangisinde gözüm kaldı. benim olan bana yeter diyordum ama benim olanı benden o zaman niye aldı. bilemedim işte. anlayamadım. allah olsa allah almazdı. yok. beni inandıramaz ha kimse aksine. allah kıyamazdı nedir ki bir ağaç dediğin nedir ki bir insan. bir tane ya. eşi yok dengi yok bende bir yedeği yok olsa biri onun olsun çoğunda gözüm yok ama bir taneydi. dünyada da yüzünü görünce her şeyden herkesten beni koruyup kollayacak bir, bir insan. allah hiç alır mıydı olsaydı eğer. yok. allah almamıştır. allah yokmuştur o zaman. olsa yapmazdı öyle. olsun. bir sabah hem seni hem ağacımı hem allahımı yitirmek ben de istemezdim herhalde deli miyim ben. kim ister ki öyle olsun. olmuş ama. sen ağaç da değildin canımın içi. seni koydular toprağa bir çiçek olarak bile çıkmadın. böyle olmasaydı keşke. oldu ama. olsun. dert değil daha.
dünyada tek türk varsa bize de türkçülük var / biz türklüğün yârıyız, türkçülük de bize yar* dizeleriyle günümüzü kutluyor, okuyucuların üzülmemesini temenni ediyorum.
çok haklı olduğumu düşünüp kestirip attığım bir mesele vardı. o haklılıkla yaptığım ayıplar. hani, haklıyken bile yaptığım ayıptı biliyordum ama haklıydım ve o haklılık omzuma çok ağırdı. şimdi ben ne diyeceğim bak. haksız olduğumu fark ettim. hıhı. biraz uzun sürdü biliyor musun. kusurdu, bakıldı zaten. geçmişin ne özrü ne affı, benim de diyecek bir şeyim yok. yalnızca şimdi ne halta yarar bilmiyorum ama için rahatlayacaksa, bana benden başka düşman gerekmedi müsterih ol. dilerim sana da senden başka dost gerekmesin bir daha.
soyka eskiden dilimizde “ölü giysisi, ölünün üzerinden çıkarılan giysi” anlamına geliyormuş. şimdi bu bilgiyle neşet abalıoğlundan “geldi mi gitmiyor başım ağrısı / çok uykular böldüm gece yarısı / dilerim başına gelir aynısı / senin sevgin sevdan soykana kalsın” türküsünü en baştan dinleyeceğiz.
o kadar derin analiz ediyorum ki hissetmeye bir şey kalmıyor. zihinden kalbe indirecek bir parça kalmıyor elimde.
yazık! hem kıyasıya harcıyorsun kendini hem gönlün yeltenmiyor hiçkimseyi sevmeye. biliyorsun, saymakla bitmez sevenler seni. ama besbelli sen aşk duymuyorsun kimseye. öldüren bir nefrettir yüreğindeki şeytan; hiç umrunda değil kazsan kendi kuyunu. çekinmezsin güzelim can evini yıkmaktan. onarmak olmalıyken asıl amacın onu.*
deli deli günlere özlemim çok ve aptal aptal gezenlere bayılıyorum
not the mind-fear is the heart-killer biliyorsunuz değil mi