Selda bağcan - öyle bir yerdeyim ki
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
No title available

tannertan36

No title available
almost home
TVSTRANGERTHINGS
we're not kids anymore.
Cosimo Galluzzi
Stranger Things
Cosmic Funnies
Xuebing Du

祝日 / Permanent Vacation

Love Begins
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
noise dept.
hello vonnie

PR's Tumblrdome
One Nice Bug Per Day
Sweet Seals For You, Always
trying on a metaphor

seen from United States
seen from United States
seen from Italy
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Russia

seen from Singapore

seen from United States

seen from Germany

seen from Slovenia

seen from Germany
seen from Vietnam

seen from United States
seen from United States
@sonsuzdabinokta
Selda bağcan - öyle bir yerdeyim ki
Bana beni geri ver
M-la bonne
Düşmedim daha
Değme felek
Uykusuzluk (Insomnia) - Henry Miller
Ben birini sevmiyordum O da beni sevmiyordu Bir gün bir yerde randevulaştık Ben gitmedim O da gelmedi.
[Özdemir Asaf] (via sonsuzdabinokta)
Back to life
Günümüzde de bu böyle değil mi?
Sinirlilik sınırlılıktandır
Sinirlenmek, duvara çarpmaktır.
Sinirlenen kişi, kendini güvende hissettiği alanın sınırlarıa ulaşmıştır ve bu haliyle öteye geçemez. Bunun için bilinçli bir çaba göstermek zorundadır. Sinirlenerek, duvarı aşmasını sağlayacak güç ve becerilerden yoksun olduğunu dünyaya itiraf etmekte, “Ben sınırlıyım” demektedir aslında.
Neden?
İnsanın ruhsal büyüklüğü, dışlamadıklarının toplamı kadardır. Birşeyden veya birisinden rahatsız olup sinirlenmek, onu kendi varlığının dışına itmektir. Bu tavrı sürdüren kişi, kendi bedensel sınırlarına kadar geri çekilerek küçülür. Kendinden başkasına tahammülü olmayanın varlıkta kapladığı alan olsa olsa kendi fiziksel bedeni kadardır.
Yoluna çıkan şeylerden rahatsızlık duymamayı başaran, ülkesini fetihlerle genişleten bir Kral gibi, önüne geleni varlığına katarak büyür. “Rahatsız edici” durumları eşsiz birer fırsat bilerek doğru anda bilinçli adımlar atar.
Peki, işin sırrı ne?
İşin sırrı sevgi ve içsel dikkattir. İçteki duvarların sabit değil, esnek olduğunu unutmamaktır. Seni çepeçevre kuşatan duvara yaklaştığını hissettiğin anda, sinirlenerek geri adım atmak yerine, bilinçli ve yumuşak omuz darbeleriyle duvarı ileriye doğru itmektir.
Sinirlenme, sınırlanma..
Çağımıza uymak zorundayız palavrasına hiç mi hiç inanmıyorum.Eğer yaşadığım çağın en yüce ideali köşeyi dönmekse;eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsizlik üstüne kuruluysa;eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa;eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense,ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım? Tam tersine,başkaldırırım,direnirim böyle bir çağa karşı…
Mina Urgan (via sonsuzdabinokta)
Over and over
Tongues
sarmaşık; yönetmenliğini Tolga Karaçelik‘ in yaptığı 2015 türkiye, almanya ortak yapımı drama, gerilim filmi.
yine bir arkadaşımın tavsiyesi üstüne radarıma girdi, girdi lakin filmi bir türlü bulamıyordum. ee istanbulda da değilim ki festivallerde denk geleyim. derken bulunduğum şehirde başka bir filmin iptal olması üzerine konması üzerine koşa koşa gittim.
ve iyi ki gitmişim.
son zamanlarda izlediğim en iyi türk filmlerinden ya da sadece son zamanlarda değil, daimi izlediğim en iyi türk filmlerinden.