
Discoholic 🪩
Interview Vampire Daily

tannertan36
$LAYYYTER

Jar Jar Binks Fan Club
I'd rather be in outer space 🛸
🩵 avery cochrane 🩵
No title available
almost home

Origami Around
Show & Tell
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Mike Driver

pixel skylines
No title available

bliss lane
Cosimo Galluzzi
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
ojovivo
todays bird
seen from Malaysia

seen from Brazil
seen from Netherlands

seen from Colombia
seen from Türkiye

seen from United States
seen from Colombia

seen from Brazil
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Bangladesh
seen from Philippines

seen from Bangladesh
seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Spain

seen from Türkiye
seen from Albania
@sudiss0-blog
SONUNA KADAR OKUYUN LÜTFEN. Hafif sıcak bir yaz günü ve bundan tam 2 sene önceydi. Okullar açıldı. Zar zor kalktım yataktan, söve saya elimi yüzümü yıkadım. Yemek bile yemeden yaktım sigarayı çıktım evden. 11.sınıfa başlıyordum, zerre heyecan yoktu içimde. Tepede bizim çocuklarla buluştuk, okula geçtik beraber. Öğretmenin her zamanki saçma “Tatil modundan çıkın” konuşmasını dinledik, zil çaldı. Beyaz kulaklığımda çalan Sesindeki Haziran’ın eşliğinde indim kantine. Girer girmez duraksadım, yutkundum. O kimdi? Arkadaşına gülüyordu, öyle güzel gülüyordu ki kitledim kaldım. Tanışmam gerekiyordu onunla. Neyse biraz zaman sonra mesaj attım, tişört satışı bahanesiyle tanıştık, konuşmaya başladık. Tam 1 ay oldu konuşmaya başlayalı teklif ettim. Bana zaman ver daha tanışamadık dedi. Bunun üzerine 2 kere daha teklif etmem rağmen kabul etmedi, zaman istedi. Hiç benim yapacağım bir şey değildi beklemek, biriyle en fazla 3 gün uğraşırdım ama bu farklıydı. Çok farklı. 3 ay sonra, doğum günü. Her şeyi hazırladım ve bir doğum günü sürprizi yaptım. Sınıf ortamında, en sevdiği grubun albümünü, internette bulamayınca kendim yaptım. Kabul etti ve artık benimdi. Mükemmel zamanlar geçirdik ama 2 hafta sonra ayrıldım, sıkıldım diyerek. Çok geçmedi tekrar barıştık, ayrıldık. Okulun marmaris gezisi vardı, onun geleceğini bilmiyordum. Otobüse binerken gördüm, içim parçalandı. Tam çaprazımda oturuyordu. 12 saatlik yol boyunca fotoğraflarına bakarken sesindeki haziranı dinleyip ağladım. 4 günlük tatilde hiç eğlenemedim, sadece onu seyrettim. Mutluluğunu. Dönüş yolunda arkadaşından rica ettim, yanına oturdum.Yüzüme vuran ay ışığı, gözyaşlarımı parlatıyordu. O da duygulanmıştı, baş parmağıyla gözaltlarımı sildi, gülümsedim ama barışmadık. Eve döndüğümüz gece, uyuyamadım. Sabah erkenden çarşıya inip bir şeyler aldım. Ertesi gün okulda 3 sınıfı kapattım. Üst katlarda sıra altlarına sevdiği eşyaları, oklarla da sınıf yönlerini çizdim. En son sınıfa geldiğinde, içeride 80 balon, her birinde notlar vardı. Balonları patlatışını izledim kapının üstündeki camdan. Gülümsüyordu notları okudukça, son 10 balon kala içeri girdim. Elimi uzattım “Kalan balonları beraber patlatalım mı?” dedim. Elimi tuttu, tekrar benim oldu. 6-7 beraber zaman geçirdik ve sonra tatile gittiğimde yaptığım büyük bir aptallık yüzünden beni terketti. Haketmiştim ve şuan hiç kızmıyorum ona bıraktığı için. Suçluyum. Benim olduğu günden itibaren, onu hiç görmeden geçirdiğim her gece 1 satır yazdım karakaplı defterime. Geçen hafta tamamlandı şiir. Odamın köşesinde bulduğum 6 senelik mikrofonla aldım kaydı, yayınlayayım dedim.Kimse unut demesin,bana sevmeyi öğreten birini unutamam, bugüne kadar unutmaya çalışmadım, çalışmayacağım da. Unutmak için yaşamadım bunca güzel anıyı.Dünya bir yana o bir yana.Şuan benim için eski sevgiliden çok,mutlu olmasını istediğim bir dost gibi görüyorum onu. Biz biteli 2 sene olacak ama ben bitmedim. Bu şiirin kaydını Youtube’de “Noize - Son Köprü” diye aratarak dinleyebilirsiniz. Yaşanmışlıkları unutmaya çalışmayın dostlar,kötü bile bitirseniz iyi hatırlayın güzel yaşanmışlıkları düşünün. Hiçbir anı unutmak için yaşanmadı.Kurumasın bu satırlar, her satır başka bir hatıra çünkü.Ne bu şiir ne bu yazı barışmak için,tekrar beraber olmak için yazılmadı.Kurumasın bu satırlar, çünkü her satırda başka bir hatıra var.
Kei Cheong Wong