O kadar da süper bi ana olamayacağımı öngörememiştim...
Burayı açarken bebişimi takip etmeyi, tüm telaşlarımı, hissettiklerimi paylaşmayı düşünmüştüm. Genelde evdeki hesap pek çarşıya uymaz zaten. Uymadı...
Hamileliğim inişli çıkışlı, ama şükür elhamdüllillah devam ediyordu.
Taa ki geçen haftaya kadar... Doktor ısrarla ailede erken doğum hikayesi olup olmadığını soruyor, ben de rutin sorulardan bir tanesi olduğunu düşünüyordum. Öyle değilmiş, bedenimdeki bir takım fizyolojik değişimler doğumun yaklaştığını söylüyormuş.
Henüz bebeğim 1800 gr, 32 haftalıktı. Ümitsiz değildim, hem henüz kasılmalarım başlamamıştı. NST’de sancı görülmeyince şükür deyip çıktık doktordan.
O gece sabah olmadı, ya o gece doğarsa! Doğar doğmaz küvöze alınırsa! Ama hazırlıklarım! İzne çıkınca yapacaktım herşeyi! Küvözde ayrı kalacağız ya emmezse! Allahım sağlıklı olacak mı! Bol dualı geceler, sabahlar...
Öyle ya da böyle bir haftayı daha geride atlattık. Umutla gittik doktora, fakat erken doğum ihtimalinin arttığını öğrendik. Arkadaşlar doktorlar bazen bizi hiç anlamıyor arkadaşlar! Bana diyor ki neden sana ciğer geliştirici iğne vurmamışız biz! Bilmem! Öyle bir iğnenin varlığından sen söyleyince haberdar olduğum için olabilir mi?
Velhasıl 4 doz iğnemizi vurunduk, izne ayrıldık ve yattığım ama ne gece ne gündüz uyuyamadığım yerden atıyorum bu postu. Ruh halim gel-gitli. Prematüre kıyafetler almak istemiyorum, benden beslenemezse diye biberon hazırlamak istemiyorum. Sonra en ümitsiz olduğum anda içimde kıpır kıpır yerinde durmuyor ve bana diyor ki Allah’tan ümit kesme, bak ben burdayım, bak keyfim yerimde, bak hıçkırmayı bile öğrendim! Hem büyüyorum, bak içinde çok mutluyum, geldiğimde de artık buradaki vaktim dolduğu için geleceğim. Bekle, sabret. Konuşmadan o kadar çok şey anlatıyor ki!
Hayatım boyunca kendi işimi hep kendim yaptım, şimdi etrafımdan birşeyler beklemek yoruyor beni. Allahtan eşim de izinli, sağ olsun bir sürü sorumluluğu arasında hiç şikayet etmeden bütün evi,köyü hatta beni çekip çeviriyor. Rabbim şükredecek ne kadar çok şeyim var!
Bir miktar duaya ihtiyacım var, şükürler olsun bu güne kadar geldik, oğluşum birazcık daha sabır hem sana hem bana!









