Aşık olmıcam demiştim.Ellerimle elde ettiğim uğruna insanları kaybettiğim yalnızlığımla huzurluydum .Dedikleri gibi kalbim alışmıştı sevgisizliğe mutsuzluğa insanların bir damla sevgisi için kendimi harab ettiğim yıllarda benden bişeyler götüren insanlar için çok çabalamıştım. Çabuk olgunlaştım ben yaşıtlarım gezip eğlenirken ben balkonda sokaktaki yanıp sönen lambaya bakıp kendimi sorgulardım ama hayatı sorgulamadım hiç niye varız nereye gidicez gibi sorular sormadım hiç kendime umurumda olmadı çünkü biraz önemseseydim belki bitmiş çakmak kadar önemsiz olan hayatımı o zaman cıvıl cıvıl olurdum her zaman ... Ama hayattan tüm alabileceğini koparmış kendini iyi kötü deneyimlerle (genellikle kötü) donatmış bir arkadaşım bana bir bataklığa düştüğüne çırpınmak yerine kabullenip kendini bırakman gerektiğini söyledi .Uzunca düşündüm bunu üzgün olmaktan memnun olan kalbimdi aklım kabul etmiyordu bu durumu. Her akşam saatlerce süren ağlamalarım ve yakarışlarımın nedenini kimse bilmiyordu oysa buydu nedeni içimde bir çelişki vardı aklımla kalbim vücudumda zıt yönlere çekiliyormuş gibi bir his kaplardı içimi .Belki hayatıma giren her insan benden birşeyler çalıp gittiği için böyle hissediyordum , belkide bir tanesi yeri doldurulamaz bir şeyi çalmıştı. Böyle düşünürken telefonumda ayda bir yaptığım 'geriye dönüş' olarak adlandırdığım eski fotoğraflara konuşmalara baktığım etkinliğimde bir anda duraksadım. Herkese imrenerek anlattığım aşkım aslında imrenilecek birşey değilmiş kendimi çevremdekileri kandırmışım. Her zaman şüphe içinde olan ve bunu karşı tarafa çok fazla hissettirdiğim benliğimle düşündüm.
Ben karşı tarafın yerinde olsam şüpheyle sarılmış bir ilişkinin içinde bulunurmuydum? Tabiiki de hayır. 2 saniye bile durmazdım . Yine hatayı bir şekilde kendimde bulmuştum işte... O gece' ben buyum amınakoyim' diyerek uyudum.Kabullenmiştim nasıl biri olduğumu belki doğuştan gelen bir özellikti içimde her zaman bulunan asla gideremediğim bu şüphe . Sabah kalktım ve hiçbirşey hissedemedim. Ne saatlerce ağladığım ailemin kavgalarına ne yalnız oluşuma üzülemedim. Başta güzel geldi tabiii rahatlamıştım ama nasıl bir karanlığa düştüğümü bilmiyordum. Bi beklentim yoktu artık hayattan ne arkadaş ne aşk ...
Bizi bitiren aşk değilmiydi zaten? Aşk varmıydı ? Saçmalık. Aşk diye birşey yoktu. Menfaat vardı bir insan sizden hiçbişey almıyorsa hiçbişeyde vermez . Bu işte, hayatın sırrını buldum! dedim kendime.















