yeniden merhaba meleğim. bugün sensiz geçirdiğim ikinci doğum günün. on dokuz yaşına girecektin eğer yanımda olsaydın. biliyorum sen hep yanımdasın. ama seni göremiyorum meleğim. sensiz o kadar uzun zaman geçti ki, bana göre asırlar, takvime göre bir yıl üç ay yirmi dokuz gün güzel kızım. öyle uzun uzun yazamıyorum artık. paragraflar dolusu özlemimi haykıramıyorum. eğer bu dünyada olsaydın canının daha çok yanacağını artık kabullendim. şimdi canın hiç yanmıyor, yani öyle söylüyorlar. melek olurken de acımamış canın, öyle anlattılar. bunları yazarken gözlerim dolmuyor artık meleğim. içim sızlıyor, kalbime sıcak bir sıvı akıyor gibi hissediyorum ve buruk bir gülümseme var yüzümde. biliyorum ki üzülmemi istemezsin. özür dilerim meleğim, bazen tutamıyorum kendimi. cesaret edemiyorum seslerini dinlemeye, mesajlarını okumaya.. foroğlarına bakmaya. korkağın teki olduğumu düşünüyorum. ama kaybedilen bir hayat, bir yaşam, bir her şey var ortada. kaybedilen bir melek var ortada güzel meleğim. kaybedilen ve bir daha hiç bulunamayacak bir melek. kanatları yaralansa da sevdiklerini korumak için her zaman açılan kanatları olan bir melek kaybedildi meleğim. alma öyle hafife. çok ağır bu. doğum günün kutlu olsun güzel kızım. iyi ki doğmuşsun, iyi ki hayatıma girmişsin. hayatımdan çıkışın canımı oldukça yaksa da sen iyi ki girmişsin zamanında hayatıma. seni seviyorum. seni hep seveceğim meleğim. seni sonsuza kadar kalbimde taşıyacağım.














