20/01/1990... Türk ırkının görmüş olduğu bir başka katliam daha... 20 Yanvar (Ocak) 1990’da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğine bağlı Kızıl Ordu beklenmedik bir anda Bakü’ye baskın yaptı... 132 Türk’ü orada katlettiler... 1980’lerin sonuna gelindiğinde artık Sovyetler Birliği’nin Sosyalizm anlayışı kangren olmuştu... İnsanların devlet adamlarına güveni kalmamıştı... On binlerce insan meydanlarda mitingler düzenliyor, hükümeti protesto ediyor, bağımsızlık istiyordu... 15 devletin oluşturduğu Sovyetler Birliği resmen kaynayan bir kazan gibiydi... Sovyetler Birliği’nin son lideri Michael Gorbaçov önlem olarak önce Prosterika ardından da Glasnos politikalarını yürürlüğe koydu... Ancak Gorbaçov’un hesapları tutmadı... E*menistan, Sovyetler Birliği’nin bu halini fırsat bilerek Karabağ’ı almak için Azerbaycan’dan toprak talebinde bulundu... Daha sonra Karabağ’ı işgal etti ve ardından da Azerbaycan ile Nahçivan arasındaki toprak bağlantısını kesti... Bu bardağı taşıran son damla oldu... Azerbaycan, Sovyetler Birliği’nden, E*rmenilerin Karabağ’dan çıkartılıp, göç etmek zorunda kalan 1 milyon Azerbaycanlının öz topraklarına geri dönmesine yardım etmesi için talepte bulundu... Sovyet tankları harekete geçti... Ancak Azerbaycanlıların istediği yöne değil... Sovyetler Birliği E*rmenistan’ı destekliyordu... Nedeni ise neredeyse çöken ekonomisini yeniden şahlandırmak için Azerbaycan petrolüne ihtiyacı vardı... Azerbaycan’ın kendisinden ayrılmak istediğini biliyordu, bu yüzden kendisine bağlı olan E*menistan’ı destekledi... 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gecede Kızıl Ordu, Bakü’ye bir çok noktadan girmişti... Kızıl Ordu Bakü’yü kuşatmıştı... Azerbaycan halkı böyle bir saldırıyı hiç beklemiyordu... 70 yıl hizmet ettikleri devlet tarafından ihanete uğramışlardı... Azerbaycan halkı sokaklara dökülmüştü... O gece bir kahramanlık destanı yazıldı... Bağımsızlık için, özgürlük için çıplak ellerle tanklara meydan okundu... Kızıl Ordu yaşlı-genç, kadın-erkek, çocuk-bebek ayırt etmiyordu... Silahsız, masum, yardıma muhtaç insanların üzerine ateş açıyordu, tank mermisi atıyordu... 20 Ocak günü, gün ağardığında bilanço ortaya çıkmıştı; 132 Azerbaycan Türk’ü hayatını kaybetmişti... Ancak Azerbaycan halkının direnişi sonuç vermişti... Her geçen gün bağımsızlıklarına yaklaştıklarını hissediyorlardı... Azerbaycan topraklarından yavaş yavaş Sovyetler Birliği’ne ait resimler, yazılar, heykeller kısacası tüm izler siliniyordu... 18 Ekim 1991 tarihinde Azerbaycan Devleti’nin bağımsızlığına dair yasa kabul edildi... 29 Aralık 1992 yılında yapılan referandumla da Azerbaycan bağımsızlığını ilân etti... Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke Türkiye oldu...
Şunu da eklemeden geçmek istemiyorum; dün Hrant Dink’in ölüm yıl dönümüydü... Bir E*meni öldüğünde ülkenin yarısı E*meni olmuştu... Yıllardır masum insanlarımız, askerlerimiz, kandaşlarımı katlediliyor, bir kez olsun sadece ve sadece bir kez Türk olabildiniz mi? Eğer Türk olabilmişsen Moskof’un ve E*menilerin Türk ırkının en büyük düşmanları olduğunu aklından çıkartmamalısın...
TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!











