An Kırığı Bir Eylül
Bir yüzün vardı
Hüznümün bir örnek kopyası gibi
Bir ellerin
Soğuk yanlarına denk gelen ellerimin
İçinde adam, içinde kadın
İçinde biz olan
Kaç hikaye yazdım
Sildim de çok tanesini
*
Ve
Kaç kez yürüdüm ben bu sokakları
Kaç kez daha da yürürüm bilmiyorum
*
Çocukları sevdim
Güvercinlere yem verdim
Güzel bir kıza gülümsedim bugün
*
Bir ıslık iliştirip dudaklarıma
Savrulan yaprakları misali Eylül'ün
Türkülerce gezindim insani bir coşkuyla
*
Güzel günlerime denk geldim şurada
Tam da şu sokağın köşe başında
Gülümsedim bir hayalin meymenetsiz suratına
Uzun sürmedi
Yürüdüm bir kaç an kırığı daha
*
Bir ayna karşısında kendime bugün
''Yorgunsun'' dedim
Alnının çizgilerine sonbahar tünemiş
Gözlerinse yakınlardan vereli firarını
Çok olmuş
Uzaklarda bir hikayenin
olmayan noktasını arıyorsun
*
Yürürken bu yolda
Düş tacirlerine
Nen var verecek daha fazla
Gençliğin mi, yoksa güzelliğin mi?
Çok oldu kalkalı insanlık tedavülden
Nen var verecek daha fazla?
*
Unutma
Gülüşlerimizi hatırla sade
Çayları soğuturken masada
Ve buluşurken tek simidin aynı lokmasında
Hani biz daha az yalansız
Ve düşler çalarken hala maviye








