Kaldırım taşları altında saklıdır İçi zifir kaplı satırlar İçimde demlenmiş, ağır kokulu geçmişim. İçinde ki sevginin bozluğundan Kimse getiremez seni bana Sense hep aynı yerde durursun Benim için.
No title available
The Bright Sessions
Cookie Run:Kingdom Official!
Not today Justin
sheepfilms
The Stonewall Inn
almost home
Color Me Curious
taylor price

izzy's playlists!
No title available
KIROKAZE
🪼
Cosimo Galluzzi
Claire Keane

#extradirty
tumblr dot com
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

No title available

Kiana Khansmith
seen from Brazil

seen from Libya

seen from Germany
seen from Türkiye
seen from Peru

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from Germany

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Canada

seen from United States
seen from Azerbaijan

seen from India

seen from United States

seen from Germany
seen from United States
@yesillsu-blog
Kaldırım taşları altında saklıdır İçi zifir kaplı satırlar İçimde demlenmiş, ağır kokulu geçmişim. İçinde ki sevginin bozluğundan Kimse getiremez seni bana Sense hep aynı yerde durursun Benim için.
Bu konuya güzel değenilmiş. 1978 Sabahat Emir
02.12.2013
Vivaldi’yi dinliyorum,
Çayın ağzımda bıraktığı buruk tatla
Dört saatlik bu koncertonun
Seksen ikinci dakika on yedinci saniyesindeyim
Kaçmayı düşlüyorum
Hatta kaçmak istiyorum!
Çünkü
Kış gelince bu şehir, ıslatır bir çok şeyi
Aşk ları
Bank ları
İstiyorum ki!
Şehrimin ve benim banklarımı ıslatmasın yağmur
…
Kaçalım biz bu şehirden
Güneşli bir şehirde olsun sevgililer
Baharda dökülmüş ağaç yapraklarını
Yağmuruyla ıslatmayan bir şehirde
…
Mevsim bahar
Yapraklar kuş gibi uçuyor gökte,
Yağmur gibi yağar ya hani üzerimize
İşte tam da o zamandayım
Ne de güzeller
Saatlerdir izliyorum yere doğru süzülüşlerini
Çok, Çok güzeller!
…
Ama olsun
Biz gidelim!
Şehrin güzel görüntüleriyle bizi aldatmasına
Kanmayalım
…
Yıpratıyor!
Yıpratıyor bu şehir insanı
Görüyorsunuz, yaşlılar evlerinde pinekliyor
Öyle bir yerde olalım ki
Daha çok yaşlı görelim sokaklarda
…
Şimdi koncertonun son dakikalarındayım
Satırlar karalıyorum dakikalardır
İstaaanbuuul!
Sana ihanetim büyük satırlarımda
Susmalıyım!
En çok sevdiğini kırarmışya insan
Bundandır sözlerim
Bilmeni isterim.
30.11.2013
Mutluluğa…
Ve sana, ilk defa şiir yazıyorum.
-tüm şiirlerimi bir kenara koyup,
bunu diğerlerinden ayırıyorum.
…
Beni seven adamın
aşkının demlenmiş siyahlığını,
ellerimle temizliyorum sanki.
…
Mutlu olmayı dilemiş iki insan,
şimdi elleri bir…
Birbirlerine tutunmuş,
-masmavi bir denize huzurla bakıyorlarmış gibi-
hayatlarını paylaşıyorlar.
Sonlarını bekliyor.
Ve mutluluğu diliyorlar.
…
Adam,
Geçmişten birşeyler fısıldıyor
Yıllardır, diyor…
– Yıllardır seninle yaşıyorum.
Bense,
-Korkusuzca başım onun omzuna dayalı-
Artık tüm mutsuzluklarımdan onunla arınmayı diliyorum .
Sosyal sorumluluk projesi kapsamında uyguladığımız bu projenin konusu ÇEVRE'DİR. 13 kişilik bir...
04.Ekim.2013
Bugün senden vazgeçme günlerimden birini daha yaşıyorum. Elbetteki hiç biri birbirinin aynı değildi. Çok vazgeçtim, biliyorum bu da anlamsız gelecek herkese. Ama her vazgeçişim, daha ileriye atılmış bir adımdı. Çünkü zaman parçacıkları vardı üzerlerinde. Sana hiç birşey demeden gidiyorum. Bilmiyorum iyisi bu mu; yoksa daha farklı mı davranmalıyım. Aslında bir karar da vermiş değilim biliyor musun, sadece sanki adım adım çizilmiş bir yoldaki basamakları atlıyorum yavaşca ve boşlukta içim.Bunları sen okuyacakmışsın gibi yazıyorum ama okumayacaksın sevgilim. Artık yazdığım yazılarda sana sevgilim de dememeliyim sanırım. Zaten hiç sevgilim olmadın.
Gitmek bence tam anlamıyla bu. Yani susarak, bir anda, ne olduğumu şaşırarak gitmekten bahsediyorum. İşte gitmek bu. Sen parça parça giderken benden benimle birlikte, ben senden böylesine bilmezliklerle gitmeliyim. Adı gitmek olsun sadece bunun, adı hayatımdan silinmen olsun. Bir olmayan hayatlarımızın birbirinden kopuşu olsun. Ellerimizin birbirinden kopuşu değil, ellerimizin bir daha birleşmeyeceği olsun. Yani diyorum ki sen bu kadar gelmişliğinle bana gelmemişken, şimdi ben sana geldiğim kadar dönmüyorum sadece yolumdan. Bir adım daha ileriye gidiyorum. Bu bir ilk ve acı bir adım olacak ikimiz için. Son sarılma,son öpüş, son gülüş istemiyorum senden. Ben bir karar verdim ve uyguluyorum sadece. Elbetteki sonlarımız var ilklerimizin olduğu gibi. Ama bence bizim sonlarımızı hayat seçti. Bir son isteseydik birbirimizden, son kez şunları yaşayalım ve bizde hep hatırlansın bunlar deseydik bu kadar anlamlı olmazdı. Biz hep anlamlıydık çünkü. Ben son gülüşünü o gün bana güldüğünde seçmiştim zaten. Son sarılışını da son öpüşünü anladığım gibi anlamıştım o an.Bu bir son değil aslında, bazı eylemlerimizin bitişi sadece. Bazı duyguların geri gelişi ve bazı duygularımın donuşu. Dört ekim ikibin on üç cuma, senden haber almayacağımın, bana ulaşamayacağının başlangıcı. Bir hafta önce askılı penyelerle dışarı çıkarken, bu gün kaban ve bot giydi tüm şehir. Bir anlamı olmalıydı sonradan anladım. Bugün bitişimiz. Az sonra sessizlik olacak ikimizin dudakları arasında. Ve ben şimdi evden dışarıya çıkıyorum, üzerimde yıllardır giymediğim bir kaban, ayağımda sarı botlarım var. Yürüyüş yapıyorum. Kulağımda kulaklığım ve hiç bir parçayı geçmeden dinliyorum. Yolu uzatmak için seninle geçtiğimiz sokaktan geçemiyorum. Evimin yolunda hiç adım atmadığım, her gün geçerken baktığım bir kaldırımdan yürümeyi tercih ediyorum. Saat günün en sevdiğim saatini gösteriyor.
Sanki yaşadığım şehri terk ediyor gibiyim, daha doğrusu yaşadığım daireden karşı daireye taşınır gibi. Susmak, geride kalanların ve ileride tek başıma seninle ilgili birikecek parçaların dibe çökmesini bekleme zamanı şimdi benim için. Senin için..senin için bilmiyorum. Şimdi sadece gelecekten ve şimdiden korkuyorum. Ve artık hayal ettiğim her şey ölümün bir çeşit canlandırması sanki.
Orası
İşte tam burada Güneşin köprüye değmesine çeyrek kala Yine susuyorum sana Aramızdaki bu suskunluk büyürse Sıçrarsa ateş başka başka taraflara ....
yaramı kaşıtmışken daha yeni bana şimdi susarak susarak gitmiş olursan
_bu şehrin tüm güneş batışları yasaklanır bana.
Gözlerimi açtığımda sana Masmavi bir bakıştım Sana gözlerimi açtım Seninle yaşadım yaşanacaklarımı Sokakta oynanılacak bir oyuncaktım, Geceleri ayaza bıraktığın. Sabah güneşin doğuşuyla ısındım. Zaman geçti Yatağının baş ucuna koyduğun oyuncağın olurverdim Sen nereye gitsen ben de oraya giderdim Sonra zaman hızını bıraktı sevgilim Bizim zamanımız şimdi o oyuncağı eski bir kutuya koymak Bizim zamanımız sevgilim Şimdi uzak kalmak
Ben Çengelköy iskelesiyim onun için, sadece gerektiği için vapur seferi koyulmuş bir saatim. Ne kalabalıklarca gelir bana ne de ben ufacık kalmış iskelemle kaldırabilirim o kalabalığı.
Grup Gündoğarken - Bir Yaz Daha Bitiyor (kaptanmuge tarafından)
Alpay - Eylülde gel ( Orijinal plak kayıt ) (ozbayasar tarafından)
Gece 2
Sen susunca gece konuşuyor sevgilim
Cırcır böcekleri,
uzaktan gelen araba seslerinin uğultusu
ve
o karanlığın içinde yanıp sönen ateş böceklerinin kırmızı ışıklarını ne zaman görsem sen gelirsin aklıma.
Kırmızıyı severdim
Ki hala severim
Peki sen hatırlıyor musun Kırmızıyı ?
Gece
Sesini unutmamak için gecenin sesini dinliyorum Her şey siliniyor zamanla. Sesin gecenin sesiyle bir sevgilim Geceyi sana eşitledim. Benim için gece hep var, Karanlık, gölgelerimi bile örtüyor artık. Her şey geceyle örtülü Tek bir harf yok senin sesinle duyduğum, ama gece hep benimle Gecelerimde ay bile yok sen yokken. Sadece sesler Gecenin sesleri senin seslerin artık Bir de görebiliyorum, sadece karanlığı.
Zamanı
Dal bekler dikeniyle, gül açsın
Gül olmadan dalda diken olur mu?
Diken olmadan gül açar mı?
Dal yoksa ne diken vardır ne de gül
Dikensiz, gülsüz bir dal vardı
Sevmedi
Gül vardı, diken yoktu
Sevmedi
Diken oldu, gül kurudu
Sevmedi
İkisi de vardı bir zamanlar
Sevmedi
Açar oldu bir zamanlar gül bir bozkırda
Yoktu, göremedi
Sevemedi
Gül recel oldu, kaldı dikenleri
Diken ki güle batar oldu
Sevmedi
Gülün zamanı değildi…
Yürüyüş
Güneş doğarken evlerin tam ardından
Ben Çengelköy sokaklarında başım önümde yürüyorum.
Mevsim yaz ama yağmur var.
Güneşimi hem bulutlar hem sıra evler kapatıyor,
Göremiyorum.
Kafam önümde
Görebildiğim sadece yeni yapılmış kaldırım taşları
Bir köpek uyuyor yolda, ne tatlı diyorum
Yürüyorum
Bir adam yatıyor bankta
Yılların ayazı üzerine örtülü
Onu bu hale getireni hatırlamadan uyuyor.
Bense başımı yerden kaldırmama hayret ediyorum.