Tam da gecenin bu saatinde, karanlığın gündüze yorgan olduğu vakitte, demli bir çayla başbaşa hemhal olmanın zamanıdır. Tv kapatıldı, Tumblr dışında tüm sosyal ağlardan uzaklaşıldı. İç dünyaya dönüp kısa bir yolculuğa çıkmak için tüm engeller kaldırıldı.. Çaya arkadaş olsunlar diye yanına bıraktığım avuç içi kadar mutluklar var ama muhtelemen orada öylece kalacaklar. Küçük mutluluklar ama kana karışınca büyük tehlikelere yol açan minik varlıklar... Bizi mutlu ederken yavaş yavaş zehirleyen tatlar... Onlar öylece kalakalsın yerinde, geceye yarenlik olsun diye bir demli çay yetiyor kendime.. Ah bir de şu Anadolu çocukları; taşın toprağın, tarlanın orağın, diyarından gelenler. Yere oturup bağdaş kurmanın konforunu en rahat, en zengin sandalyalerde ve koltuklarda buladığımız için, hep yerde mutlu oluyoruz. Fakat hayallerimiz doruklarda...










