Küfre öfkesi olmayan bir imân; sinede yük, ahirette vebâldir.
seen from Peru

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from United Kingdom
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Peru
seen from Peru
seen from South Korea

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Peru
Küfre öfkesi olmayan bir imân; sinede yük, ahirette vebâldir.
...
Hehey de hey!
Bir sabahın üç kapısı var göğe
Biri korku
Çal yere,
Emek senin umut senin
Korku ne?
Yeter ki elin ellere kavuşsun.
Sennur Sezer
Bir avuç yetimin 2 yıl önce bugün,
ileri teknolojileri ile asla baş edemezler denilen İs-r@il ordusunu ve destekçilerini rezil ettiği Aksa Tufanı'nın yıl dönümü.
Selam olsun kutlu direnişe ✌️🇵🇸
🇵🇸🇹🇷
Şu salak stickerlardan o kadar çok almışım ki sürekli junk sayfası yapıyorum ve hala bitmedi aq
çok güzel bir şey dinliyorum, içime huzur doluyor sanki ilerledikçe. yazmam gereken reflection’un yarısını anca 2 saate yakın bi zamanda yazdım bir türlü odaklanamadığım için. ve şimdi geçen zamana acımakla kalanı iyi değerlendirmek ikileminde kalıyorum. ben neden böyle oldum bilmiyorum. geçen zamanlarda bu hal için sunduğum tüm sebeplerin bahane olduğunun farkına varıyorum. bu ne demek derseniz, boşverin.
kafam allak bullak ama kağıda da dökülmüyor. yoğun, yorucu ve bir o kadar keyifli birkaç gün geçirdim Şanlıurfa’da -bir kolaj yapıp fotoğrafları buraya da atmak istiyorum da bakalım ne zaman- bu yüzden biraz yalnızlığa ve sakinliğe ihtiyacım var. bir program yapmak istiyorum sadece kendimi dahil ettiğim. sanki bu beni sakinleştirir ve iyi gelirmiş gibi. ALESe de az kaldı ve ben daha istediğim yerde olmaktan çok uzağım. yetersizlik hissini bi kenara atıp çalışmaya başlamak istedikçe yakama daha çok yapışıyor sanki. bak yine kendimi suçlamak üzerine gidiyor yazı ama hayır, yapmayacağım.
kısa bir süre sonra sizinle staj fotoğrafları ve anıları paylaşmaya başlayacağım. inşallah güzel olur diye diye gözümde o kadar büyüttüm ki anlatamam. hoş yani zaten anlatmak konusundaki yeteneğim sıfırdan eksilere düştü. her neyse işte ya. benim neden her yazım böyle bir iç hesaplaşmaya dönüyor bilmiyorum -tam şu an arkada Jane Maryam çalıyor, dırırırırım, manidar- Neyse. Şimdi Özden aradı müsaitseniz oturalım biraz diye ve ben ödevi yarısında bırakıp gideceğim. vallahi iflah olmam, yemin ederim olmam ben ya.
ve sen, benim karşıma çıkmış en güzel dizesin.
Dünyaca ünlü fotoğrafçı Alfred Eisenstaedt, Ankara Etimesgut'ta bir okuldaki öğrencileri fotoğraflamış, 7 Ekim 1934.
Öğrenciler tahtaya "Bugün herkes memleketine karşı vazifesini yaparken, hakkını da isteyebiliyor" yazmakta.
program çok güzeldi, elhamdülillah alnımızın akıyla bitirmiş olduk çok büyük bir sorumluluktu. gündüz vakti mesai saatleri içinde olmasına rağmen salonda tek kişi oturacak yer yoktu. konuklar güzeldi, sonrasında yürüyüş kalabalıktı. Allah hayra tebdil eylesin, rabbim mazlum gazze halkını zalim israilden korusun, israili de yok etsin. amin.