Herhangi bir sosyal siteye girip baktığınızda ölümle hayatı , acıyla mutluluğu, kederle sevinci bir arada görebiliyorsunuz…Mesela daha bu sabah izledim bir yemek yarışması vardı dünyanın bir yerinde , ödülü bilmiyorum , sadece insan görünümlü bir kaç iri yarı insanın nasıl kazanmak için mücadele verdiklerine odaklandım tabi sonuna kadar tahammül edip birinciyi göremedim. Derken başka bir şeye rastladım , başka bir sayfada. Sürekli insanların inançlarından dolayı her hakareti , aşağılamayı mübah gören ateist bir sayfa .. Telefon bağımlılığının insanın başına neler getirebileceğini gösteriyor neşeli bir müzik eşliğinde ve sonunda bu olay bir ölümle taçlandırılıyor. Bir kadın ölüyor gözümün önünde .. İniyorum aşağı sayfalara , dostlar alışverişte, kimi zaman koca bir masanın etrafında türlü yiyeceklerle mutluluk pozları veriliyor… Çok geçmeden başka şeylerde geldi gözümün önüne. Doğu Guta , yerlerde yatan insanlar , küçücük kanlı ölü bedenler , biri diyor, zalimler için yaşasın cehennem. Bir diğeri Nato'ya , BM'e sesleniyor nerdesiniz diye… Nerdesiniz , neredeler , neredeyiz ? Dünya artık bir telefon kadar yakın , teknoloji dersen insanın emrine amade, artık uzak diye şey yok …Bir küçük beden gördüm bir kucakta. Küçücük . Çaresiz , zavallı ölümün elinde , başka bir insan tarafından canına kast edilmiş , bir beden küçük. Küçücük, suçu neydi acaba .Neydi de bu kelli felli takım elbiseli hayvanların kirli emellerine kurban gitti. Evet onuda gördüm, gördük. Buraya yazdım gördüğüm ölümü. Okumadan da beğeni yapanlar var . Kendileri bilir tabi. Ama şuraya bir küçük feryat yazıyorum aslında Kendi içimde çığlıklarım… Küçük kanlı bir beden gördüm, onlarca görüntünün arasında , geçti gitti…. Yitti. Biz devam edebiliriz yaşamaya… Demli bir çay iyi olurdu, oda boğazıma takılıp kalıyor . Nerdesin insanlık? gel bi zahmet!













