“Allah’a yemin ederim ki, senin asıl ömrün; doğduğun günden beri olan süre değil; Allah’ı tanıyıp bildiğin günden beri geçen süredir.”
İbn Ataullah el-İskenderi
Şeyh Abdullah Azzam, yaşını soranlara şöyle diyordu;
"Ben kendimi dokuz yaşındaymış gibi hissediyorum. Yedi buçuk yıl Afgan cihadında bulundum. Bir buçuk yılda Filistin’de cihad ettim. Hayatımın geri kalanı benim için değersizdir."
Nice ölü kalpler vardır ki şehitlerin ilginç hayatlarını dinlemek suretiyle dirilmiştir. Nice yolunu kaybetmiş kimseler şehitlerin hayatını okuduktan sonra doğru yolu bulmuştur. Nice gafil ve günahkârlar şehitlerin hayatından etkilenip, Rabbine dönmüştür.
Şeyhin, Hurilerin Aşıkları kitabından alıntı.
Şeyh Abdullah Azzam’ın çokça yaptığı duâ ile sonlandıralım:
“Allah’ım kalplerimizi sana imanda sabit kıl. Seni zikretmekte, sana şükretmekte ve güzel ibadetler yapmakta bize yardım et. Allah’ım sen olmasaydın ne hidayete erebilirdik, ne tasadduk ederdik ne namaz kılardık. Sen bizim kalplerimize huzur verdin. Düşmanlarımızla karşılaştığımızda bize kuvvet ver. Onlar bize karşı azdılar, fitne çıkarmak istediklerinde onlardan yüz çevirdik. Allah’ım sen biliyorsun ki onlar bize zulmettiler. Biz dinimiz hususunda herhangi bir alçaklığı kabul etmeyiz. Bize yamamaya çalıştıkları küfre ve fitneye de asla razı olmayız.