Samandağ Çevlik Şahlankaya Mevkii
hatay Samandağ akdeniz
📸
seen from United States

seen from Germany

seen from Poland

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Israel

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Netherlands
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from Canada
seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States

seen from Singapore
seen from United States
Samandağ Çevlik Şahlankaya Mevkii
hatay Samandağ akdeniz
📸
Çiçeklere,yollara bir de sana...🌼💚🛵
🇬🇧 Though miles apart, these views share the same Mediterranean soul. Tightly packed buildings cling to steep slopes, cascading down narrow alleys directly into the sea. Born from shared climates and rugged terrains, this common architecture—with its heat-deflecting bright walls and terracotta roofs—creates a deep cultural continuity, uniting shores divided today only by borders and languages.
Follow us on Instagram, @calabria_mediterranea
🇮🇹 Pur appartenendo a luoghi diversi, questi due scorci raccontano lo stesso modo di abitare il mare. Il paese scivola verso l'acqua attraverso un dedalo di vicoli stretti, con gli edifici che si addossano gli uni agli altri, quasi aggrappandosi al pendio per sfruttare ogni centimetro disponibile. Il mare è una presenza costante: le strade vi si tuffano dentro, rendendolo parte integrante della quotidianità. È un rapporto intimo, tipico di molti borghi costieri del Mediterraneo, dove ricorrono anche gli stessi materiali: muri chiari per respingere la calura estiva e tetti in cotto o laterizio. Condizioni condivise – il clima, lo spazio ristretto, i ripidi pendii – hanno generato un'architettura comune. Così, l'intreccio dei vicoli e la disposizione delle case tracciano una continuità culturale e geografica profonda, capace di unire sponde oggi divise da confini politici e linguistici.
Seguici anche su Instagram, @calabria_mediterranea
🇹🇷 Birbirlerinden kilometrelerce uzakta olsalar da, bu manzaralar denizle iç içe yaşamanın ortak bir yolunu yansıtıyor. Kasaba, dar sokaklardan oluşan bir labirentin içinden sulara doğru akarken; birbirine sıkıca yaslanmış binalar, her bir karışı değerlendirebilmek için dik yamaçlara adeta tutunuyor. Sokaklar doğrudan sulara dalıyormuş gibi görünürken deniz, günlük yaşamın dokusuna işlemiş, her an hissedilen bir varlığa dönüşüyor. Benzer iklimlerin ve engebeli arazilerin şekillendirdiği bu derin bağ, Akdeniz sahil kasabalarının en belirgin özelliğidir. Ortaya çıkan bu ortak mimari —yaz sıcağını yansıtan açık renkli duvarları ve klasik kiremit çatılarıyla— bugün yalnızca sınırlar ve dillerle ayrılmış olan kıyıları zarifçe birbirine bağlayarak derin bir kültürel sürekliliğin izini sürüyor.
Bizi Instagram'da da takip edin: @calabria_mediterranea
Sonbahar benim hüzün mevsimim en çok bu mevsimde ağlar bu mevsimde gülerim. Huzuru çizseydim eğer bir ağaç çizerdim, deniz kıyısında yaprakları sararmış bir ağaç...
kaynak: efillavin
Oct.🧡
📷 Fotoğraflarım
Palmyra. Temple of Baal. Main entrance showing engaged fluted columns.
Learn more / Daha fazlası https://www.archaeologs.com/w/palmyra/
İmdat! El birliğiyle ülkeyi batırıyorlar!
Turizm cenneti dediğimiz yerlerde yaşanan rezaletler artık sabır taşını çatlatıyor.
Turizm diyerek her şeyi mubah sayan bir anlayış, ülkemizin saygınlığını yerle bir ediyor.
Ucuz eğlencelerle, görgüsüzlükle turizm gelişmez. Biz kültürümüzü tanıtacağız derken kimliğimizi kaybediyoruz.
Futbol? Apayrı bir çukur.
Yıllardır aynı senaryo: Şike, torpil, masa başı oyunları… Sporun ruhu kalmamış.
Hakkıyla kazanan değil, ilişkileri güçlü olan kazanıyor.
Gençlerin emeği hiçe sayılıyor, taraftarın aklıyla alay ediliyor.
Spor, adaletin değil, düzenin oyuncağına dönmüş.
Adalet desen; terazisi şaşmış.
Güçlü olan haklı, haklı olan susturulmuş.
Hukuk artık güven vermiyor; insanlar hakkını mahkemede değil, susarak arıyor.
Ekonomi? Her gün zam, her gün yeni bir kriz.
Enflasyon aldı başını gitti, alım gücü yerle bir oldu.
Markette temel gıdaya ulaşmak bile lüks haline geldi.
Gençler işsiz, emekliler perişan, orta sınıf kalmadı.
Parası olan daha çok kazanıyor, olmayan hayatta kalmaya çalışıyor.
İnsanlar artık geleceğini değil, sadece bir sonraki günü düşünüyor.
Ülke el birliğiyle uçuruma sürükleniyor.
Görmezden gelen de, ses etmeyen de bu düzenin bir parçası.
Biz nereye gidiyoruz?