bir şey yapmak için bir şey yapmamak
bir şey yapmamak için o şeyi yapmamak. galiba bu benim yaşam tarzım oldu. ders çalışmak için derse girmemek ve yine ders çalışmamak -.- nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim. galiba niyetim durumumu ılımlı kılıyor ama önemli olan niyet değil işlev. benim niyetlerim beni eylemsizliğe itiyor. niyetsiz olsam belki yine de eylemsiz olurum onu şu an bilemiyorum denersem sizi net bilgilendiririm. bu sadece ders gibi konularda da değil biriyle iletişimimi kesmek isterken daha çok iletişim kurup iletişimimi kesemiyorum. sanki bir hedef koyup o hedefin tam tersini yapmak üzerine komutlandırılmışım gibi. berbat bir olay ve kontrolü yemin ederim bende değil bende olan bir şey olsa dersten çıkıp ders çalışmak için zamanım oldu diyip çalışırım ama içimdeki antihedef komutanı dr.house seyrettiriyor. ama iletişim konusu duygular girdiği için net benim suçum her şeyi komutana yükleyemem değil mi? iyi bitirmek istediğim için karşımdaki insanı kırmamaya özen gösterip acır gibi sürekli iyi davranıyorum. hayır yani iyi bitse ne kötü bitse ne? kimsenin duygu durumu benimkinden önemli olmamalı fikrine 1 1.5 yıldır alışkınım. önceden olsa offff yemin ediyorum hiç tanımadığım insanın bile yükünü sırtlanıp onu de benimle iyi ve güzel bir yola çeke çeke bitiyordum. duygu hambalıydım anlayacağınız. şimdi hala ultra bencil değilim ama sırtımdaki yükleri atınca dedim ki kızım sen kambur falan değilmişsin ahahhaha ay ne biçim metafor oldu ya? yani şu an hamballığı bıraktığım için işsizim ee iş de kolay bulunmuyor şey mi yapıyorum yoksa iş bulmak için iş bulmamak ay hayır yaaaaaaaaaaaaaaaaaa. bugün aydınlanma günüm olsun o zaman. bir şey yapmak için o şeyi yapmamak fikrini ve antihedef komutanını içimden atıyorum. şimdi ŞEYLER düşünsün.
unutmayın çenem daima sizinle kalacak...











