Karşımda misafirin kızı, ağlayacak sebeb arıyor. bende içimdeki hangi ağıta yanacağım diye bekliyorum.
Fıstıkçı şahaptan haberiniz var mı hocam?
Stranger Things

roma★
art blog(derogatory)
Cosmic Funnies
KIROKAZE
cherry valley forever

blake kathryn
DEAR READER
ojovivo

❣ Chile in a Photography ❣

if i look back, i am lost

oozey mess
noise dept.
Xuebing Du

tannertan36
h
Keni
TVSTRANGERTHINGS
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
No title available
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Greece
seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Saudi Arabia
seen from United States

seen from China

seen from Israel
seen from Israel

seen from United States
seen from United States
@doldukbe
Karşımda misafirin kızı, ağlayacak sebeb arıyor. bende içimdeki hangi ağıta yanacağım diye bekliyorum.
Fıstıkçı şahaptan haberiniz var mı hocam?
“It is only once in a while that you see someone whose electricity and presence matches yours at that moment.”
— Charles Bukowski
Ah be charles
“Biz çok normal adamlar değiliz. sizin de çok normal olduğunuz söylenemez. dünyada herkes anormal sanki. belki de hepimiz normaliz. yanlış zamanda, yanlış yerde. ya kusura bakma, insan eline kalemi alınca, değişik şeyler yazmak istiyor. ben pek anlamam bu işlerden. sana o kadar çok mektup yazmayı denedim ki, bir yerden sonra yırttım. bu sefer üşeniyorum, herhalde sana gönderemeyeceğim için. daha doğrusu, bira içerek yazdığım için utandım herhalde. kim bilir orada hava nasıl, kim bilir neleri özledin. biraz salakça olacak ama, burası da çok boktan. sanki herkes katil. ya da herkes yalnız. oradan çok farkımız yok. aslında var, biz daha geniş alanlarda yürüyüp, daha fazla görüşme hakkına sahibiz. en büyük fark bu herhalde. beni burada ayakta tutan, dostlarım. seni de umarım bir şeyler ayakta tutuyordur. ama eminim, benden daha fazla sevenin var. ben mücadele etmeyi senin kadar bilmiyorum. biz mücadele edenlerin peşindeyiz, kimi zaman.. ben senden hoşlandım, ben çok iyi vakit geçirdim seninle, çok güzelsin. sana hislerimi nedense en kötü cümlelerle anlatıyorum hep ya. ya gerçekten sevmeyi bilmiyorum ben, ya da ne bileyim, tuhaf oluyorum. dışarı çıktığında bu mektubu sana vermek isterim ama biliyorum, utanacağım ve veremeyeceğim. olsun, sana yazmasaydım içimde kalırdı. sen içeride ben dışarıda. siz içeride biz dışarıda. ya öyle işte.. yine yazamadım..”
Hayalet bunu böyle yazdı ya aşık gibi sonra gitti kaç kızla devam etti. Hayat böyle de mi?
Aniden aklına takılıverir. Maziyi kolayca unutamazsın. Seni benim kadar kim sevebilir? Beni başkasıyla bir tutamazsın...
Ben vuruldum da mermi neden vurdu ki beni?
Doğru ve yanlış tüm kavramların ötesinde bir yer var. Seninle orada buluşacağım.
bir şey yapmak için bir şey yapmamak
bir şey yapmamak için o şeyi yapmamak. galiba bu benim yaşam tarzım oldu. ders çalışmak için derse girmemek ve yine ders çalışmamak -.- nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim. galiba niyetim durumumu ılımlı kılıyor ama önemli olan niyet değil işlev. benim niyetlerim beni eylemsizliğe itiyor. niyetsiz olsam belki yine de eylemsiz olurum onu şu an bilemiyorum denersem sizi net bilgilendiririm. bu sadece ders gibi konularda da değil biriyle iletişimimi kesmek isterken daha çok iletişim kurup iletişimimi kesemiyorum. sanki bir hedef koyup o hedefin tam tersini yapmak üzerine komutlandırılmışım gibi. berbat bir olay ve kontrolü yemin ederim bende değil bende olan bir şey olsa dersten çıkıp ders çalışmak için zamanım oldu diyip çalışırım ama içimdeki antihedef komutanı dr.house seyrettiriyor. ama iletişim konusu duygular girdiği için net benim suçum her şeyi komutana yükleyemem değil mi? iyi bitirmek istediğim için karşımdaki insanı kırmamaya özen gösterip acır gibi sürekli iyi davranıyorum. hayır yani iyi bitse ne kötü bitse ne? kimsenin duygu durumu benimkinden önemli olmamalı fikrine 1 1.5 yıldır alışkınım. önceden olsa offff yemin ediyorum hiç tanımadığım insanın bile yükünü sırtlanıp onu de benimle iyi ve güzel bir yola çeke çeke bitiyordum. duygu hambalıydım anlayacağınız. şimdi hala ultra bencil değilim ama sırtımdaki yükleri atınca dedim ki kızım sen kambur falan değilmişsin ahahhaha ay ne biçim metafor oldu ya? yani şu an hamballığı bıraktığım için işsizim ee iş de kolay bulunmuyor şey mi yapıyorum yoksa iş bulmak için iş bulmamak ay hayır yaaaaaaaaaaaaaaaaaa. bugün aydınlanma günüm olsun o zaman. bir şey yapmak için o şeyi yapmamak fikrini ve antihedef komutanını içimden atıyorum. şimdi ŞEYLER düşünsün.
unutmayın çenem daima sizinle kalacak...
aşkmış hadi be
aşk diye bir şey var mıdır bilmiyorum ben hiç yaşamadım. ben yaşamadım diye de varlığını inkar edecek değilim elbet. o kadar delirmedim. ama varlığı bana biraz kandırmaca gibi geliyor. yani artık ağızda sakız gibi oldu sanki. herkes aşık herkes aşk acısı çekiyor. bence bu durum insanları kendini kandırmaya sevkediyor. yani bir kız mı gördüm offf aşık olmalıyım derbeder olmalıyım neden çünkü çevremdekiler hep aşık hep derbeder hep bu acıları çekiyor benim neyim eksik gibi oluyor. yani abi ya bira masasında hep mi aliyle manitasının aşkı konuşulacak kavgası dönecek ya da hep mi mehmetin imkansız aşkı meze olacak sofraya. neden neden benim adım aşkla birarada geçmiyor neden puahhahahahaha. bence birçok erkeğin bilinç 6 böyle yalan dolan ve özenmekle meşgul. tamam tamam cinsiyetçilik yapmıyorum birçok kadının da bilinç 6 böyle olabilir. tamam neden olmasın. ama bu acıya olan merak nerden geliyor hiç anlamıyorum. belki de bize öğretildiği içindir dizilerde filmlerde de hep gerçek aşıklar kavuşamaz hadi diyelim kavuştu 1000. bölümde illa bir aksilik çıkar. bu işler böyledir. aşk acı demektir. eğer aşıksanız mutlaka acı çekmelisiniz. nasıl yani acı çekmiyorsunuz a a a a a a a a a ayol yok siz aşık falan değilsiniz o başka bir şeydir. şeydir o normal bir ilişki ahahhahahahah ay çok gülüyorum ya şu ilişki tavsiyelerine. bakın hiçbir ilişkim olmamasına rağmen ben bile ilişki tavsiyesi vermişimdir. çünkü neden vermeyeyim ki. ilişki tavsiyesi vermek için bütün ekipmanlarım hazır yani ÇENEM ahahhaha bu metinlik bu kadar dostlarım aşk meşk ve kadın erkek farklılıkları hakkında milyon tane metin yazıcam çünkü ben bu işin profesörüyüm yani ahahhah neyse unutmayın çenem daima sizinle kalacak iyi akşamlar...
sen de yaz yaz yaz bir kenara yaz
bu aralar geçmiş yaşantımızın günümüze etkileri hakkında bilgi ediniyorum. o kadar tuhaf şeyler öğrendim ki ve yıkıldım ki araştırmama devam edemedim. bir de bu özellik yüklendi bana ya önceden sonunda ne olursa olsun netleştirmek uğruna uçurumun kenarına bile giderdim şu an bilmesem daha iyi ya diyerek içimdeki uçuruma giriyorum. sonum hep uçurum galiba. benim cesaretimi kıran belli ki uçurum korkusu değil o uçurumdayken yani o uçuruma giden süreçte seni oraya itmek için ya da çekmek için yönlendirenler. şok oluyorsunuz. inanın şok derken marketten bahsetmiyorum ıyyy şaka şaka yani bu şok aa nasıl ya gibi değil bildiğiniz koma hali hani ibrahim tatlıses beyninden vuruldu ve yaşıyor ya öyle işte. yani vuruldunuz ama yaşıyorsunuz ama vuran neden vurdu ya diye düşünüyorsunuz. hayır olay vurulmak acı kan gözyaşı değil abi vuran niye vurdu. yani nasıl vurabildi?acı kan gözyaşı illa olucak ama vuranlar neden vurur ki? mermiden daha acıdır bence vuran kişinin neden vurduğunu düşünmek. ufff amma dramatize ettim ya tabi beynine mermi yiyen ben değilim sallarım oturduğum yerden o acı bu acı değil diye harikayım cidden. bu arada dünyadaki en hafif acı başkasının çektiğidir lafını da doğrulamış oldum :( o zaman uçurumlarımıza ve oraya gittiğimiz insanlara ve en önemlisi mermiden uzakta duran kafatasımıza dikkat edelim. unutmayın çenem daima sizinle kalacak. iyi akşamlar...
Halledemediğimiz her travma şu an hayatımızdaki çok da sevmediğimiz bir kişiye katlanmamıza sebep olabilirmiş YOK ARTIK YA
Çok garip aynısını yaşadım çok fazla mide problemi olan birisi değilim ama şu zamana kadar bana çok kötü bir şekilde davranan biriyle her karşılaşmada kusma isteğimi bastıramıyordum çok garip değil mi kusamıyorsun da ve o ne zaman görüş açından çıksa mide normale dönüyor. Gerçekten benim yapamadığım şeyi canım midem yapmak istiyor. Ahahah benim yerime kalbin altındaki yerinden ayrılıp okkalı bir de yumruk atsa var ya beyinden çok severdim onu ahahahha şaka ya tüm organlarım benim gözümde aynı değer göz de dahil.
E O ZAMAN YAZALIM
Kendimle fazla konuşuyorum. öyle ki bazı geceler çenem acıyor. biliyor musunuz insanın gün içinde en çok kullandığı eklemi çene eklemiymiş. benim kadar çok konuşan bir insan bile en sık kullanılan eklemin o olduğunu asla düşünmezdi. küçümsediğimden değil kanıksadığımdan galiba. yani tüm işi ayak eklemi ya da diz eklemi çekiyor gibi geliyor bana yani tabi işleri ağır ama bir çene değilsin ne acı...şu an çenenin de işinin zor olduğuna kanaat getirdim(nasıl da kararlıyım ama of...). milyonlarca insan değil mi birbirlerine sırf biraz daha anlaşılabilsin diye dil döken(derin...) bak bu deyimde bile çene yok bu çenenin hakkı ödenmez belli. hem tüm gün çalış hem de adın sadece beddualarda ya da hakaretlerde geçsin. benim annem hep çekmez olası babaannene çekmiş çenen diyordu. babaannem ölünce çenem hakkındaki yargılar düşse de hepimiz ne kadar çeneli olduğumu biliyoruz. ve ben bunu silaha dönüştürmeyi de öğrendim. tabi her zaman takaatim olmuyor buna ama ısınma egzersizlerini yapmış emekçi çeneler bir iki pratikle kalaşnikofa dönüşebilir. (bknz 3-4 ay önce babamla olan tartışmam. bakın dedim de yani şu an anlatamam siz de sonra bakın canım) hep çene pratiği yaptığımdan ellerim biraz yoruldu bugünlük bu kadar çene diz ayak ve el eklemlerinize dikkat edin koruyun kollayın ve beni hatırlayın. unutmayın çenem daima sizinle kalacak.