ARA GÜLER MANİPÜLASYON YAPTI MI?
Ara Güler, Türk fotoğraf tarihinde belgeselci geleneğin en önemli kurucu figürlerinden biri olup özellikle İstanbul’un kaybolmaya yüz tutmuş sokaklarını, esnafını ve kültürel dokusunu ölümsüzleştirerek, kentin görsel belgeleyicisi rolünü üstlenmiştir. Kendisini bir sanatçı olarak değil, bir "fotoğrafçı" veya "foto muhabiri" olarak tanımlamıştır. Bu tanımın merkezinde, fotoğraf çekmenin, zamanı durdurarak anı mühürleyen bir eylem olduğu ve bu mühürlenen an ile gerçekliğin değiştirilemez bir kaydının tutulduğu düşüncesi yer almaktadır.
Ancak www.araguler.net (resmi) sitesinden alınarak aşağıda gösterilen fotoğraflar (Foto-1 ve Foto-2), Ara Güler’in fotoğraf felsefesi üzerine tekrar düşünmemiz gerektiğini göstermektedir.
FOTO-1
FOTO-2
Foto-1 ve Foto-2 farklı kaynaklarda “1962 – Vefa’da Mezar Taşları Arasında Bir Çocuk” ismiyle tanımlanmaktadır. Muhtemelen önce renkli film ile çekilen orijinal fotoğrafın daha sonra siyah-beyaz baskısının alınmış olduğu anlaşılmaktadır. Ancak üzerinde duracağımız konu aralarındaki renk farkları değil, fotoğrafların sol tarafında kalan mezar taşının her bir fotoğrafta diğerinden farklı (form, ışık, keskinlik vb.) olduğudur.
Aşağıda Foto-1A olarak isimlendirdiğim fazla pozlanmış fotoğrafla Foto-2 karşılaştırıldığında bu fark daha iyi görülmektedir.
FOTO-1A
FOTO-2
Bu farka ilişkin görüştüğüm kişiler aşağıda üç gruba ayırdığım yorumları yapmıştır.
1. Ara Güler iki makine ile dolaşırdı. Bu iki fotoğraf aynı anın farklı makinelerle çekilmiş halidir. O yüzden mezar taşı fotoğraflarda farklı görünmektedir.
2. İki fotoğraf da birbirinin aynıdır. Bir baskıda soldaki mezar taşı flu ve karanlık basılırken, diğerinde aydınlık ve keskin basılmıştır. Bu basit bir karanlık oda müdahalesidir.
3. Foto-2’ye soldaki mezar taşı sonradan eklenmiş / montajlanmış olabilir ama bunu Ara Güler yapmazdı. Ondan habersiz biri yapmış olabilir.
Foto-1A ve Foto-2 dijital işleme programı ile üst üste getirilerek incelendiğinde; soldaki mezar taşı dışındaki her bir objenin birbiri ile örtüştüğü, buna göre de bu iki karenin iki farklı makine ile farklı zamanlarda ve farklı açıyla çekilmiş olmasının mümkün olamayacağı, soldaki mezar taşının da sadece ışık ve netlik bakımından değil, form bakımından da diğerinden farklı olduğu, bunun da basit bir karanlık oda müdahalesi olamayacağı, sonuç olarak da 1. ve 2. yorumların fotoğraflardaki mezar taşı farkını açıklayamadığı anlaşılmaktadır.
ÜST ÜSTE
1. ve 2. yorum devre dışı kaldığına göre elimizde kalan son yorumun “Foto-2’ye soldaki mezar taşı sonradan eklenmiştir” kısmı akla yatkın görülmektedir. Ancak bu yorumun doğruluğu da ispata muhtaç olduğundan ispatlamaya yönelik inceleme yapılmıştır.
Yine www.araguler.net (resmi) sitesinden alınarak aşağıda gösterilen, farklı kaynaklarda “1985 - Şeyhülislam Yahya Efendi Mezarlığında Mezar Taşları Arasında Ot Toplayan Ana Kız (Ortaköy)” ismiyle tanımlanan ve tarafımca da Foto-3 olarak anılacak olan fotoğrafın sağ tarafında kalan mezar taşının, Foto-2’de görülen mezar taşı ile benzerliği dikkat çekicidir.
Dijital düzenleme programıyla Foto-2’nin solunda görülen mezar taşı ile Foto-3’ün sağında görülen mezar taşı üst üste getirilerek karşılaştırıldığında, her iki mezar taşının da aynı form, ışık ve keskinliğe sahip olduğu, üzerlerindeki gölge ve fiziki izlerin de birbiriyle benzer olduğu görülmektedir.
Bu da “Foto-2’ye soldaki mezar taşı sonradan eklenmiştir” yorumunu ispatlayan bir bulgudur.
FOTO-3
Geldiğimiz noktada ulaştığımız verilerden özetle şu sonuç çıkmaktadır:
Ara Güler tarafından 1962 yılında Vefa’da çekilmiş renkli fotoğrafa (Foto-1), yine Ara Güler tarafından 1985 yılında Ortaköy’de çekilmiş fotoğraftaki (Foto-3) bir mezar taşı eklenerek, siyah-beyaz yeni bir kopya (Foto-2) üretilmiştir.
Peki bu üretimden Ara Güler’in haberi var mıdır?
Bahse konu fotoğraflar (Foto-1, Foto-2, Foto-3) Ara Güler’in resmi internet sitesi olan www.araguler.net sitesinde mevcuttur. Foto-2 ve Foto-3’ün Ara Güler imzalı kopyaları müzayede sitelerinde satılmaktadır. Ara Güler’in yayın yönetmeni olduğu İz Dergisinin 2014 tarihli (Ara Güler’in vefatından önceki bir tarih) ve 49 sayılı Ara Güler özel sayısının 22. sayfasında; Foto-2’nin ters basılmış bir kopyası, 23. sayfada ise Foto-3’ün bir kopyası yer almaktadır. (Bu iki fotoğraf yan yana basıldığında mezar taşlarındaki benzerlik fark edilebilir endişesiyle Foto-2 tersten basılmış olabilir mi?) Bu tespitler incelemeye konu fotoğrafın Ara Güler’in haberi olmadan başkası tarafından manipüle edilmiş olamayacağını göstermektedir.
Buna göre yukarıdaki sonuç cümlemizi “Ara Güler tarafından 1962 yılında Vefa’da çekilmiş renkli fotoğrafa (Foto-1), yine Ara Güler tarafından 1985 yılında Ortaköy’de çekilmiş fotoğraftaki (Foto-3) bir mezar taşı eklenerek, siyah-beyaz yeni bir kopya (Foto-2) üretilmiş ve bu kopya Ara Güler tarafından da kendi fotoğrafı olarak benimsenmiştir” şeklinde düzenlemek uygun olacaktır.
Vardığım sonuç, belki de çok önemli görülmeyen istisnai bir olgunun tespiti olabilir; ancak konu Ara Güler olduğunda, “manipülasyon” iddiası önem kazanmaktadır.
Çünkü Ara Güler onlarca farklı mecrada:
“Fotoğraf, hayattan çekilen bir gerçek parçanın, yeteri kadar kompozisyon olmuş ve bir anlam taşıyan anıdır. Ben hayatın kendisini, yaşananı ve etrafında olan bir dünyanın recordunu yapıyorum… Biz görsel tarihçiyiz.” (Erdal Buldun - Der Fotograf Istanbuls)
“Fotoğraf, her şeyden önce, mutlaka bir şey anlatmalıdır. Ben fotoğrafın oyun tarafında yokum, karanlıkoda oyunlarına ayıracak vaktim yok... Ben gerçeklerin fotoğrafçısıyım.” (İlker Maga – İnsansız Anı Olmaz)
şeklinde birbirine benzer açıklamalarda bulunmuştur.
Foto-2’de yapılan manipülasyonla:
- 1962 yılında çekilen fotoğrafa 1985 yılından bir mezar taşı eklenmiş
- Vefa’da çekilen fotoğrafa Ortaköy’den bir mezar taşı eklenmiş
olup bu durum hem tarih hem konum olarak gerçekliğin bozulması ve “görsel tarihçi” etiketiyle bize yeni bir gerçekliğin sunulması anlamına gelmektedir.
Öyleyse Ara Güler söylemleri ile Foto-2 arasında çelişki bulunmaktadır.
Tüm Ara Güler fotoğrafları arasında Foto-2 istisnai bir durum olabilir, ancak çekilmesi, basılması, sergilenmesi, yayımlanması gibi her bir aşaması belli bir tercih içeren bu fotoğrafın, Ara Güler tarafından neden Foto-2 haliyle izleyiciye sunulduğu daha detaylı bir şekilde araştırılmalı ve tartışılmalıdır.
Bu tercih, onun fotoğraf ve gerçeklik tanımının sorgulanmasını gerektirdiği gibi görsel tarihçi mirasını da derinlemesine irdelemeyi gerektirmektedir.
Bu yazı da o irdeleme için bir başlangıç noktası sunmayı amaçlamıştır.
Halil İbrahim Şener
Sakarya - 23.11.2025














