Mendil... | Ali Doğan Gönültaş
Bu sesi ilk defa duyduğumda içimden çok farklı hisler geçti. neden bilmem ama müziğin evrenselliğini kanıtlayan melodilerden ve seslerden birisi derdim bu türküye. Sözlerini hiç anlamıyorum. Kürtçe de bilmiyorum. Aşağıya Türkçe halini de koydum zaten Ali Doğan Bey"in açıklamasındaki gibi. Ama burda mesele sözleri değil "ax ez o" derken o içten o yanık çıkan ses tonu. bak hiç bir tercümana ihtiyaç yok. kime dinletirsen dinlet. Ah ediyor orda derler. Çünkü herkes bilir. Ah etmenin nasıl ses çıkardığını, kokusunun nasıl yanık olduğunu, nasıl içine dokunduğunu herkes bilir. kendinden bilir , hangi ırktan olursa olsun, hangi dili konuşursa konuşsun orda bir ah var der bunu duyduğunda...
Çok garip değil mi, dünya üzerindeki herkesin ortak bildiği bir şey "ah" ve herkesin bilmesine rağmen yine de bir insandan "ah" sesi çıkıyorsa, orda bir şeyler kanıyor demektir... feryad var demektir.
Ah benim akılsız başım ah... Ah benim gönülsüz yokuşum ah...
Türkçesi
Mendil Hane halkı düğüne gidiyor Benim Ciğerim gelin oluyor Ben şimdi nasıl ona misafir olayım Köyünüz bana kapkaranlık Ah beni beni Ben kimsesizim Ah beni beni Ben anasız, babasızım.
Mendili bende kaldı Gidin söyleyin hiç utanıyor mu Şu Dersimde kimse çekmedi Senin elinden çektiğim kadar Ah beni beni Ben kimsesizim Ah beni beni Ben anasız, babasızım.
Damların üzerinde otlar yükseldi Çiçekler,ağaçlar yeşerdi Ben nasıl unuturum o güzelliği Gel kardeş gidelim gurbete Ah beni beni Ben kimsesizim Ah beni beni Ben anasız, babasızım.
.
















