sıcak bir ten evet ama o sen değilsen, yarım kalırım seni hissedemezsem

seen from United States
seen from Azerbaijan

seen from Australia
seen from United States
seen from Indonesia

seen from United States
seen from United States
seen from Italy
seen from China
seen from United States

seen from Mexico
seen from Pakistan
seen from Hong Kong SAR China
seen from United States

seen from Croatia

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
sıcak bir ten evet ama o sen değilsen, yarım kalırım seni hissedemezsem
Her benden gittiğinde, yine çıkacak mısın karşıma?
Alıştın mı sen?
alışabildin mi yokluğuna? alışabildin mi sessizliğine, toprağına, soluk almamasına, duymamasına, yanında olamamasına?
ben ilk gün gibi canımın yandığını hissediyorum. unutuyorum bazen. düşünmüyorum, unutuyorum. soruyorlar, susuyorum. konuşamıyorum, aslında onu haykırmak istiyorum.
5 yıl oldu. her gün aşmaya çalıştım. canımın acısını dindirmeye çalıştım. unutturmamak için çabaladım. alışmışlar onlar. alışmışlar yokluna.
ben alışamadım. peki ya sen? alıştın mı sen?
ölüyoruz. iki gün ağlıyorlar.
unutuluyoruz. resimlerimiz kaplı duvarlar.
anılıyoruz. gözlerden akan yaşlar.
bir saniye. çağrılıyoruz.
ardımızdan canı yanan, bizi unutmayan biri var.
Bu, bu acı değil. Bu sonsuza kadar kaybetmişliğin, yenilmişliğin sesi.
Tam bir yıl önce onun yüzünden acı çekiyordum. Tam bir yıl önce ben ağlama krizlerine giriyordum. Tam bir yıl önce yeni sevgilisiyle, gittiğim her yerde kendini gösteriyordu.
Ve tam şimdi; bana yaptıklarının aynısını yaşıyor. Şimdi o acı çekiyor. Şimdi ben mutluyum. Şimdi o derbeder.
İşte ilahi adalet. İşte mazlumun ahı...
Bir yara
kabuk bağlayamayan, her göz yaşında kanamaya başlayan bir yara
ilk başlarda sızısını hissettiğinden, canını bir süre kesintisiz yakan bir yara
sen gözlerini kapattığında, sorumluluklarından kaçtığında, yalnız kaldığında daha çok kanayan yara
herkesin görmezden geldiği, senin kalbine saplanan kurşunla oluşan, bir yara
dününü, bugününü, o gününü karalan koskoca bir yara
zaman geçtikçe acısı azalan ama izi kalan bir yara
5 yıldır içimde duran, kesintisiz kanayan, her defasında canımı ilk gün gibi yakan, haykırmak istediğim bir yara
Daha önce kaybettiğini iliklerine kadar hissettin mi? Yavaş yavaş. Sindire sindire. Alıştıra alıştıra. En acılı ve en uzun şekilde.
Hissettin demi. Yazdığımı okurken ciğerine bir şeyler battı. İçine oturdu bir şeyler. Canın yeniden yandı. Kaybını hatırladın. Gözlerini, kollarını, hatırlamak için canını bile vereceğin ses tonunu düşündün.
Şimdi sana bunları hatırlattığım için kızıyorsundur bana. Belki de zaten onu düşünüyorsundur. Ama kaybını hatırla. Unutma. Unutursan umut dolarsın. Unutmak acıyı katlar.
Şimdi kaybın olmasaydı ne olurdu diye düşün. Yüzünde ufak bir tebessüm. Hayaller, umutlar, yaşanamamışlar.
Şimdi gerçeğe dön. Kaybettin.