Çünkü ev bazen dört duvarı ve bir çatısı olan tuğla yığınları değildi.
Ev bazen insanlardı.
Bir eve en yakın hissettiren, bazen, insanlardı.
Camdan bir fanusun içinden izliyordu şimdi dünyasını ama elbet fanus da kırılacaktı. Kırıkları acılar süpürünce, dirsekleri ve dizleri kesiklerle kaplanacaktı.
Dikmeyi öğrenmemişti, kesiklerin üzerini yara bantlarıyla kapatacaktı.
Sevgi de ölürdü ama cesedi bulunmazdı.
~Vernem Nidahen, Beyza Aksoy
~S. 13/14












