Gülüşüne aşık olduğum bir adam vardı. Öyle güzel gülerdi ki; dokunsalar ağlayacakta olsam o gülünce dünya benim olmuşcasına mutlu olurdum. Sonra bir gün o adam gitti, dünyayı da bütün gülümsemelerimi de küçücük bir hoşçakala sığdırıp benden çok uzaklara gitti. O günden sonra gülmek, mutlu olmak neydi unuttum, mutluluğa dair her şey hafızamdan silindi. Her şey silindi de tek bir şey kaldı ondan geriye bana; gülümsemesi gözlerimde kaldı.
Şimdi soruyorum sana; giderken her şeyi bir hoş çakala sığdırdın ya, beni de küçük bir valize sığdırıp yanında götüremez miydin ?













