
seen from Türkiye
seen from China
seen from Belgium
seen from Türkiye

seen from United Kingdom
seen from Russia

seen from United States

seen from Germany
seen from Brazil

seen from United Kingdom
seen from Russia
seen from Canada

seen from United States

seen from Germany

seen from Türkiye
seen from China
seen from Sweden
seen from Türkiye

seen from United States
seen from Malaysia
Ey Oğul!.. Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül alma sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik, yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana. Kem göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana.
Ey Oğul!.. Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.
Ey Oğul!.. İnsanlar vardır şafak vaktinde doğar, gün batarken ölürler. Unutma ki, dünya sandığın kadar büyük değildir. Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür.
Bu yolda nazarımızı sonsuzluğa dikip; büyük yürümek ve büyük ölmek gerek. Bu yolda hırs, diken; benlik ve kibir, engeldir oğul. Sakın hâ kendine takılmayasın ve kendinde boğulmayasın.
Teklik sadece Allah'a mahsustur, tek başına karara durup hoyrat dünyanın dayanılmaz ağırlığını kaldırmayasın. İşlerini ehil kişilerle, ehil kişilere danışarak tutasın. Danışırsan yol alırsın, danışmazsan yolda takılıp kalırsın oğul.
Oğul! Güçlüsün, akıllısın, söz sahibisin; ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen, sabah rüzgârında savrulup gidersin.
Bir dem gelir bir tekmeyle dünyaları yıkacak olursun. Bir dem gelir yerdeki karıncaya mağlup olursun.
Güç hayvanda bile mevcut. Akıl sadece anahtar. Anahtara takılmayasın. Aslolan anahtarın açacağı kapılardır. Kapıların ardında hazineler, kapıların ardında sır vardır. Sırlar ki, ebedî muştuları koynunda barındırır; sonsuza kavuşturur. Aklını kullanıp dünyadayken Cennet'in kapılarını aralayasın oğul.
Öfken ve benliğin bir olup aklını yener!
Dâima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Azminden dönmeyesin. Çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi bil. Her işin gereğini vaktinde yap.
Öfke ateş, öfke âfet, öfke şeytandır oğul. İnsanoğlu dağları devirir; ama öfkesine mağlup olabilir. Öfkeyle savaşı daima taze tutmak gerekir.
Sabırsız olmaz oğul. Sabırsız menzile varılmaz. Kaf Dağı'na sabırsız ulaşılmaz.
Vazifen çetin, yükün ağırdır oğul. Hizmette önde, ücrette geride olasın. Vazifenin en ağırına tâlip olmaktan kaçınmayasın. Vazifenin ağırlığı Yaradan'ın kullarına ihsânıdır.
Oğul, açık sözlü ol!.. Her sözü üstüne alma, gördüğünü söyleme, bildiğini bilme, sözünü unutma, sözü söz olsun diye söyleme.
Bizler nefreti eritmek için, muhabbetin asâletini dünyaya yeniden hâkim kılmak için çıktık yola. Bu yolda utanacak bir şeyimiz yoktur. Muhabbet yolunun gizlisi saklısı yoktur oğul.
Ama altının değerini sarraf bilir; sözünü muhatabına göre ayarlayasın. Câhilin karşısında altınlarını çamura atmayasın.
Yiğit olan kördür, kötülüğü görmez. Sağırdır, kem sözü işitmez. Dilsizdir, her ağzına geleni demez. Bildiğini de her yerde ayaklar altına sermez. Yunus gibidir o; yüreği muhabbete, gönül ibresi hakikate ayarlıdır. O bir defa söz verdi mi, onu nâmusu bilir. (…)
Sevildiğin yere sıkça gidip gelme, muhabbetin kalkar, itibarın kalmaz. Düşmanını çoğaltma, haklı olduğunda kavgadan korkma! Bilesin ki; atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler!
Her şeyin ortası makbuldür, sevginin de. Sevdiğini gereğinden fazla sevmeyesin. Sevgini de, sadece yüreğinin eline vermeyesin. En çetin imtihan "sevgi"yle olanıdır. "Kişi ne kadar bahâdır olsa da, muhabbete tuş olur" diyen atanın sözünü aklından çıkarmayasın. Böyle imtihan olmamak, istikbalde neslinden utanmamak için gecelerin bağrında, seherlerin aydınlığında duaya durasın. Senin ideallerin ve geleceğe dâir hedeflerin var oğul!..
Gönül adamı ömrünü boşa harcamaz, yüreğini ucuza satmaz, edep tâcını başından almaz. Gönül erinin her zaman yüzü yerde, gönlü göktedir. Haklı olduğunda kavga vermesini bilir. Kavgayı sadece bileğiyle değil, ilmiyle ve yüreğiyle yapmasını bilir.
İyiliğe kötülük, şer kişinin kârı,
İyiliğe iyilik her kişinin kârı,
Kötülüğe iyilik, er kişinin kârı'ymış oğul.!
Ey Oğul!.. Üç kişiye acı: Cahillerin içindeki âlime... Zengin iken fakir düşene... Hatırlı iken itibarını kaybedene...
Şunu da unutma! İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.
Osman!.. Sen bizim rüyâmız, sen bizim devâmız, sen bizim duâmızsın oğul. Dâima başın dik, alnın ak, gönlün pâk olsun.
Ey Oğul!.. Zümrüt-ü Ankâ'nı iyi seç ki, Kaf Dağı sana yakın olsun. Yolun ebediyete kadar açık olsun.
Ey Oğul!.. Yolun uzun, işin çetin, yükün ağır. Allah-û Teâlâ (cc) yardımcın olsun.
Sevgili tepeme çıkarttıklarım ,yüz verip astar isteyenlerim, kendini dünyanın merkezinde zannedenlerim..Yaşına başına hürmet edip sustuklarım , Yaradanın hatırına yaptıklarını yuttuklarım, hatır gönül için yanımda tuttuklarım..İyi niyetimi enayilik sananlar, nezaketimi pasiflik sayanlar, zora gelince yanımdan topuklayanlar..Hadi yine iyisiniz iyi ,hepinizi affediyorum.Bundan sonra kirli kalabalıklarda olmaktansa, temiz yalnızlığımı seçiyorum.İlahi Adalet mi, tecelli edecek elbet, duyuyormusunuz şu sesi? Geri sayım başladı bak ,Tik Tak Tik Tak
YA ÖMER ALLAH' TAN KORK ÖLÜM VAR !... Hz. Ömer ( r.a.) halifelik görevini aldıktan sonra kendi parasıyla bir adam tutmuştu. Bu adamın görevi her gün, günün belirli saatlerinde Hz. Ömer' in yanına gelerek ona; " ya Ömer allah' tan kork, ölüm var !." demekti. Bu durum günlerce, aylarca, hatta yıllarca devam etti.. Bir gün Hz. Ömer (r.a.) aynaya bakarken saç ve sakalının ağardığını gördü. Günün muayyen zamanlarında karşısına geçerek kendisine ölümü hatırlatan ve bu görev karşılığında Hz. Ömer (r.a.)' dan para alan görevliyi yanına çağırdı. Hz. Ömer (r.a.) artık bundan böyle adamın görevine son vereceğini söyleyince adam Hz. ÖMER' e " YA ÖMER BU GÜZEL ADETİNDEN VAZ MI GEÇTİN ?" diye sordu.. Adaleti, cesareti ve devlet yönetimindeki üstün başarısı ile meşhur olan ve islam tarihine adalet örneği olarak geçen II. Halife Hz. Ömer (r.a.) bu soru karşısında adama şu manidar cevabı verdi : " Şimdiye kadar gençtim, saç ve sakalım ağarmamıştı. Doğru yoldan ayrılmamam için her gün bana ölümü hatırlatacak, Allah' tan korkmamı tavsiye edecek birine ihtiyacım vardı. Ancak bugün aynaya baktığımda saç ve sakalımın ağardığını gördüm. İşte ağaran saç ve sakalım bana ölümün habercisi olarak yeter. Sen bana ölümü günün muayyen saatlerinde hatırlatıyordun, bunlar ise her zaman hatırlatıyorlar." " HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR"
3 Nasihat
Yillar önce, cok uzaklarda bir adam varmis. Bu adam çalismak amacı ile çok uzaklara gitmiş ve yıllarca çalişmiş. Sonunda memleketine dönme zamani gelmiş. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akcebiriktirmis ve evinin yolunu tutmuş. Evine dogru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş. Yolda yürürken köşe basinda birisi “Bir nasihat bin akce, bir nasihat bin akce” diye bagiriyormus. Adam düşünmüş: ‘Nasıl olur, bir nasihati bin akceye satarlar, ben yillarca çalıştım ve sadece 3000 akce biriktirdim’ Bu ise pek aklı ermemiş ama merak işte. Duramamiş ve adama bin akce vererek o nasihati satin almiş. Nasihat ” Kaderde ne var ise o . çıkar.” ve yoluna devam etmis… İlerde yine köşe başinda baska bir adam bagiriyormuş “bir nasihat bin akce” diye. Adam yine dayanamamiş bin akce de o adama vermis ve ikinci nasihatida satin almiş. Ikinci nasihat de:“ Gönül kimi severse güzel odur ” Son kalan bin akcesi ile de yoluna devam etmis. Tam sehrin çıkışında yine köşe başinda bir adam bir nasihati bin akceye satiyor. Adam bir parasina bakmis, bir de nasihati satan şahsa, dayanamamis ve kalan son akcesiyle de o nasihati satin almiş. Son nasihatte:“Hiç bir iş aceleye gelmez” Hiç parası kalmamış. Parasiz yoluna devam etmis. Şehrin çıkışında büyük bir topluluk ile karşilaşmiş. Topluluk telaş içindeymiş. Yaklaşmış ve oradakilerden birine neler oldugunu sormuş. Oradan birisi açıklamış, demiş ki : Burada sehrin tüm su ihtiyacını karşılayan bir kuyu var ama . kuyunun içinde de canavar var. Canavar suyu tutmuş, göndermiyor. Asagiya kim indiyse bir türlü çıkamadı. Simdi herkes korkuyor aşagı inmeye” Adam düşünmüş veilk satın aldığı nasihat aklına gelmiş.“Kaderde ne var ise o çıkar ” aşagı inmeye karar vermiş. Aslında bu nasihatleri herkes bilir ama uygulayabilmemiz için belli bir bedel ödememiz gerekiyor. Kuyuya İnince canavar hemen yakalamış ve yerine götürmüş. Demis ki: “Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve bilemediler. Eger sen bilirsen seni serbest bırakırım. Cenavarın ” Bir dizine sarışın ve dünya güzeli bir kadin, diger dizine de Hayvanlardan Su kurbagasını koymuş ve sornmuş “söyle bakalim hangisi güzel ? ” demiş. Adam düşünürken aklına ikinci aldıgı nasihat gelmiş ve “gönül kimi severse güzel odur” demis. Bu cevap canavarin cok hoşuna gitmiş. Zira . canavar,kurbaganin gözlerine aşıkmis. Adamın canını bağışlamış ve kuydan dışarı salmış ve suyuda bırakmış. Dışarıda bekleyen Ahali ise çok sevinmişler ve akıllı Adamı Almışlar kral’a götürmüşler . Kıral çok sevinmiş ve mükafat olarak Adama agırlıgnca altın vermişler. Adamımız yoluna devam etmis ve nihayet evine varmış. Evinin Pencere camindan içeri bakmış. Bir de ne görsün; karısı genç biri ile diz dize oturuyor. Hemen kılıcını çekmiş ve tam içeri girerken üçüncü nasihat aklına gelmiş “Hiçbir iş aceleye gelmez”. Kılıcını kınına koymuş ve içeri girmiş. Hoş beşten sonra karısına o genci sormus. Kadın da: “bey sen gittiginde ben hamileydim ve bir oglumuz oldu. Bu genc senin oğlun” demiş.
A H L A K . . .
Ateş,su, ve ahlak bir yolda buluşmuşlar.Tanıştıktan sonra bir muhabbete tutuşmuşlar.Başlamışlar kendilerini tanıtmaya. Ateş başlamış söze. Bendeniz ateş: Ben demiş aşığımdır kimi zaman karanlıklarda,kimi zaman soğuklarda ısınmaya sebebim.Kimi zaman güneşim,kimi zaman bir kor parçasıyım yakarım hoşuma gitmediğinde önüme ne gelirse.Çok iyiyimdir.Benden çok kere istifade edilebilir der ve ekler ateş.Fakat bir sinirlenirsem yakarım etrafımda ne varsa kimi zaman yangın olurum ansızın yakalarım en boş anlarda der.Onun için benimle aranızı iyi tutun der. Su başlar söze Bendeniz der su: Hayat kaynağıyımdır.Yokluğum çok kötüdür.Ben olmazsam yaşayamaz mahlukat.Her hayatta ben varım der.Benim olduğum yerde hayat.Sonra başlar ateşin yaptığı gibi zararlarından bahsetmeye. Fakat der ben bir kızarsam sel olurum bazen,bazen bir fırtınayla gelirim ne varsa yutarım der.Onun için benle aranızı iyi tutun der. Sıra gelir ahlaka Bendeniz ahlak: Hayat düzeninde benim yerim başkadır der.Benim hiç bir kötülüğüm yotur.Kimseyide tehdit etmem der. Sonra ateş girer söze ben bu arkadaşlığı çok sevdim der.Hani olurda bir gün birbimizi kaybedersek nasıl buluşacağız der. Su derki beni kaybederseniz eğer bir yağmur gördüğünüzde kaçmayın yaklaşın ben orada olurum der. Ateş derki beni kaybederseniz eğer bir duman görürseniz , bir sıcaklık hissederseniz hemen gelin ben orada olurum der. Sıra gelir ahlaka söylediği söz çok manidardır. Siz siz olun beni sakın kaybetmeyin der.EĞER BENİ BİR DEFA KAYBEDERSENİZ BİR DAHA BULMANIZ MÜMKÜN OLMAYABİLİR.........