(Özel) Altın burunlu köpekler AFAD’da yetişiyor

#dc#dc comics#batman#dick grayson#tim drake#batfam#batfamily#bruce wayne#dc fanart



seen from Saudi Arabia
seen from Brazil
seen from China

seen from United States
seen from China
seen from China
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Brazil
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Australia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Bangladesh
(Özel) Altın burunlu köpekler AFAD’da yetişiyor
3 gözlü, 2 burunlu doğan kedi, görenleri şaşırttı İktidar Haberleri #2, #2_Burunlu_Doğan_Kedi, #3_Gözlü, #3, #Burunlu, #DOĞAN, #Görenleri, #Görenleri_Şaşırttı_Haberleri, #Görenleri_Şaşırttı_Oku, #Gözlü, #Haber, #Haberi, #Haberler, #Kedi, #Şaşırttı Kastamonu
New Post has been published on http://www.iktidarhaberleri.com/3-gozlu-2-burunlu-dogan-kedi-gorenleri-sasirtti/
3 gözlü, 2 burunlu doğan kedi, görenleri şaşırttı
Hayvanları Koruma Derneği Kastamonu Şube Başkanı Ayten Kökgöz’e ait ‘Yadigar’ isimle kedi, üç tane yavru kedi doğurdu. Yavru kedilerden bir tanesi, dünyaya 3 göz ve 2 burunlu olarak geldi. Görenleri şaşkına çeviren kedinin ağzı da, şaşırttı. Veteriner hekim tarafından muayene edilen yavru kedinin şuanda sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.
Hayvanları Koruma Derneği Kastamonu Şube Başkanı Ayten Kökgöz, sabah iş yerine geldiğinde bir süredir beslediği ‘Yadigar’ isimli kedinin doğum yaptığını gördüğünü belirterek, “Yavru kedileri inceledim. Yavru kedilerden bir tanesinin 3 gözlü ve 2 burunlu dünyaya geldiğini gördüm. Görünce çok şaşırdım” dedi. Yavru kediyi veteriner hekime muayene ettirdiğini ve sağlık durumunun ise şu anda iyi olduğunu söyleyen Kökgöz, “Yavru kediyi görünce çok şaşırdım. Yavru kedinin 3 gözü ve 2 burnu vardı. Ağzı da normalden daha büyük. İlk defa böyle bir şeyle karşılaştım. Genelde 4 gözlü kediler falan görmüştüm ama 3 gözlü ve 2 burunlu kedi şimdiye kadar görmemiştim. İnşallah yavru kedinin yaşaması için çalışacağım. Ama bu şekilde doğan kedilerin pek yaşamadığını biliyorum” diye konuştu.
Vedat Yunus İkizoğlu
Burunlu Poğaça
Doğduğu ya da büyüdüğü evde kalmayı pek başaramaz bazılarımız. Hani ' şartlar' kelimesi altında toparlanmış; bir sürü sebebe sanki saygısızlık eder gibi söylenen o kelime , aslında pekte kimse için saygısızlık mertebesine eriştirilememiştir henüz....
Bir gün ; her gün kapısını ellerinle açtığın o evin yabancı bir ev olduğunu fark etmek tek bir andan ibaretken bazen bu günler ,aylar , yılları alabilir.
(benim ki ise aylara mal olmuştu .. )
Aslında masa üzerinde tepeleme yığılmış birkaç poğaçadan ibaretti muhabbet.
Masaya yabancı olduğu ilk görüşte belli olan , eğriti duruşuyla sırıtan bir tabak poğaçadan anlaşılabiliyormuş yabancılık.
Şeklinin tek bir kişiye ait olduğuna inandığım , adının ise çocukluk aklıyla 'burunlu poğaça' konulduğu poğaçalar o eve, o masaya ait olmadığını bağırıyordu yüzüme. Yinede kulaklarım poğaçanın konuşmalarına kapalı , masamın yalancı samimiyetine kandı o sıra . Ellerim emin olmak için uzandı poğaçalara, iznimle bir lokma verdi ağzıma..
Sonra poğaça bir parçasıyla anlattı bana sakin ve anlayışlıydı fakat az önceki haksızlığımın da acısını yaymaya başlamıştı ağzıma . Bir lokma poğaça cezalandırılmak için ağıza sürülen biberden farksız geziniyordu damağımda, tadı güzel etkisi acıydı lokmamın. Öyle bir lokmaydı ki ne lokma. Ağzımda o acıyla büyüdü de yutkunamadım. Belkide yutmaya kıyamadım. Ne tatdır o parça ; en leziz yemekten lezzetli , en acı haberden daha acı. Nelerin habercisiymiş o bir parça.
Yalnız bir evin , yabancı bir masanın, anne elinin , şefkatın , nefretin . 300 km ile dünyanın diğer ucunun...
İşte başta anlattığım 'saygısız şartlar' bunlar sanırım. O kadar saygısızlardı ki bana ben sevemedim. Bu yüzden şartları var gücümle ittim. Hiçbir şart 300 km ötemdekinin beni benimseyemeyişini kabul ettiremez. Hiç bir masa burunlu poğaçalarımı üstünden atamaz...
Bu arada o masa yabancıları hiç sevmez aslında.. Yalandan kabul etmiş gibi yapar hep. Beni de sevmemişti zaten.. Ben ne zaman onun kıyılarına otursam ; yemek yerken , su içerken , sigaramı içime çekerken önce gülümser kucak açar sonra sıkıp canımı yakardı. Hep ağlayarak ayrıldım yanından,ama küsmedimde. Küsmek istesemde suan tek avuntum o masa..