Gündedün
Nazmi Ziya - Taksim Meydanı, 1935
“Her şey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gün ışığı yere; Gökyüzü birdenbire oldu; Mavi birdenbire.” Orhan Veli Kanık
Merkür retrodaymış. (Gezegenler geri gitmez, sevgili astrofizikçilerimizi anmadan geçmeyelim.) Ancak kendi adıma havada bir nostalji rüzgarı estiği kesin. Geçmişe özlemden ziyade anılar düşüyor aklıma. Sadece aklıma da değil, sohbetlerime de. 20 yıllık dostlarla andıklarımdan tutun da yıllardır çözüm aradığım sorunları -bu sefer farklı sorular sorarak- meraklı gözlerle yeniden değerlendirmeye kadar bir garip yelpazede gidip geliyorum.
Gündedün, nostaljiyle eş anlamlı bir kelimeymiş. Bugünde yer alan dün, dünün aynısı kalabilir mi? Hepimiz değişiyoruz, dönüşüyoruz. Neye evrildiğimizi bilmeden, nereye varacağımızı da kestiremeden bir yolda ilerliyoruz. Anılarımız da bizimle birlikte her geçen gün değişiyor. Zamanında lanet ettiklerimiz artık bir hediye gibi. Olansa aynı, aslında hiçbir olgu değişmedi.
Gündeki dün aynı kalmadıysa, bugün de gelecekte bir zamanda dönüşmez mi? Deneyimlerimize belki de bu gözle bakmak, biraz esnemek ve rahatlamak için müthiş bir fırsat olabilir mi? Çok sevdiğim bir söz vardı: Geçmiş en büyük uyarı sistemidir, diye. Bir zamanlar yaşanmış olanla geleceği öngörebilmek ve bu yönde önlem almakla ilgili. Sanırım bu fikre eskisi kadar tutunmuyorum. Tecrübenin önemini yadsımamakla birlikte geçmiş algımızın da sürekli değiştiği bir yaşamdayız. Olmuş olanlardan tasnif ettiğimiz kanılarımızın bükülmez, eğilmez, dönüşmez olduğuna ve tüm yaşam deneyimlerimizi buna göre planlamamız gerektiğine artık inanmıyorum.
“Birden bire yenilenir hayat.”*
Sevgiyle kalın.
*Cahil Periler Soundtrack: Yasemin Sannino – Birbenbire https://www.youtube.com/watch?v=yD4PPKunFLw
















