Zaman, ona öfke duyana karşı korur kendini. Ölüm, baştacıdır kendini zamana bırakanın. Yalnızlıklar hiç değişmez oysa kum tanesinde bulursun kendini. Kalbinin yitirdiğini aklın bulur. Yüzüne çarpan dalga değil, gerçektir. Gerçek, seni özgür kılmaz her zaman; çünkü kum tanelerine sorsan savrulmakta bir çeşit hapishanedir aslında. İçinden hiç çıkamayacağın, zamanla çıkmamakta direneneceğin ve artık nihayetinde çıkmayı unutacağın.
Zaman, hapishanedir dostlarım. Gözlerimizin görmediği, aklımızın o nadir anlarda bildiği ve kalbimizin her daim hissettiği. Bir yumruk kadardır zaman. Durur göğsünün sol yanında. Acıtır, ağrıtır, kimi zaman yaşadığına inandırır hatta. Ölmek korkusu bu yüzden anlamsızdır bir kum tanesi olana. Savrulur durur hep içinde olup, hiç bilmediği kıyılarda. Açsa gözlerini, biliyor kendisi de göremeyeceğini asla. Bu yüzden hep kapalıdır gözleri yaşamak korkusunu içinde barındıranın da. Oysa topu topu bir yumruk kadardır zaman. Belki avucunda biriktirdiğin sudur. Ne kadar içsen de hep susuz kalacağın... Kendine bile karşı koyamaz yitip gider o yavaşça. Bilmezsin ki insandan farksızdır o an. Tükenenlere selam olsun; oysa tükettiğini hep yeni baştan bulmaktır yaşam.
Cennetin Dibi














