Anlatılır ki, Bir Gün İblis Aleyhillâne, Mûsâ Aleyhisselâm’a Gelerek Şöyle Der:
▬ “Yâ Mûsâ! Sen Şânı Yüce Olan Allah’ın Peygamberlik Vermek ve Kendisiyle Konuşmak Suretiyle Seçkin Kul Yaptığı Kişilerdensin. Ben de Allah’ın Mahlûkâtından Biriyim. Şimdi Ben Rabbime Tevbe Etmek İstiyorum. Şefaâtçi Ol da, Benim Tevbemi Kabûl Etsin?”
Mûsâ Aleyhisselâm Buna Sevinir. Hemen Su İster. Abdest Alır. Namaz Kılar. Sonra da Duâ Ederek Şöyle Der:
▬ “Yâ Rabbi. Biliyorsun ki İblis, Mahlûkâtından Biridir. Şu Ânda Tevbe İstiğfâr Etmek İstiyor. Sen de Onun Tevbesini Kabûl Eyle, Kendisini Affeyle...”
Mûsâ Aleyhisselâm’a İblisin Tevbe İstiğfâr Etmeyeceği, İsteğinde Ciddi ve Samimi Olmadığı Bildirilse de, O Duâda Isrâr Eder. Bunun Üzerine Allahû Teâlâ, Mûsâ Aleyhisselâm’ın Duâsına İcâbet Eder. İblis, Âdem Aleyhisselâm’ın Kabrine Secde Ettiği Takdirde Tevbesini Kabûl Edip Kendisini Affeyleyeceğini Ona Bildirir. Mûsâ Aleyhisselâm Hemen Sevinçle İblise Koşarak Allah’ın Emrini Bildirir Fakât İblis Buna Öfkelenir, Kibirlenir ve Şöyle Der:
▬ “Ben Ona Hayattayken Secde Etmedim, Öldükten Sonra Kabrine mi Secde Edeceğim!”
▬ “Yâ Mûsâ! Üzerimde Hakkın Var. Zirâ Benim İçin Rabbinin Huzurunda Şefaâtçi Oldun. Bunun İçin Bana Hakkın Geçti. Şimdi Sana Üç Şey Öğütleyeyim de, Ödeşmiş Olalım. Beni Üç Yerde Hatırlarsın:
1. Öfkelendiğin Zaman... Zirâ Ben, Senin Kalbinin Kan Damarlarında Dolaşırım. Öfkelendiğin Zaman Benim Vesveselerime Kulak Asma. Kanında Meydana Gelen Galeyâna Mağlûp Olma.
2. Düşmanla Karşılaştığın Zaman... Zirâ Ben, İnsanoğlu Bir Düşmanla Savaşa Gireceği Zaman Ona Ailesini, Çocuklarını ve Malını Hatırlatırım. Bunları Hatırlayınca O da Düşmanla Savaşmaktan Vazgeçer, Firar Eder.
3. Sana Nikâhı Düşen Bir Kadınla Karşılaştığın Zaman Sakın Böyle Bir Kadınla Bir Arada Oturma. Zirâ Ben, Böyle Bir Durumda Ondan Sana Senden Ona Aracılık Yaparım. Sizin Zina Yapmanıza Sebep Olurum...”
[Tenbîhü’l-Gâfilîn, Cilt: 1, Sayfa: 218-219.]