Unutmadınız değil mi?
İyi ki doğdun Kaan TANGÖZE.

#football#world cup#jude bellingham#soccer#england nt#world cup 2026





seen from Australia
seen from United States

seen from Thailand

seen from Australia

seen from United States
seen from Israel

seen from United States

seen from Cambodia
seen from Germany
seen from Chile

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Russia

seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from Germany
seen from Russia

seen from United States
Unutmadınız değil mi?
İyi ki doğdun Kaan TANGÖZE.
O GÜN DOĞUM GÜNÜMMÜŞ
Doğumumu anlatamıyorum çünkü hatırlamıyorum. Bunun büyük şanssızlık olduğundan bahsetmiştim. Ama hayal edebilirim; önce çıkarıyorsun kafayı biri ordan bağırıyor; başı göründü! başı göründü! Hay benim ebeme koparıyor yaygarayı ilk günden. Sonra basıyoruz kutsal topraklara ayağımızı tabi. İlk gördüğüm ebemdir kesin nasıl biriydi neydi merak ederim ama hastanede doğduğumdan kendisiyle ilişkimiz bir kaç saati geçmemiştir. Bütün bir kaç saatlik insanlar gibi unutulup gitti. O kadının terbiyesizliği değil elbet iz bırakamadan gitmiş işte hayatımdan diyemeyeceğim. Tamamen benim şuursuzluğum. Ebeceğizimi hatırlamak, arada kahvesini çayını içmeye gitmek isterdim.
Sonra doğar doğmaz yıkıyorlar seni. Bir de islamiyette vaftiz yok derler. Gavur ona bile anlam yüklemiş. Sonra bir havluya sarmalar bir hengem rahat bırakmamışlardır kesin.
Rivayet edilir ki ben doğduğumda kulaklarım, burnum kıllarla kaplı olduğu için babam beni Lağım Faresine benzeterek 'Bu ne!' nidasını kullanmış. O ara dilim olsaydı ona ''Beğenemedin mi Moruk! derdim. Ödü kopardı garibin. Eve geldiğimde görmeye gelenler hakkımda ne düşünmüştür acaba 'Ay şuna bak' , 'Aman babasının kopyası' , 'Oy ne tatlısın sen' gibi nidalar dolaşmış mıdır evin içinde? Dolaşmaz mı ya, demişlerdir elbet fazlasını bile demişlerdir. O zamandan beri hep aynı şeyler... Ben de buna kızıyorum. Aradan 24 yıl geçmiş yeni doğan çocuğa söylenen şeyler aynı, evlenenlere söylenecekler belli, Ağzına yüzüne vurana edeceğin laflar, hepsi ezberde. Baba bir kelime haznenizi genişletin de yeni şeyler öğrenelim yahu.
1 yaşımı da hatırlamıyorum. Doğum günümün kutlanmadığına eminim. Bizde öyle adetler yoktur. Hristiyan geleneğidir. Ayıptır, günahtır, abesle iştigal edilir. Hala bugün biri hatırlayıp pasta falan aldığında şaşırırım. Sonra sevinirim. Tuhaf duygular yaşarım. Alışmamışım böyle şeylere. Tütüne alıştığım gibi. Al işte bir sosyal sorun daha! Sen çocuğunu pastaya, doğum gününe alıştırma o da gitsin tütüne alışsın.
Tütüne başlamam 1 yaşından çok sonraydı günde beş sonra 10 1 paket 2 paket arabada beş evde on beş diye diye sararttık güzelim dişleri. Neyseki cignal var. Elin İsviçreli bilimadamı ta oralardan düşünmüş yapmış.
2 yaşında yine doğum günü kutlamadık. Niye söylüyorsam Allah'ın hiç bir günü doğum günü falan kutlamadık. O gün kuru fasulye yedik evde büyük ihtimal. Sonra niye romantik değilsin derler.
3 yaşına dair bi skim hatırladığım yok doğum günü yok!
4 yaşından da kalmamış.
5 yaşında yediğim ilk dayağı hatırlıyorum. Evet onu çok net hatırlıyorum ve saygı duyuyorum ona... Hak etmiştim. Kulağımın tozu deyimi yerine getirdiyse de o dayak orda atılmasaydı ben belki ben olmayacaktım.
5 yaşındaydım. Annem balkonda çamaşır asıyordu. O ara merdaneli makinamız var. Şimdiki gibi suyunu alıp kurutup vermiyor sana. Çamaşırın içindeki bir ton suyu elinle sıktırıp öyle asıyorsun ipe... Yerler ıpıslak. Annem de düşünmüş ayağı kayıp düşmesin diye balkonun kapısını kilitlemiş. Deli gönlüm durur mu illa çıkmak istiyorum. Bağırıyorum ağlıyorum, camı yumrukluyorum. Annem oralı olmuyor çamaşırı asmaya devam ediyor. Ben de o sıra elime ne geçirdiysem artık cama vurup komple çatlatmışım. Kolay mı camı değiştirmek... Annem fırlıyor içeri bir tokat şaplatıyorki oracıkta yere düşüyorum. Buraya kadar hatırladığım hayal meyal annemin anlattıklarından ama o tokatın sızısını unutamıyorum. O gün doğum günümmüş.