Çağlar İyice, kırılmayı hak etmeyen hiçbir kalbi kırmamıştır bugüne kadar. Kayıtlarımızda yok.

seen from Italy
seen from Australia

seen from Spain
seen from United Kingdom
seen from Russia
seen from Australia

seen from Taiwan
seen from China
seen from United States
seen from Russia
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Germany
seen from Portugal

seen from Russia
seen from China

seen from Malaysia
seen from Russia
seen from Hungary
Çağlar İyice, kırılmayı hak etmeyen hiçbir kalbi kırmamıştır bugüne kadar. Kayıtlarımızda yok.
Her insanı seven birileri bulunur çünkü, budur dünyada kalan son adalet kırıntısı. Emrah Serbes, Deliduman, S.23
"Örneğin; baktın manavlık seni kepaze ediyor, çünkü domates tartarken araya iki tane çürük domates sokuşturmadan edemiyorsun, o zaman neden böyle bir şey yapıyorum diye sormalısın kendine."
-Emrah Serbes, Deliduman
ilk başta tam olarak hissedemediğimiz kırılma anları var. zamanla harap edici duygulara dönüşüyorlar. yaralanmanın sıcaklığıyla ilk anda hissedilmeyen kurşunlar gibi. böyle durumlarda “biraz zaman” her şeyi daha da beter ediyor.
emrah serbes - deliduman
“Neden meşgule aldın?”
“Zihnimi yeterince meşgul ediyor zaten, bir de telefonumu etmesin.”
İnsan sadece öğrenmek zorunda olduğu şeyleri öğrenir. Sadece acıyla öğrenilenler unutulmaz.
“Bunu ona söylemezdim tabii, kadınlara böyle şeyler söylersen seni terk ederler. ‘Bana yeterince hitap etmiyorsun,’ demek gerekir kadınlara, ‘şişmansın az ye,’ demek gerekir kırk beş kilo bile olsalar, ‘bu aralar biraz yalnızlığa ihtiyacım var lütfen çok üstüme gelme,’ demek gerekir, ‘ama sen benim ideallerime mani oluyorsun buna hakkın yok,’ demek gerekir, ‘ne yapayım elimde değil annemi yine çok özledim,’ demek gerekir. O zaman sana aşık olurlar. Sende aşık olunacak bir şey kalmadığında, imkansız aşkı yaşamak için.”
---
“ "Önce bir özgür olalım da, ondan sonra düşünürüz." Demiştik. Belki de hiçbir şey yapmazdık. O hissin kendisi yeterdi bize. Özgürlüğü hep insanın canının istediğini yapması zannediyoruz, oysa özgürlük her şeyden evvel bir histir. Eylemden önce o his gelir. İnsana bir şey yaptıran yahut yaptırmayan şey o histir.”
---
“ Az önce sorduğu soruların cevabını merak ediyordu. Onu neden sevmediğimi. Ama böyle şeyleri konuşmak o kadar zordur ki. Böyle şeyleri susmak bile zordur. Hemen anlaşılır neyi sustuğu insanın, en usta yalancı bile bir şey yapamaz o noktada. Sadece salakça gülümseyebilir ve o haliyle kahreder karşısındakini, tabi kendini de kahreder bu arada. Her şey yıkılır böylece iki insan arasında, tuzla buz olur, ayağı kırık at olur, daha da düzelmez, ne geçmişe özlem kalır, ne gelecekten bir beklenti, ne de şimdi yaşanılabilir bir an, hiçbir şey kalmaz. Hangi sivri zekalı zamanı üçe ayırmış ki zaten? Her şey o şimdide olup bitti çoktan, yaşananlar bitti, yaşanamayacaklar bitti, her şey yaşanamayıp bitti o şimdide.”
---
“Çünkü dedemin, benimle konuşurken söylediği bazı kelimeleri anlamasam bile, ses tonundaki iniş çıkışlardan anlardım ne demek istediğini. Yorgun bakışlarından anlardım. Onlardan anlamazsam eğer, sararmış parmaklarında titreyen Maltepe’nin uzamış külünden anlardım. İşte bunlara gerçek hayat tecrübesi denir. Boş beleş muhabbetlere benzemez. Gerçek hayat tecrübesi uykusuz kalınan gecelerde elde edilir ve gündüzleri de bir sikime yaramaz.”
---
“Birini hiçliğe mahkum edersen, elbette o senin her şeyin olmak isteyecektir.”
---
“Sonsuzluk yaratılırken de orada mıydın? Her şeyi derinlemesine düşünmeni buna mı borçlusun?”
---
Deliduman - Emrah Serbes
Gözde hoca benim kız arkadaşım olsaydı mesela, her gün böyle birkaç saat karşılıklı oturmak isterdim onunla, sessizce, özgürce bakabilirdim ona o zaman, derdim ki gerçekten bana hitap eden bir kız arkadaşım var, çok şanslı bir herifim. Bunu ona söylemezdim tabii, kadınlara böyle şeyler söylersen seni terk ederler. ‘Bana yeterince hitap etmiyorsun,’ demek gerekir kadınlara, ‘şişmansın az ye,’ demek gerekir kırk beş kilo bile olsalar, ‘bu aralar biraz yalnızlığa ihtiyacım var lütfen üstüme gelme,’ demek gerekir, ‘ama sen benim ideallerime mani oluyorsun buna hakkın yok,’ demek gerekir, ‘ne yapayım elimde değil annemi yine çok özledim,’ demek gerekir. O zaman sana aşık olurlar. Sende aşık olunacak bir şey kalmadığında, imkansız aşkı yaşamak için.
Emrah Serbes
Ama yine de onu düşünmeden tek günüm geçmemişti tek saatim geçmemişti. O da biliyordu bunu. Herkes biliyordu. Martılar bile biliyordu. Sabahın köründe çığlık atıyorlardı bu yüzden, hiç kimse onlara fikirlerini sormamışken üstelik, biz de biliyoruz demek için, sırf piçliğine.
emrah serbes