Beni bir kez tanıdıysanız bir daha hiç unutamazsınız. Aklınızın bir köşesinde hep kalırım, kaçamazsınız. Hele bir de sizi sevdiysem o sevgiyi ömürlerce arayıp kimsede bulamazsınız. Herkesin bir imzası vardır arkasında bıraktıklarına, benimki de bu.

Kiana Khansmith
Game of Thrones Daily
Claire Keane

pixel skylines
Stranger Things
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

#extradirty
RMH
he wasn't even looking at me and he found me

shark vs the universe

No title available
Jules of Nature
Sade Olutola
Three Goblin Art
cherry valley forever

PR's Tumblrdome
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

if i look back, i am lost
🩵 avery cochrane 🩵
Show & Tell

seen from United States
seen from Georgia

seen from France
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Iraq
seen from Russia
seen from Tunisia
seen from United Kingdom
seen from Iraq
seen from United Arab Emirates
seen from Uzbekistan

seen from Germany
seen from China
seen from Costa Rica
seen from Canada
seen from Angola
seen from Senegal
seen from Paraguay
@sendeyalnizkal
Beni bir kez tanıdıysanız bir daha hiç unutamazsınız. Aklınızın bir köşesinde hep kalırım, kaçamazsınız. Hele bir de sizi sevdiysem o sevgiyi ömürlerce arayıp kimsede bulamazsınız. Herkesin bir imzası vardır arkasında bıraktıklarına, benimki de bu.
Sana geldim. Herkes sana düz yollarla gelmiştir, ben dağ tepe aşarak geldim. Az biraz yoruldum, sînende dinlenmeye geldim. Bir yaram var, merheminden medet ummaya geldim. Yusuf ölünce iki sela okudu derler; biri Yusuf’a, öteki Züleyha’ya. Ben Züleyha’yı anlamaya geldim. Bu telaş öldürür seni dediler, ölmeye geldim. Sen bilmezsin, ben ölmekten korkarım; korkmadığımdan geldim sanma, elbet korktum, sonra çıktım sana geldim. Konumuz çocukluk, anlatacak pek bir şeyim yok. Ben çocuk olmaya geldim. Yüzünü güldüren bir şaka olmaya geldim. Dünyayı sermek mümkün değil önüne, ben ilacını iç diye hatırlatan olmaya geldim. Annem ölmüş, babam beni terk etmiş gibi bakma yüzüme, ben çizdiğinde kızan birinin olmayacağı beyaz duvar olmaya geldim.
Bende bir tane fotoğraf var. İçinde ben de varım. Canım o fotoğrafın tekrar içinde olmayı öyle bir çekiyor ki fotoğraftaki beni kıskanıyorum.
Gündelik hayatıma dönmeye çalışıyorum ama aklıma bir anda onun artık burada olmadığı geliyor ve ben bu gerçekle nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum.
Dünyadaki bütün binaların altında kalmış gibi sızladı içim. İşte, nasip değilmiş demek böyle hissettirir.
Seni geçmişte bıraktığım her günün gecesinde geriye dönüp bıraktığım yerden aldım. Ben senden en çok bu kadar vazgeçebiliyorum.
Demem o ki, ben şimdi sana kalk gel demem. Beklerim hep ama gel demem. Diyemem. Çünkü öyle öğrendim. Canım çok yanıyor şu an. Eğer gelirsen, sarılırsan bana, yapıştırırsan kafamı göğsüne, ortalığı ayağa kaldırırcasına ağlarım. Ama gel demem. Diyemem. Öyle öğrendim çünkü. Öyle büyüdüm.
Üstünden onca zaman geçmesine rağmen hatırladıkça bana iç çektiren sızıyı içimden söküp hiçbir yere atamadım. Zaman eskidi, ben eskidim ama o dipdiri hala ilk günkü gibi.
Çiçek açsın diye ömrümü verdiğim ağaçta cesedim asılıyor ve sen gölgesinde başka dize başını koymuşsun.
Sana verdiğim değer o kadar büyük ki bazen beni mahvettiğini unutup seni çok özlüyorum
O şehre herkesin seni son görüşünü anlattığı bir masada konuşmak zorunda kalacağım için dönmüyorum.
Görebilme ihtimalin varken yokluğuna katlanabilirsin ama bir daha hiç göremeyeceğini fark ettiğinde koskoca şehir kalbine dar gelir.
Kayahan “seni aramıyor seni sormuyorsam bu senden vazgeçtim demek değildir” demekte çok haklıydı ama öldü, ölüm bütün haklılıkları yok sayıyor.
Yusuf öldüğünde iki sela verildi diyorlar. Biri Yusuf, diğeri Züleyha için. Adım ne Yusuf ne de Züleyha. Bu kuyuda yeniyim. Kuyu serin, kuyu yüreğimden de derin.
Dedim benim seninle kırk kere fotoğrafım var, senin bundan kırk kere haberin yok.
Sürekli genişleyen bir evrende seninle bir daha aynı masada oturamayacak oluşumuzun dikeni battı elime, sen nasılsın?
Kalacak tüm izlerin hayatımda.