Ev zaten yüz yıldır burada duruyor. Yarın burada olacak. Bugün yaşıyor olmam gerekiyor.
( Catherine Marshall )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, Devlet Mah, 18.06.2021 ]

seen from Italy

seen from United States
seen from China

seen from Israel
seen from China

seen from Italy
seen from China
seen from United Kingdom
seen from Germany
seen from Russia
seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from United States

seen from United States
seen from India
seen from United States

seen from Thailand
seen from Türkiye
seen from China
Ev zaten yüz yıldır burada duruyor. Yarın burada olacak. Bugün yaşıyor olmam gerekiyor.
( Catherine Marshall )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, Devlet Mah, 18.06.2021 ]
Çünkü o kadar acıdan sonra, yola çıkanla hedefe varan aynı kişi olmaz.
( Hakan Günday )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, Devlet Mahallesi, 08.02.2023 ]
Başka bir ülke, insanın çevresinde biraz garip şekilde koşuşturan başka insanlar, bir iki ufak böbürlenmenin eksilmiş olması, dağılması, alışılageldiği nedenlerini, yalanlarını, yankısını, artık bulamayan bir gurur, bu kadarı yeter de artar bile, başınız dönmeye başlar, kuşku sizi içine çeker ve sonsuzluk sırf sizin için açılıverir, minnacık gülünç bir sonsuzluk ve birden içine düşüveririsiniz… Yolculuk dediğiniz şey bu minnacık hiçliğin, dalyaraklara mahsus bu baş dönmesinin arayışıdır…
( Louis-Ferdinand Céline, Gecenin Sonuna Yolculuk, 1932 )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, Devlet Mahallesi, 05.08.2020 ]
https://golgegezgin.blogspot.com/2015/03/golge-gezgin.html
Ormanlar ve korularda halklar ve aileler halinde yaşayan ağaçlara hayranım ben. Tek başına duran ağaçlara daha da hayranım. Yalnız insanlar gibidir onlar. Şu ya da bu zaaftan ötürü sıvışıp giden münzeviler gibi değil, yalnızlaşmış büyük insanlar gibi, Beethoven ve Nietzsche gibidirler. Tepelerinde uğuldar dünya, kökleri sonsuzluğa uzanır ama sonsuzlukta kaybolup gitmez, var güçleriyle tek bir şey için, onlara özgü, onlarda içkin yasayı yerine getirmek, büyüyüp serpilmek, varlıklarını ortaya koymak için çabalarlar. Hiçbir şey daha kutsal, hiçbir şey daha mükemmel değildir güzel, güçlü bir ağaçtan. ( Hermann Hesse, Ağaçlar )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, Devlet Mahallesi, 15.10.2019 ]
https://golgegezgin.blogspot.com/2015/03/golge-gezgin.html
Gidersem, başkalarına isyan etmiş olurum; gitmezsem isyanım kendime olur.
( Jean - Paul Sartre )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, Devlet Mahallesi, 17.02.2021 ]
https://golgegezgin.blogspot.com/2015/03/golge-gezgin.html
Ben, aklımla, ruhumla ve cesaretimle ilerliyorum. Öyle çok fazla bir yetenek ve kabiliyetim olduğunu düşünmüyorum. En dipten başladım ve yukarıya ilerliyorum. ( Muhammed Ali )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, Devlet Mahallesi, 05.09.2020 ]
https://golgegezgin.blogspot.com/2015/03/golge-gezgin.html
Tebriz’ de kaldığımız otele taksiyle geri dönerken şoförle aramızda hareketli bir muhabbet başladı. Bu arada Tebriz’ deki bütün taksiler gibi bunda da Türkiyeli pop şarkıcılarının kasetleri çalınıyordu avaz avaz. Konumuz oldukça derin ve hayatiydi. Sadece İran’ da değil, dünyanın pek çok ülkesinde, sokaktaki insanın, düzene karşı tavrını belirlemesinde önem taşıyan bir meseleyi konuşuyorduk. Şöyle açılmıştı mevzu: ‘Azatlık mı mühim emniyet mi?’
Bu konuşmanın üzerinden bir yıl geçmiş, bu arada İran kitabı da yayınlanmıştı ki, ABD’ nin İkiz Kuleleri ve Pentagon vuruldu. Ne ferazetli taksi şoförüymüş ki o, dünyanın gündeminde gelecek tartışmayı Tebriz’ de başlatmıştı. ‘Özgürlük mü, güvenlik mi?’ Bu konunun her açılışında karşıma bir misal çıkıyordu artık, hayatlarımızın yeni hali, dünyalarımızı kuşatan fanus misali, kimi kalın, kimi daha ince bir fanus...
( Özcan Yurdalan, Ahşap Fanus, Sarı Otobüs-1: İran yolculuğu, 2001 )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, Devlet Mah. 04.09.2020 ]
https://golgegezgin.blogspot.com/2015/03/golge-gezgin.html
Çoğu insan onları mutsuz eden koşullarda yaşıyor ve gene de bunu değiştirmek için hiçbir şey yapmıyorlar. Çünkü güvenli, rahat, rutin bir hayata koşullanmış durumdalar. Tüm bunlar huzur veriyor gibi görünse de insanın içindeki maceracı ruh için kesin olarak çizilmiş bir gelecekten daha yıkıcı bir şey düşünemiyorum. İnsanın yaşama arzusunun özünde macera tutkusu yer alır. Yaşamın keyfi deneyimlerdedir, bu yüzden sürekli değişen bir ufuktan daha büyük keyif olamaz. Her yeni gün yepyeni bir güneşin altında doğabilir. Hayattan daha fazlasını almak istiyorsan, monoton bir güvenlik hissine dair inadını bir kenara bırakıp, sana ilk başta çılgınca gelebilecek bir hayata adım atmalısın. Bu yaşama bir kez alıştıktan sonra, tüm anlamını ve inanılmaz güzelliği göreceksin.(Chris McCandless’ın Ronald Franz’a yazdığı mektuptan)
( Jon Krakauer, Yabana Doğru, 1996 )
.
.
.
.
.
[ Ankara, Çankaya, Devlet Mah, 30.08.2021 ]