Bu yaz hic bitmesin...
Normalde en sevdigim mevsimler sonbahar ve ilkbahardi ama galiba ben yazi da sevmeye basladim. belkide son yillarda hayatimin en guzel yazi oldugu icin....bi degisik oluyor hersey.... Yaz geldi mi, yeşile, maviye koşuyor insan… Evde kapalı kalmaktan sıtkı sıyrılan bedenler bildiğin firar ediyor… Planlar yapılıyor, hafta sonlarının anlamı artıyor, yapılan programlar günlük rutinlere dayanma gücünün çoğalmasını sağlıyor. Kısacası yaz gelince insanlar bir hoş oluyor… Biraz yeşillik, mavilere dalınan bir sahil ve güneş ışığı yeterli geliyor. Zihinler aydınlanıyor, kış düşünülmüyor, ayakkabılar, kıyafetler ve hatta ruhlar hafifliyor, paylaşımlar, sohbetler artıyor… Akşamları rengarenk kokteyller içiliyor, rakı masaları kuruluyor, mezeler yapılıyor… Renkli giyiliyor, renkli görünülüyor, renkli yeniyor, renkli içiliyor…
Tüm bunlar tek başına yapılamıyor tabi ki. Dost gerekiyor. Sohbet gerekiyor.Telefonun ucunda, sizin için hep hazır olduğunu bildiğiniz bir dost ve ya biri arıyor. Sizinle gülen, sizinle ağlayan, sizinle yemek yerken bile mutlu olan. Öyle dost olduğu sanılan ve hayatınızdan gelip geçecek suretlerden birinden bahsetmiyorum. Sizin dertlerinizi dinleyen, çözümler sunduğunu sanan, sadece nasıl dolduracağını bilmediği boş vakitlerinde yanınızda olan biri değil yani. Siz mutlu olunca, kendisi mutlu olmuş gibi sevinen, kendisi mutsuzsa bile sizin mutluluğunuzdan nasiplenen, umutlanan, kazandığınız maddi, manevi tüm değerleri alkışlayan, sizinle birlikteyken siz değil de, tam anlamıyla kendisi olan, derdiniz olduğunda, kendi derdiymiş gibi acıyan, kadın gibi kadın, adam gibi adam… Kötü gün dostu çok inanın. Yaşadığınız üzüntüleri dinleyip, biriktirip, kendi haline şükretmek için yanınızda olan, o dönemde sorunları olmadığı için kendisini yaşam gurusu sanan ve kendi hayatından örnekler sunan, akıl satan birçok kişi olmuştur hepimizin çevresinde. Ben iyi gün dostundan bahsediyorum. Sizin mutluluğunuzun mutlu yaptığı, sizin varlığınızın rahatlattığı, sizin başarınızın gururlandırdığı… Çok dostum var demeyin bu sebeple. İyi düşünün… Birçoğu sadece tanıdık ve hepsinin görevleri var yine de hayatınızda. Kimiyle gülüyor, kimiyle ağlıyor, kimiyle de dedikodu yapıyoruz… tabi, onlar da gerekli yaşamamızda. Şanslı mıyım? Evet şanslıyım... Bir dolu insan biriktirmişim... Son zamanlarda daha iyi anladım... hayatin gecmesini oyle oturup beklememek lazim. bir de etrafinizda gozunun icin bakan , sizi mutlu etmek icin cabalayan birileri olursa, oyle biseylere takilip kalmak haksizlik olur bundan sonra. yasamak lazim... ne demisler : Hayat paylaşınca güzel...











