Bu gece gökyüzü, sanki bütün yıldızlarını senin adını yazmak icin toplamış. Ben ise her birine bakarken seni benden alan kaderi sorguluyorum. Ne kadar parlak olurlarsa olsunlarhiçbir yıldız gözlerinin yerini dolduramıo Yokluğun, gecenin en sessiz saatinde kalbime düşen bir sızı gibi. Bu özlemin adını ne sen koy ne ben. Bazı acılar anlatildikca küçülmez yalnızca insanın içinde daha derin bir yer edinir. İlmek ilmek işlenir oraya. Ne geçiyor ne de alışılıyo iste insan zamanla her şeye alışır derler ama insan en çok sevdiğinin yokluğuna alisamaz aslinda. Sanki içime kaktüs dikmişler de gün geçtikçe daha çok büyüyor ben nefes aldıkça daha çok batiyo gibi. Anlarsın ya bu derin bi sancı Eftelya. Eğer elimde olsaydı, sana yıldızlar kadar sonsuz dilek hakkı verirdim. Hatta benimkilerde senin olurdu. Belki o zaman güzelliğin tanrıçaların bile kıskanacagi kadar büyürdü ve Afrodit bile senden kendini esirgerdi. Dilerdim ki bütün hayallerin gerçek olsun. Dilerdim ki Afrodit bile güzelliğini kıskansın.Fakat bütün bu ihtimallerin içinde beni en çok korkutan tek bir soru var..eğer bir gün tanrıçalar kadar yücelirsen, dönüp ardında biraktigin beni hatırlar mısın? Yoksa unutmak, ölümsüz olmanın ilk bedeli midir? Söyle Eftelya beni gerçekten seviyorsan ölümsüz yada fanı olman neyi değiştirir ki bazen düşünüyorum da blki de seni en çok, hiç yasaanmamis anılarımız için seviyorum. Elini hiç bırakmadan yürümek istediğim yollar vardı. Gözlerine bakıp susmak istediğim akşamlar çocuk olmadığımız ama beraber coxuklastigimiz günler. Kahkahaların kulaklarımda yankılanıyor seni öyle çok özledim ki bir kuş olup uçup gelsen yanıma seni hemencicik tanırdım. O kadar tanidiksin bana Şimdi hepsi, gerçekleşemeden içimde mezarı bile olmayan hatıralara dönüşüyo Biliyor musun? İnsan sevdiğini kaybettiğinde ağliyo lakin sevdiği hâlâ nefes alırken ona dokunamıyorsa... İşte o zaman ruhu ağlıyor. Benim ruhum, senin adını her gece sessizce fısıldıyo belki duymuyorsun..belki duymak istemiyorsun. Ne bileyim belki de artık başka biri, senin gülüşünü benden daha yakindan görüyor.İşte bunu düşündüğüm her an, göğsümün tam ortasında yeni bi kaktüs açıyor gibi oluyo. Yine de seni suçlayamıyorum.Çünkü aşk, sevdiğini kendine mahkum etmek değil onun yokluğunda bile ona dua edebilmektir.yime de itiraf etmeliyim ki ben o kadar güçlü değilim Eftelya. Yani tamam sna mutlu ol demek istiyorum, fakat içimdeki aşık, mutluluğunun içinde biraz olsun bana ait bir iz ariyo belki bir şarkıda belki bir yağmur kokusunda belki de gecenin bir vakti sebepsizce içini acıtan bir boşlukta... Cünkü ben, seni unutacak kadar az sevmedim ve emin ol seni uzun süre bekleyecek kadar da çok sevdim eğer bir gün yolun yeniden bana düşerse, bana neden hâlâ burada olduğumu sorma. Cünkü bazı insanlar gider bazilari ise kalır. Ben ise gidenin ardından gitmeyip, kalmanın en ağır hâlini yaşayanlardanim Ve bil ki Eftelya sen hiç solmayacsk ciceklerden daha ozelsin kışın ayazinda açan Kardelen çölün sicaginda açan gelincik.. fark etmez. Eftelya eğer bir gün gökyüzündeki son yıldız da sönerse, karanlıkta bile seni bulabilecek kadar ezbere biliyorum kalbini.Çünkü sen benim en güzel tesadüfüm değil en uzun süren hasretim oldun.