Okula herkes lanet okuyor ve beddua ediyor bu beddualar tutmuş olabilir mi egitim sisteminin bu kadar kötü olmasına bir de bu açıdan bakalım bence

seen from Türkiye
seen from Japan

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from Germany

seen from Italy
seen from United States

seen from Malaysia
seen from China
seen from Georgia
seen from Türkiye
seen from China
seen from Australia

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Australia
seen from Italy
seen from Hong Kong SAR China
seen from China

seen from Italy
Okula herkes lanet okuyor ve beddua ediyor bu beddualar tutmuş olabilir mi egitim sisteminin bu kadar kötü olmasına bir de bu açıdan bakalım bence
#egitimsistemi
Eğitimimiz ve 147
Eğitim ve öğretimin günbegün zorlaştığı, rekabetin hızla arttığı ve tartışmaların şu günlerde sistemler, müfredatlar vesaireler bu kadar hızlı değişirken öğrencilerin akılları çorba olmuş durumda iken acaba öğretmenlerimiz ne durumdalar?
Ülkemizde sağlam bir sisteme oturtulmamış bir çok şey gibi eğitim sistemimizde sallantıda ve daha önemli meseleler gözümüzün önünde sürekli aynı acınası haliyle devam ederken, eğitimde eşitliğ sağlayıcı etkenlerden olan dersanelerin kapatılma durumu bana göre şu an için gereksiz ve sonra ele alınması gereken bir hamle idi.
Özel liseler, özel anadolu liseleri, özel fen liseleri, devletin anadolu ve fen liseleri ve son dönemde özel kurumlarında boy gösterdiği "iş garantili" meslek liseleri derken tam bi okul karmaşası oluşuverdi. Düz liselerinde hızla anadolu liseleri olmasıyla artık herkesin "Bende anadolu lisesi kazandım!" diyerekten bu coşkuyu(!) yaşaması sağlandı.Aslında bu kararın herkesin "kendi sınav zamanındaki hazır bulunuşluluğunu aynı şekilde paylaştığı kişilerle" (kesinlikle "seviye" denmesine karşı olduğumu bildirmek isterim.Zira bu sınavlar zeka ölçen sınavlar değildirler, olamazlar ki bu olayın sınavıda olmaz.) aynı okullarda okuması her öğrenci için daha ideal olabilir.
Devlet okulları günümüzde sadece puan seviyesinde aldığı öğrencinin durumu bakımından özel okullarla yarışabilir durumda.Bunu itiraf etmek gerek.Herkes bilmeli ki imkanlar eşit değil.Ayrıca özel kurumlarda öğretmen kadrosunun öğrencilere olan yaklaşımı,(Bu yaklaşımın sebebini başka unsurlara bağlayabilirsiniz fakat asıl olan böyle olması gerektiğidir.Çünkü insanlık ve eğitimcilik bunu gerektirir.) ve sahiden de öğrenci odaklı olmaları maddi imkanları iyi olup bu okularda okuyabilen öğrencileri, bileğinin hakkı ile dersleri ve hocalarıyla mücadele eden, bulunduğu yere tırmanarak gelmiş öğrencilerle rekabete sokabilmek için gerek ve yeterli sebepler olarak karşımıza çıkıyor.
Ne kadar acı ki, tecrübeyle sabittir. Özel kurumlarda notlar tabiri caizse saçılmakta.Bu durumda üniversiteye girişte okuldan maksimum verim almak adına yapılabilinecek en güzel şey. Bu tutumu biz net olarak biliyorsak günümüz seçkin anadolu liselerinin "güzide" öğretmenleri neden öğrenciye not olarak 100 puan vermeyi kendisini aşağılayan bir durum gibi görür ki?
Bir diğer nokta ise her öğrencinin 4 sene sonra girdiği bir üniversite sınavı gerçeği var iken anasınıfından seçmeler türünden performans ödevleri.Kartonlara çiçekler böcekler yapıştırmalar, çıktı olmasın kabul etmemler falan filan.Zulmeden öğretmen modeli o kadar yaygın söylenmesi gereken o kadar çok şey varki.
Benim bir isteğim şu ki; MEB'in 147 hattından şikayetlenenlerin adaletsizliğe uğrayan bir öğrenciye, saygısız, sevgisiz, küstah bir öğretmene maruz kalan bir öğrenciye ne yapabileceğini söylemeleri. Ben bizzat, ne yazıkki okumuş olduğum lisemde (gariptir ama iyidirde) öğrencilerin koktuğunu, ahıra girdiğini hissettiğini ve bu türden yazmak bile istemediğim şeyleri söyleyen küstah bir öğretmene tanık olduğumdan bunu istiyorum..İlkokulda kendisinden 30, 40 yaş küçük çocukları kendisine bir yetişkinmiş gibi muhattap alarak Beden Eğitimi öğretmeni olmanın getirdiği derste herkesi boy sırasına dizme nimetinden faydalanıp, karşısına alarak "Ulan Gerizekalılar!" diyen bir bayan öğretmene tanık olduğumdan bunu istiyorum.
Evet, ben böyle insanların zulmünden korunabilmeliyim.Herkes korunabilmelidir. Bu bir haktır.Kimse kusura bakmasın.
Eğitim Sistemi ?
Uzun yıllardan beri nakış gibi işlenen bir operasyon var.. İnsan yetiştirip belirli pozisyonlara getirmek suretiyle, özellikle hukuk sistemimizin dünya görüşündeki değişimi ergenekon ve balyoz davalarında gördük..
Memleket suriye, pkk ve şehit gündemlerine kitlenmişken; 4+4+4 adı altında, bilardo oynayanların bir deyimindeki gibi "çok ince" görüyorlar... Hali hazırda Türkiye de ki eğitim sisteminin; okullar,dershaneler ve yurtlar ile birlikte, %70 i belirli bir dünya görüşüne hizmet edip, o görüşü eğittikleri gençlere aşılıyorlar..
Şimdilerde; okullara başlama yaşı 1 yaş geriye çekildi..Okulların bir çoğu "İmam Hatip"lere çevrilmeye başlandı..Diyanet İşleri Türkiye deki tüm camilere gönderdiği hutbesinde cemaatleri, "Çocuklarını imam hatiplere kaydettirmelerini" telkin etmeye başladı..Bütün illerde imam hatip tanıtım ve promosyon panklartları etrafları süslemeye başladı..
Son olarakta bugün RTE dershanelerin kapatılacağını söyledi..Dershanelere okul açmalarını telkin etti..Okul açanlara öğrenci göndereceklerini söyledi..
Parçaları sondan itibaren birleştirmemiz gerekirse; dershaneler kapatılınca sadece güçlü olanlar okullaşabilecek, zaten % 70 i belli bir dünya görüşüne ait.. "O" kesimin mali gücü ile bir çoğu okullaşacak, devletimizde oralara öğrenci gönderecek..Ağaç yaşken eğilirden yola çıkaraktan 66 aylık çocuklar okul sıralarında yer alacak.. Böylece, bebeklikten itibaren eğitim sisteminin % 85 ini ele geçirecek olan bir dünya görüşü doğrultusunda yetiştirilecek insanlarımız.. Bundan 10-15 sene sonra da hemen hemen bütün köşe başlarıda bu dünya görüşü tarafından yetiştirilen insanlar tarafından tutulacak ve başka dünya görüşleri azınlıkta kalacaktır...
Ve bu konuda şu an ki yapılanmalar göz önüne alındığında, diğer dünya görüşünün direnme yada mücadele etme şansı olmayacak gibi gözüküyor..Çünkü bir taraf çalışırken öteki tarafın ne yaptığı konusunda hiç kimsenin bir fikri olduğunu sanmıyorum..
Saygılarımla,
Doğuşcan