En passion(The Passion of Anna )
dir. Ingmar Bergman
1969
seen from Ukraine
seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from Kazakhstan

seen from Pakistan

seen from Russia

seen from United States
seen from Ukraine

seen from United States
seen from Russia
seen from United States
seen from Ukraine
seen from United States
seen from India
seen from Ukraine

seen from Morocco
seen from China
seen from United States
seen from Dominican Republic
En passion(The Passion of Anna )
dir. Ingmar Bergman
1969
The Passion of Anna 1969 | dir. Ingmar Bergman
"ama bilmen gerekir ki, benim etrafıma ördüğüm bir duvarım var. mutlu olsam bile bunu sana anlatamam veya gösteremem. gözlerinin içine bakabilirim ama senin derinliklerine ulaşamam. beni anlıyor musun? ben o duvarın gerisindeyim. o duvarla kapattım kendimi her şeye. her şeye o kadar uzağım ki. sıcak, neşeli, hayat dolu olmak istiyorum. küçük düşürülmekten çok korkuyorum. yerin dibine girmişim gibi oluyor, ama o rezilliği ve onunla birlikte yerin dibine batmayı da kabul ettim. beni anlıyor musun? kendini bir hayal kırıklığı olarak görmek ne acı. bazı insanlar, iyi niyet kisvesi altında aşağılayarak sana ne yapman gerektiğini söylerler. bunu yaşayan bir canlıyı ezip geçme isteğiyle yaparlar. ben bir ölüyüm. hayır, bu fazla duygusal oldu. ölü değilim, ama haysiyetim olmadan yaşıyorum. kulağa saçma ve yapmacık geliyor, biliyorum. birçok insan kendine saygısı kalmamış bir halde yaşar. kalpten yaralanmış ve üstüne tükürülüp aşağılanmış bir şekilde. onlar, yalnızca yaşıyorlardır. başka hiçbir şey bilmezler. hem bilseler bile, ona hiçbir zaman ulaşamazlar da. insan hiç aşağılanmak yüzünden hasta olabilir mi? bu, onunla yaşamak zorunda olduğumuz bir illet mi? özgürlük hakkında çok konuşuruz. özgürlük, aşağılanmış olan için sadece bir zindan değil midir? yoksa o sadece aşağılanmışların tahammül edebilmeleri için kullandığı bir ilaç mı? bu hayatı sürdüremem artık. pes ettim. artık direnmeyeceğim. günler geçip gidiyor. güneş, uyanayım diye çığlık atar gibi yolluyor ışığını. uyku ise sadece beni kovalayan kabuslardan ibaret. karanlık, hayaletleri ve anılarımla kulaklarımı tırmalıyor. daha kötü durumda olan insanların diğerlerinden daha az şikayet ettiklerini fark ettin mi? en sonunda kabullenip susmuşlar. oysa onların da diğerleri gibi gözleri, elleri ve hisleri var. hem cellatları hem de kurbanları barındıran ne geniş bir ordu. güneş yavaşça doğuyor ve batıyor. soğuklar yaklaşıyor. karanlık. sıcaklık. koku. her şey sessiz. kaçıp kurtulamayız. artık çok geç. her şey için çok geç."
Imagine a chess anime where the first season’s climax is an amateurs tournament and has a focus of one character trying to convince another that the match is a draw by stalemate.
Like, the unessisarly cocky antagonist says something like, “You really had me on the ropes, but sadly you took all my pieces just to end up in a state where I can’t move,” and then the protagonist, after a long inner monologue says something like “you fool, you always had a move choice, you forget (insert thing that is probably En Passant here),” and the antagonist responds in a blood-curdling yell
"En passion" (1969) - Ingmar Bergman
Films I've watched in 2023 (68/119)
This is probably my favourite Bergman film.
It's got a very powerful stillness, and the cinematography is simply stunning! My hat's off to Sven Nykvist.
bilmen gerekir ki, benim bir duvarım var etrafıma ördüğüm. mutlu olsam bile bunu sana anlatamam veya gösteremem. gözlerinin içine bakabilirim ama senin derinliklerine ulaşamam. ben o duvarın gerisindeyim. o duvarla kapattım kendimi her şeye. o kadar uzağım ki her şeye. sıcak, neşeli, hayat dolu olmak istiyorum. özgür olmak istiyorum. küçük düşürülmekten çok korkuyorum. yerin dibine geçmiş gibi oluyor. ama o rezilliği ve onunla birlikte yerin dibine geçmeyi de kabul ettim. kendini bir düş kırıklığı olarak görmek ne acı…
En passion, Ingmar Bergman, 1969