“O cebindeki şey... silah mı? Yoksa gördüğüm bir kadeh pahalı şarabın yan etkisi mi?”
seen from United States
seen from Netherlands
seen from China
seen from Indonesia
seen from Serbia
seen from United States

seen from France

seen from United States

seen from China

seen from Malaysia
seen from Canada
seen from United States
seen from China

seen from Indonesia

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from Russia

seen from Brazil
“O cebindeki şey... silah mı? Yoksa gördüğüm bir kadeh pahalı şarabın yan etkisi mi?”
“Az önce abartısız söylüyorum ki saymaktan yorulacağım kadar çok alkol aldın ve inanılmaz derece de sağlam görünüyorsun ? Ve ben sapıklık olsun diye değil biraz daha çekingen davranıp kimseyle konuşmasaydım patlayacağım dan korktuğum için ne kadar alkol aldığını karışıyorum. Ve doğrusu alkol konusundan sohbet açıyorum. Yaşasın dobralık!”
“Ne demek geç kaldın? Geç felan kaldığım yok tamam mı? Hem bu kıyafeti ne zor buldum haberin yok. Pek kullandığım şey değil sonuçta. “
“Yok ya, sağol. Bence bütün gün burada dikilmek en iyisi.”
“Onun ananas olmadığına eminim. Kim bir baloya ananas getirir ki hem? Mesela ben getirmem. Getireceğime ölsem daha iyi. Baloda ananas ne cidden?”
“Saçmalama sarhoş olmadım canııııım, ne sarhoşu yaaa a-a.”
“Bedava içki demişlerdi...”
Aynada son bir kez kendine, uzun süreli değişim tohumlarının verdiği çiçeklere baktı. Değişmişti, hemde fazlasıyla. Aldığı darbeler ve yaralar yüzünü fazlasıyla değiştirmiş, gelişmiş yapısı ve uzayan saçlarıyla ‘Kimyager’ Rick White’ın çok uzağında biri olmuştu. Dövüşlerde parmağına yüzük takmak yasak olduğundan dolayı boynuna iple asmıştı. Chloe’yi tamamiyle kaybettiği günden bu yana hiç çıkartmamıştı bu ipi, çıkartmaya da niyeti yoktu.
Onu evinden almamış, balo salonunda buluşmaları gerektiğini söylemişti. Fazlasıyla utanıyordu, böylesine ‘kütük’ gibi bir görünümün altında halen eski duyguları şu an hissettiği heyecan kadar tazeydi. Üzerine giydiği düz beyaz gömleği düzelterek bulunduğu odadan çıktı ve balo salonunun barına oturarak bir viski istedi. Düne kadar dövüşmeyi sürdürdüğü için el kemiklerindeki kanamaların bıraktığı yara izleri hala duruyordu ve bunu gizlemek için iki elini de bandajla sarmıştı. Olduğundan çok daha ters bir şahsiyete bürünmüştü ve bundan pişman değildi. Heyecandan sağ eli titriyordu ve bunu gizlemek için parmaklarıyla ritim tutuyordu. Birazdan göreceği güzelliği sabırsızlıkla bekliyor ve kendini dizginlemeye çalışıyordu.