chloedelgadorpg:
Rick yüzünü buruşturduğunda Chloe onu taklit etti. Bunu yapmaktan asla bıkmazdı. Soğuk eli kendi elinde hissettiğinde irkildi, ardından elini tamamen kavrayarak hafifçe sıktı. _ “Alex.”_ diye mırıldandı, karnına bakarken. “Yani, kız olursa Alexandria; erkek olursa sadece Alex.” diye ekledi. Hamile olduğunu öğrendiği günden beri bu isimden emindi.
Torpidoya uzanarak birkaç ilk yardım malzemesi çıkardı. Genç adama daha da yaklaşarak yüzündeki yaraları temizlemeye başladı. Oldukça nazik olmaya çalışıyordu. Bununla uğraşırken, ona neler yapmış olabileceklerini aklından çıkaramıyordu ve bu onu neredeyse delirtiyordu. Sevdiği adama işkence etmişlerdi ve Chloe’nin elinden gelen tek şey tüm bu olaylar bittikten sonra onu kurtarmak olmuştu. Kendine kızmamak elinde değildi. Rick’in yüzündeki yaralar bir yana, onun sadece üzülmesine bile tahammülü yoktu ve bu onun kaldırabileceğinden çok daha fazlaydı. Yaptığı iş ile duygusal bir insan olması mükemmel bir çelişkiydi, ancak söz konusu Rick olduğu zaman göze alabileceklerinin sınırı yoktu.
Temizlenen yaralara yara bandı yapıştırdıktan sonra hafifçe gülümseyerek “İşte oldu.” diye mırıldandı. Gülümsüyordu, ancak gözleri yaşarmıştı. Bir sebepten dolayı bunu engelleyemiyordu. Ağlamamaya çalışıyordu, ancak bu çok zordu. Aslında bakılırsa ağlanacak bir durum yoktu. Yaşıyorlardı, birlikteydiler. Ancak tüm bu olaylar Chloe'yi o kadar çok strese sokmuştu ve o kadar korkutmuştu ki… Rick'i bir daha görememe düşüncesi onu mahvetmişti. Şimdi ise ağlıyordu, çünkü rahatlaması gerekiyordu. Fazla dayanamayarak başını Rick'in omzuna gömdü. Rick, onun ağlamasından nefret ederdi, bu yüzden iç çekişlerini durdurmaya çalışıyordu ancak pek başarılı olduğu söylenemezdi.
Dediklerini yalnızca sükunet ile dinlemiş, olayın duygusallığını tamamiyle içine atmıştı. Bir bebekleri olacaktı, her şeyden habersiz. Yapılan tüm kötülüklerden habersiz bir varlık doğacaktı. Bu ne kadar güvenliydi ? Hamilelik gibi bir yük ile uğraşırken büyük çaplı bir çeteye kafa tutacak kadar cesaretli bir anneye sahip olmak, ailesinin güvenliği için elini kana bulamaktan korkmayan bir babaya sahip olmak, güvenlik kavramını bebek White için yüzde yüz kesinlikte kılıyordu. İlk yardım bilgisini konuşturduğu sırada hiçbir şekilde ses çıkartmadı çünkü canı fazlasıyla yanıyordu. Bu gibi durumlarda küçük bir çiziğe bile nazlanabilir, canını fazlasıyla yakabilirdi. Bu gibi durumdan kastı karşısındaki kişinin Chloe olmasıydı. Onun karşısında aldığı yarayı her zaman olduğundan farklı bir boyuta taşır ve eğlenirdi. Chloe bunu her defasında fark eder ancak aldırış etmez, her defasında üzerine düşerdi. İkisi de bu gizli, sessiz şakanın farkındaydılar ve çocukça olmasına rağmen belki de sahip oldukları en güzel şeylerden biriydi.
İkisininde gözü nemli ve bir o kadar hüzünlüydü, aşırı stresten, silahların patlamasından ikisi de bitkin düşmüştü. Rick ne kadar alışkın olsa da Chloe silahları sevmezdi, mümkün olduğunda uzak kalmaya çalışırdı ve bunda da başarmıştı. Aralarının bozuk olduğu Romero ile anlaşmayı sağlamış, yine zekası ile kendini göstermişti ancak oluşan çatışma ikisinin de canını sıkmıştı. Başını omzuna gömmesiyle bozuntuya vermeden aynı doğrultuda ellerini Chloe’nin saçlarına götürmüştü. Saçlarıyla oynanması, en sevdiği ve moralini en kısa sürede düzeltebilecek şeydi. Bu yüzden bunu yapıyordu, eğer kendisi de ağlarsa, ipler fazlasıyla kopabilirdi. Kendini tutacaktı. Onun için, bunu yapacaktı. Tıpkı yaptığı diğer her şey gibi.
Sevdiği kadının omzunda hıçkırmasına dayanması yalnızca otuz saniye sürmüştü. Sağ elini yavaşça saçlarından yüzüne doğru indirdi ve çenesine dokunarak havaya kaldırdı. Omzunu ıslatan göz yaşlarının yüzündeki kalıntısı, yüzünü de ıslatmıştı. Torpidodaki peçeteden bir tane alıp yüzündeki ıslaklığı sildikten sonra Chloe’nin gözlerinin içine baktı. Aralarındaki mesafe yok denecek kadar azdı. ‘’Eğer kız olursa ve bu gözlere sahip olursa tekrardan mafyalığa dönebilirim.’’ Diyerek güldü, sağ eli halen daha çenesinde duruyordu.
















