Aynada son bir kez kendine, uzun süreli değişim tohumlarının verdiği çiçeklere baktı. Değişmişti, hemde fazlasıyla. Aldığı darbeler ve yaralar yüzünü fazlasıyla değiştirmiş, gelişmiş yapısı ve uzayan saçlarıyla ‘Kimyager’ Rick White’ın çok uzağında biri olmuştu. Dövüşlerde parmağına yüzük takmak yasak olduğundan dolayı boynuna iple asmıştı. Chloe’yi tamamiyle kaybettiği günden bu yana hiç çıkartmamıştı bu ipi, çıkartmaya da niyeti yoktu.
Onu evinden almamış, balo salonunda buluşmaları gerektiğini söylemişti. Fazlasıyla utanıyordu, böylesine ‘kütük’ gibi bir görünümün altında halen eski duyguları şu an hissettiği heyecan kadar tazeydi. Üzerine giydiği düz beyaz gömleği düzelterek bulunduğu odadan çıktı ve balo salonunun barına oturarak bir viski istedi. Düne kadar dövüşmeyi sürdürdüğü için el kemiklerindeki kanamaların bıraktığı yara izleri hala duruyordu ve bunu gizlemek için iki elini de bandajla sarmıştı. Olduğundan çok daha ters bir şahsiyete bürünmüştü ve bundan pişman değildi. Heyecandan sağ eli titriyordu ve bunu gizlemek için parmaklarıyla ritim tutuyordu. Birazdan göreceği güzelliği sabırsızlıkla bekliyor ve kendini dizginlemeye çalışıyordu.