Kitap tamirini şimdiye kadar ‘ciltleme’ boyutunda düşünmüş, niyeyse sadece tarihi bir değeri olan kitapları yaşatmanın profesyonel olarak ele alınacağını düşünmüştüm. Ama benim gibi ‘kutsal bilgi kaynağı’ kullanıcılarının karşısına çıkan pek hoş şeylerden biri de bu yanılgımın harika bir örnekle ortadan kalkması oldu.
Nobuo Okano, otuz senedir kitap tamiri yapan bir profesyonel. Gidip çırağı olmayı isteme garantili bir tamir hikayesine hazır mısınız?
Dilerseniz videoyu izleyin, ama Japonca bilmiyorsanız sadece ‘izleyebilirsiniz’. Dilerseniz de aşağıda biraz aşamalı hikayeleştirmeyle yol aldıktan sonra izleyin; fakat mutlaka izleyin!
Bu hikayeleştime timucin cinar adlı sözlük kullanıcısından geliyor:
“şimdi ben önceden de kitapların tamir edildiğini, elden geçirildiğini, cildinde eğer bir sıkıntı varsa bunların halledilebildiğini biliyordum. kendim de daha önce küçük başlı 3-5 tamirat gerçekleştirdim.
kağıt doğası gereği zaman geçtikçe yıpranan bir şey. yani sen kağıda güzel bir şekilde de baksan mutlaka eskime yapacak ve sararacak. neden? çünkü kağıdın yapımında kullanılan katkı maddeleri nedeniyle. ham maddesi bildiğiniz üzere selüloz. ancak içinde katkı maddeleri de mevcut. mesela bildiğimiz en önemli katkı maddesi lignin. yani bir kağıt önemli oranda selüloz ve ek katkı maddeleri içermekte. saf selüloz renksiz bir madde. ancak ışığı yansıtan yapısıyla beyaz görünmekte. işte o aldığımızda bembeyaz duran kağıtlar gün geçtikçe sararacak. katkı maddeleri zamanla yükseltgenir. yani oksijenle tepkimeye girerler ve molekül yapıları da değişir. bu moleküllerin bir kısmı ise kromofor gruplar içerir. işte bu kromofor dediğimiz şeyler de moleküldeki yapıya renk veren bölümler. farklı dalga boylarındaki ışık ışınlarna göre sarı, kahverengi tonlarında görürüz biz bu kağıtları.
kağıtın sağlam kalabilmesi için nem ölçüleri de çok önemli. yani sizin küçük bir kütüphaneniz veya kitaplığınız varsa uygun nem oranları olmayan bir odada bulunuyorsa, torunlarınıza bunların sağlam ve kullanılabilir şekilde ulaşacağını sanmayın. ecnebiler, özellikle kütüphaneler ve müzelerde çok dikkat ederler bu nem, hava durumu vs işlerine. biz de ise dere yatağının kenarına nemli bölgeler önemli el yazmalarının bulunduğu kütüphaneler yapılır ve gerekli ekipmanlar kullanılmadığı için kitaplar burada harap olur. sanırım ilber ortaylı ya da murat bardakçıydı tam hatırlamıyorum. gündeme getirmişlerdi bu durumu bir ara.
yani kitabı veya defteri eğer hatıra olarak kullanmak istiyorsak ve sağlam kalmasını da arzu ediyorsak, bakımı çok önemli. geçen gün arkadaşım bir kitap hediye etti. bir şairin 1960lı yıllardan ilk basım bir şiir kitabı. kitap biraz harap olmuş. acaba nasıl düzeltilir diye araştırdım biraz.
haliyle aşağıda görseller var tek tek link tıklamak istemeyenleri şuradan alalım.
çok profesyonel çalışan insanlar var.
işte bunlardan birisi de nabuo okano adlı abimiz. kendisi japon. şurada fotoğrafı.
adamın biri bir gün kendisine japonca-ingilizce sözlük getiriyor. 1000 sayfalık. kendisi lise yıllarında kullanmış. şimdi de kızına hediye etmek istiyormuş ama kaldırıp vitrine koysun diye değil tabi. kızı da kullansın istemiş adamcağız.
getirdiği dözlük şu.
nabuo okano amcamız da ben tamir ederim diyor tabi. kendisi de yıllardır yapıyormuş işi. bir çok malzemesi de var. çeşit çeşit tutkalları, fırçaları cımbızları vs bilimum gerekli ekipmanı var. şuradan da ekipmanları görebilirsiniz.
kendisi önce cildin yapıştırıldığı omurga kısmın artık tutkallarını vs. temizliyor. onun içinde yine ekipmanları var. şuradan bakabiliriz.
sözlükte bazı haritalar da mevcutmuş. ingilizce konuşulan ülkeler haritaları gibi. tabi arada ingilizce propogandası da yapılmış sözlükte. bu haritaların uçları yırtık olduğu için amcamız arkasında ayrı kağıt yapıştırıp onu ekliyor. tabi biraz renk farkı oluyor ama amaç kullanım olduğu için sağlamlık da önemli. bu işlemleri de şuradan görelim. 2.
sonra da sırada en monoton bölümleri var. tek tek cımbızla tutup sayfaların kırışan köşelerini düzeltiyor. şuradan görebiliriz.
bir tane de minik bi ütü yaptırmış kendisine. tek tek her sayfayı ütülüyor. şurada. 2.
bizim eleman okuldayken sayfaların kenarını mürekkeple boyayıp şu şekilde sevgilisinin adının harflerini de yazmış.
e haliyle onların da kesilmesi gerekiyor. ağır bir kesici aletle de şu şekilde kenarları esiyor.
ve sonuç. 1. 2. “
Çelik Gülersoy Vakfı’nın kurduğu İstanbul Kitaplığı, Tarihi Soğukçeşme Sokağı’nda yoldan geçenleri selamlayan, kısmen ya da tamamen İstanbul ile ilgili oldukça tarihi eserlerden güncel yayınlara kadarpek çok eseri bünyesinde barındıran bir şehir mirası. Bugünlerdeyse kitaplığa evsahipiliği yapan binanın kiraya verileceği ortaya çıkmışken bu zengin kütüphanenin akıbeti büyük bir muamma.
Değer mi?
Araştırma meraklıları için derlediğim 5 kütüphanenin başında İstanbul Kitaplığı geliyordu. Bu tür spesifik alanlara odaklanan kaynaklarıyla araştırmacılara hizmet veren kütüphanelerin oldukça değerli olduğuna inanıyorum. Kent çalışmaları yapan biri olarak içimi ısıtan atmosferiyle senelerdir pek sevdiğim kitaplığın, esasen satılamadığı için bir site üzerinden kiralığa çıkarıldığını duymak hakikaten yıkım oldu. Kuruluşunda özellikle bu kitaplığın turistik bir bölgede bulunmasına rağmen ‘kitaplık’ olarak varlık bulması ile övünülürken attıkları bu adımı kendilerine nasıl açıkladıklarını bilmiyorum. 20.000 ile açmışlar kira ücretini, 12.000′e kadar düşebileceklerini not düşmüşler (!) Kendilerine soracakları tek bir soru oldukça yeterli oysa: Değer mi?
Kütüphanenin zengiliği
Ömer Erbil’in (Radikal) haberine göre:
“İstanbul ile ilgili son 400 yılda yabancılar ve Türkler tarafından yazılmış eserlerin hemen hepsi bu kitaplıktaydı. Gravürler, haritalar, fotoğraflar 10 bine yakın yayın yer alıyor. 1988'de İstanbul sevdalısı Çelik Gülersoy bütün koleksiyonunu kurduğu vakfın İstanbul Kitaplığı'na hediye etti. Kitaplıkta, Roma ve Bizans, Osmanlı tarihi, seyahatnameler, sefaretnameler, hatıralar, güzel sanatlar, biyografi, İstanbul'la ilgili şahsiyetler ve onların diğer eserleri, edebiyat eserleri, şehircilik ve belediye sorunları, kuruluşlar, İstanbul rehberleri ve dergiler yer alıyor. Bodrum, giriş ve birinci kat olarak toplam üç katlı binanın giriş ve birinci katı kütüphane olarak kullanılıyor. Bodrum katı ise depo olarak hizmet veriyor.“
Kütüphanenin başka bir yere taşınması gündemde olmadığına göre tüm bu kaynaklara ne olacak? Dedikodular mevcutmuş, kimi kolejlerin kitaplıklarına taşınacak bu eserler diye, ama kesin bir şey de yok. Galatasaray Üniversitesi’nde hepimizin gözünün önünde neredeyse canlı yayın alev alev yanarak yok olan bir tarihin ardından bu tarihin de yok olmasına seyirci kalmak mümkün mü!
Ses verin
Bu şehir hepimizin. Beğenelim ya da beğenmeylim tarihi de beraber yazıyoruz/ yapıyoruz. Var olanda da yok olmaya yüz tutan da elimiz var. Tam da bu nedenle bu defa ses verelim. Nasıl mı?
Bir imza kampanyası başlatılmış. Kampanyaya şuradan ulaşabilirsiniz. ‘İmza kampanyası ne işe yarar ki’ diyorsanız da sizi buraya alalım. Sonra kararınız siz verin.
İstanbul hepimizin.
* Kitaplığı sosyal medya üzerinde takip ederek güncel gelişmelerden haberdar olabilir, desteğinizi bir de böyle sergileyebilirsiniz. Facebookta takip etmek için buraya tıklayın.
HangiKitap
Çocuk kitapları ve edebiyat dergileri sağolsun, beni illüstrasyonların dünyasına çekti ve hatta biraz fazla çekmiş olacak ki en iyi görsel ifadeleri hep illüstrasyonların arasında arıyorum. Hayal dünyasına seslenen harika bir anlatı yönteminin dünyasında yurdum illüstratörlerinden Kaan Bağcı da ilk akla gelen isimlerden biri.
Vee 2015 yılı için harrika illüstrasyonlardan oluşan bir takvim yapmış!
İsterseniz bir baskısını da alabileceğiniz 'eser'e buradan ulaşabilirsiniz.
Kaan Bağcı'nın işleri de burada.
Siz de hevesle takip ettiğiniz illüstratörleri paylaşsanız, paylaştıkça dünyamız büyüse ne hoş olur!
Konsantre olmanız gereken metinlerle başbaşa kalmak işinizi zorlaştırıyorsa ve klasik müzik dışında yeni arayışlar içindeyseniz size eşlik edecek birkaç şarkıyı ve grubu bu listeden bulabileceğiniz konusunda iddalıyım!
2. Penguin Cafe- Solaris
3. Max Richer - Luminous
4. Balmorhea -Remembrance
5. Sigur Ros - Svefn-G-Englar
6. The Cinematic Orchestra - Arrival of the birds & Transformation