Hâla mı?
Hâla, hâla, hâlaymış... Hâla mıymış? Hâlası mı var bunun? Bitmesi mi gerekiyordu, dört dakika sevip, üç dakika acısını çekip, sekizinci dakikada unutup dokuzda başkasına mı koşmalıydım? Sırf zamanın aşıkları böyle diye ben de mi böyle olmalıydım? Herkesin yüreği aynı mıdır? Öyle küçük insanlar vardır ki, yüreklerine galaksideki tüm yıldızları, atmosferdeki her güzel kokuyu ve yeryüzündeki her bir sevgiyi teker teker sığdırabilirler... Bu ‘sevgi sığdırma’ işi bavul toplamaya benzemez, planlar iptal olunca eve dönüp boşaltamazsınız koyduklarınızı.












