#phm#ryland grace#rocky the eridian#project hail mary spoilers




seen from Canada
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States

seen from Australia
seen from Yemen
seen from India
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Israel

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Canada

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
"travmalarımız aslında yaralarımızın sonucuydu..."
Yokluğun karanlığına hapsolduğum bi zaman dilimi vardı, tam olarak ne zaman? nasıldı? hatırlamıyorum, ama asla çıkamadığım bi hapisti.. şimdi o hapse birileri zorla itekleniyordu, birilerini zorla yaralıyorlardı, onu yalnız bırakıyorlardı, onu herşeyden mahrum bırakıyorlardı, onu yokluğun karanlığına hapsediyorlardı.. böyle olmamalıydı çünkü eğer böyle olursa herşey daha da boka saracaktı çünkü travmalarımız aslında yaralarımızın sonucuydu.. o yaralansa bile birinin elinden tutması lazımdı, birinin ona nasıl adım atması gerektiğini öğretmesi gerekti.. ve birinin onu parlatması gerekti..
İçimizden biri yalan söylüyordu. Ve ne gariptir ki üç kişi olduğumuz bu odada altı şüpheliydik biz. Biz ve ruhumuz aynı anda yargılanıyordu. Bir ses vedalaşın diyordu. Ruhunuzla vedalaşın, burda ruhunuz bile size yalan söylüyor olabilir diyordu.
Saatler geçti, saatteki rakamlar değişti, güneşin konumu değişti, ve aynı anda bizde değişmeye başladık. Her akan dakika ruhumuzdan bir parçayı da alıp götürdü. Biz bu odaya 3 kişi girdik ve biz bu odada 6 kişi hapis kaldık. Zaman geçti ve biz ruhumuzdan bile vazgeçmek zorunda kaldık. Bir zamanlar Sarsılmaz sandığımız dostluğumuz bizden ruhumuzu bile aldı. Biz bu odaya 3 dost olarak arkamızdaki kapıya güvenerek girdik. Ve biz bu odada 6 yabancı olarak hapis kaldık. Zaman geçtikçe bildiklerimiz gitti, bizim sandıklarımıza hiç sahip olmadığımızı öğrendik. Ve sonunda kendimizi bile sorguya çeker bir halde bulduk. Aramızdan biri yalan söylüyordu ve üç kişinin içinde altı şüpheliydik
Mahkûm adama yarın çıkacaksın demişler. Yarın olmuş adam çıkmış hapishaneden. Çıkmış çıkmasına da çıktığı yer darağacıymış.
Bunca hapis hayatından sonra gökyüzüne bakmadığım her gün için özür diledim gökyüzünden. Şimdi göremediğim zamanlarda gözlerimin önünde taşıyorum gökyüzünü. Doğaya farklı bakıyorum her seferinde ilk defa görmüş gibi ve ilk defa tanıyor gibi inceliyorum. İnceledikçe hatırlatıyor bana kalbimin toprağına gömüp büyüttüklerimi. Yeşertmek için sessizce gökyüzüne bakıyorum. Çokça şükrediyorum.
M.
27.08.2023
20:40
Özgürlük bir his. Zevk gibi kolayca tükenen bir başka kimyasal kombinin tadımı. Hormonların beynin nöral yıldırımlarına dönüştüğü lucid rüya etkisi.
İnsan neden özgür hisseder? Onu öncesinde hapis tutan neydi ki? Hisler mi? Başka bir kimyasal nörolojik etki mi?
Kafamızdaki elektromanyetik dalgalardan mı ibaretiz? Tüm o bir araya toplanan beş duyu sinyallerinin lineer bir hikaye anlatımı. Başı belli bir rutin, ortası başka bir rutinden gelişme ve sonu yine benzer bir rutinsel kapanış...
Aynının döngüsüne dönüşen birşeyden kaçmaya mı özgürlük diyorduk?
Döngüde olmaya mı hapis benzetmesi yapıyorduk?
Sıkıldığımızı unutmak için mi değişmeye çalışıyorduk?
Bir döngüden diğerine atlamaya mı özgürlük diyorduk?
Yaşam bir hikaye gibi. Sıkıcı, uzun metraj bir durum hikayesi. Bazen durumlardan olayların doğduğu bir birikme, taşma hali. Şu coğrafi değişimler gibi. Levha tektoniğinin ağır aksak santim santim ilerlemesi gibi. Bir anda pat diye patlatmasına benziyor rutinleri...
Hala hissedebiliyorken hissetmek gerek belkide özgürlükleri. Rutinlerin dehşetengiz aynılığına rağmen hissedebiliyorken hissetmek gerek. Bir anda pat diye yıkılabilecekmiş gibi, ölüm fikri ensedeymişcesine hissetmek gerek.
Galiba öldürüyorum pesimist benliğimi yada kendi fikirsel ölümüme yaklaşıyorum. Bir deprem düşlüyorum. İçimde ben sandıklarımı benden koparsın istiyorum.
“Gönlü uçsuz bucaksız gökyüzüne sahipken etrafına duvar ören ve kapıları örten sevgili insanoğlu, kendini hapsetmeyi bırak ve gökyüzüne bak!” - Leydivâri - #hapis #hapishane #her #kafanıniçi #gönül #uçsuz #bucaksız #gökyüzü #duvar #kapı #insanoğlu #kaldır #kafanı #bak #kendimce #leydivari https://www.instagram.com/p/CREhs7pphDQ/?utm_medium=tumblr
Mga Koronadang Pampuntipika ng NUESTRA SEÑORA DE LOS DOLORES
Mga disenyo ni Jershua Aquino