Toplumsal Baskı aşk,ve nötrleşmek
Dün akşam Türkan Şoray’ın oynadığı 'Mine' filmini izledim ve gayet güzel bir filmdi. Filmde Mine, istasyon şefiyle evlidir fakat bu evliliğinde çok da mutlu değildir. Neyse, arkadaşı olan –aynı zamanda öğretmen olan– kadının ağabeyi gelir. Sonra Mine ile aralarında bir entelektüel çekim oluşur. saygı olur aralarında. Mine, aynı zamanda kasabanın erkeklerinin onu gözetlemesinden ne yapacağını, kiminle olacağını şaşırmıştır. Toplumun kadınlara karşı dayattığı bitmek bilmez psikolojik baskı, bundan dolayı Mine’yi haklı olarak rahatsız eder. Fakat bu baskı ve bu entelektüel çekim, yeni gelen öğretmen kadının ağabeyini de etkilemektedir. Mine oysaki içinden ve zihninden o kadar zorlanır ki en son kendini teslim eder.Peki gerçekten de böyle midir? Sevgi, aşk denilen şey; yoksa birbirine saygıyla yaklaşıp saygılı olup ama içinizde de heyecan ve sevgi barındıran bir duygu mudur? En zor olanı da bu değil midir ki içinizde bastırılan duyguyu dışarıya yansıtmadan, saygıyla o kişiyi yoklamak... evet içinizde fırtınalar kopuyor ama bunu yansıtmıyorsunuz; saygılı davranıyorsunuz. Aynı zamanda mesafeli, fakat tamamen uzak değil."
Peki ya karşımdaki erkek? O da aynı şeyleri hissediyor mu? Bastırılan duygu, mesafe ve saygı... Ama sizin içinizdeki ses öyle şeyler söylüyor ki... Evet, bir şeyler var ama adını koyamamaktan kaynaklanan bir his işte. O hissi ne kadar doğru hissettiğinizi size açıkça söylüyor. Fakat sonradan, bir gün yine karşı karşıya geldiğinizde o gün farklı hissediyorsunuz. Bu durumdan, belirsizlikten yorulmuş ve biraz da sıkılmış oluyorsunuz. Sonra o kişiye karşı tavrınızı net bir şekilde sergiliyorsunuz. Sonra o kişi de şaşırıyor, aslında biraz da kontrolünü kaybediyor Sonra siz sessizliğe gömülüyorsunuz. Tamamen o da aynı şekilde... Ama sanki aslında aranızda görünmez bir bağ varmış gibi hissediyorsunuz; hayatınıza yine devam ediyorsunuz. Evet, o adama karşı yine hisler var ama hayatın, getirdiği koşulların acımasızlığı yüzünüze sertçe çarpıyor. Sonra ne hüzün ne uzak ne de soğuk; nötr oluyorsunuz. Ama içinizde hâlâ bir şeyler oluyor, hep eksik kalan ya da yarımkalan bir boşluk oluyor."