sabah sanırım babamı küstürdüm. bence haklıydım. gürültüye geldi, annemin de kalbini kırdım. böylece son bir haftada kırdığım kalp sayısı ergenliğimdeki ortalamaya yaklaştı.
bas gitarım var bir tane, kablosu kırılmış. gittim kablo kestirdim, iki de uç aldım. bir de havya. lehim yapacağım da, kablo olacak. yani esasen meşgale aradığım işsiz günlerim. oyalanmalık. lehim yapmayalı dört yıl olmuş. zaten sadece dört yıl önce, tek bir proje için yapmıştım.
oturdum balkona, geldi babam da oturdu karşıma. hiç sevmem bir iş yaparken seyredileyim. salata yapıyorum da sen de sevgilim misin? nesini seyrediyorsun.. karşımda oturmasında, "hadi o beceremesin de ben de seyredeyim" tavrı yoktuysa ben de babamı tanımıyorum. biraz alınganım, bu aralar da dolunay yeni geçti, anca toparlanıyorum ama.. neyse. kabloda da şahane bir dip gürültüsü var diyerek konuyu kapatıyorum.
resmi olarak işsiz olduğum beşinci gün. bayağı sosyal güvencem filan yok. param da bu ayı anca çıkaracak. motorum kardeşimde, istanbula gidip almam lazım, onu bile istemiyorum. istanbulda yatacak yerim yok çünkü. tekirdağ da yavaştan yol veriyor.