La conscience est un trait d’union entre ce qui a été et ce qui sera, un pont jeté entre le passé et l’avenir.
Henri Bergson (L’Évolution créatrice)
seen from United States
seen from Yemen

seen from Switzerland

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Switzerland
seen from United States
seen from United States
seen from Canada
seen from Georgia
seen from Latvia

seen from Mexico
seen from Egypt

seen from Malaysia
La conscience est un trait d’union entre ce qui a été et ce qui sera, un pont jeté entre le passé et l’avenir.
Henri Bergson (L’Évolution créatrice)
metafizika (qd-yun μετά (metá)-sonra, φυσικά (physiká)-təbiət, fizika) "fizik bilimlerinin ötesinde olan", ta meta ta fizika / ‘ilk neden’, ‘ilk ilke’ metafizik nedir?
varlığı varlık olmak bakımından inceleyen, felsefenin üç ana alt dalından (etik/ ahlak felsefesi, epistemoloji/ bilgi felsefesi ve metafizik) biri olan metafizik, varlığın gerçekliği, özü üzerine yani mutlak varlık üzerine sorgulamalar ve varoluşun doğasına dair en genel ve en temel felsefi sorunları incelemektedir. bu durumda bir metafizikçi, en temelde var olan şeyin ne / neler olduğuyla ilgilenir.
ta meta ta fizika / metafizika / metafizik isminin tarihsel arka planı ise;
antik yunan filozofu aristoteles, ‘’fizik’’ ismi verilen bir seri kitap yazmış (...) aristoteles’in yayımlayamadığı ve öğrencisi rodoslu andronikos ölümünden sonra kaybolan eserlerinin bir araya getirilmesi ile fizikten sonra gelen anlamında ‘’ ta meta ta fizika’’ -fizikten sonra gelen- adını verilmesi kavramın felsefe tarihindeki yerini belirlemiş oluyor. kitaba geçmeden son olarak aristoteles’e göre metafizik yani ilk felsefe üç ana bölümden oluşur: ontoloji, teoloji, evren bilim.
kitap üç bölümden oluşuyor; metafiziğe giriş / henri bergson, ontolojik muamma üzerine / gabriel marcel, doğu metafiziği / rené guénon
hacmi küçük bir kitap, bergson, marcel ve guénon’un üç makalesi gibi düşünebilirsiniz.
‘‘zihnin normal işleyişi yansız, tarafsız olmaktan hayli uzaktır."
"bir kere daha ısrar etmeliyim: bağlı olduğumuz bir şeye hazır olma yitip gitmiş bir nesnenin dikkatli bir biçimde muhafaza edilen tasviri ile hiçbir biçimde aynı şey değildir; bir heykel ya da bir tasvir, unutulmamalıdır ki bir benzerinden başka bir şey değildir; metafizik olarak nesneden daha az bir şeydir, o nesnenin bir eksilimi, nesneden bir noksanlasmadır. oysa hazır bulunma tam tersine nesneden daha fazla bir şeydir. her yönden nesneyi aşar o. burda ölümün, bakış noktasından hazır bulunmanın sınanımı olarak görüneceği bir manzaranın eşliğinde bulunmaktayız. bu esaslı bir meseledir ve dikkatli bir biçimde düşünmeli ve gözden geçirmeliyiz."
neoplatonizmin (yeni-platonculuk, helenistik-roma döneminde ortaya çıkan felsefe akılmı) kurucusu olarak bilinen plotinos, tercüme hareketinin ilk dönemlerinde şeyh-i yunani / yunanlı şeyh ismiyle de tanınmaktadır. hem tarihsel hem de hıristiyan ortaçağ felsefesiyle islam felsefesi üzerindeki etkisi sebebiyle önemli bir noktada duran yunan filozofudur.
plotinos’ta en yüksek bilgi türü tanrıya ilişkin mistik bilgidir, kendi kişisel deneyimlerinin etkisiyle de onun felsefesi bir tür ‘‘kurtuluş felsefesi’‘ halini almıştır.
mutlak ‘bir’, her şeyin kaynağı ve kendisine dönülecek şey olarak plotinos’un tanrısı, insan düşüncesiyle sınırlanamayacak ve dil yoluyla ifade edilemeyecektir.
plotinos’un islam dinindeki ‘’samed’’ (hüvellâhü ehad allâhüssamed) gibi bölünemez, değişmez, ezeli-ebedi bir tanrı tasavvuru var. bu tasavvuru budizm ve hinduizm'deki ‘’samadhi’’ (samma-samadhi) tecrübesi ile -bir nevi katıksız som olanın nihai doğasına dalmakla- anlaşılır kılabiliriz. pali budist literatüründe samadhi 8 aşamalı yolun sonuncudur. plotinus’un söylemlerinden samadhi’ye benzer bir deneyimi yaşadığını da çıkartmak mümkün ve bence tüm felsefesi yaşadığı deneyimlere dayanıyor. (‘’porphrios, bize, plotinos’un uzun bir tefekkür sonrasında yazmaya başladığını ve dahası yeniden okumaya gerek duymadan, aralıksız bir şekilde yazdığını aktarır.’’)
bu kitap ise henri bergson’un plotinos üzerine verdiği derslerden oluşuyor. yüz sayfalık bir metin olan ‘’plotinos - tanrı, ruh ve mit’’ sadece plotinos’un ensomatose (bedene düşüş) düşüncesi için bile okunabilir.
#henribergson #francislucille #anondualtrip (at Anza, California) https://www.instagram.com/p/CbyXILSPbZi/?utm_medium=tumblr
To exist is to change, to change is to mature, to mature is to go on creating oneself endlessly. - Henri Bergson #quotes #quote #HenriBergson (at New York City U.S.A.) https://www.instagram.com/p/CWau7cOK5Uu/?utm_medium=tumblr
İki dedikodu.
1. Iggy Pop'un '99 çıkışlı Avenue B albümündeki bu kapak fotoğrafını Jeff Wall çekmiş.
2. Fotoğraftaki Cumadan çıkmış nurlu amca Proust'un kuziniyle evliymiş. Bu dünür bağından hiç haberim yoktu. Henri Bergson'u "Proust'un eseri sizin zaman felsefenizdeki sistemi pek de andırıyor" diye gelen mektupları nazikçe "Yok canım, hehheh" diye cevaplayan filozof olarak biliyordum. Marcel düğünde best man olmuş.
#henribergson https://www.instagram.com/p/CMaDalAFAKq/?igshid=1qs58ngh8ob8h