ㅤ
Bazı hikayeler mutlu sonla bitmez.
Bazen çok sevmek kavuşmaya da yetmez.
Bazen ne yaparsan yap, içindeki ağrı hiç geçmez..
ㅤ
seen from China
seen from Malaysia
seen from Romania
seen from Kyrgyzstan

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Belgium
seen from Kyrgyzstan
seen from Romania
seen from United States
seen from United States
seen from Italy

seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from China
seen from China
seen from Malaysia

seen from Saudi Arabia
seen from Russia
ㅤ
Bazı hikayeler mutlu sonla bitmez.
Bazen çok sevmek kavuşmaya da yetmez.
Bazen ne yaparsan yap, içindeki ağrı hiç geçmez..
ㅤ
Boş sokakların sesi var.
“Kaçtığın şey içinde saklıysa eğer, gittiğin her yere onu da götürürsün."
''Eskiden âlimler birbirleriyle buluştuklarında veya birbirlerine mektup yazdıklarında mutlaka şu üç şeyi tavsiye ederlermiş:
"1. Kim içini düzeltirse Allah da onun dışını düzeltir. 2. Kim Allah'la arasını düzeltirse Allah da onun insanlarla arasını düzeltir. 3. Kim âhireti dert edinirse, Allah onun dünya dertlerine yeterli olur."
(Kaynak: İbn Ebi'd-dünya, el-İhlas ve'n-niyye, s. 54, 25 no'lu rivayet)
Ne kadar önemli üç madde… Bunlara kısaca bir bakalım:
Başkalarına karşı dışımızı nasıl da süslüyoruz değil mi? Dışarıya çıkacağımızda üstümüz-başımız, kılık-kıyafetimiz uygun mu? Ayakkabım tozlu-çamurlu mu? Müslüman elbette dış görüntüsüne de önem verir. Zaten daha ilk inen sûrelerden olan Müddessir sûresinde Rabbimiz "elbiseni temiz tut" (el-Müddessir 74/4) buyurmuyor mu?
Sıkıntı dışımızı düzeltmekte değil. Sıkıntı "yalnızca dışa önem vermek"te. İç dünyamızdaki kirleri kimse görmediğinden orayı süsleme, düzeltme ihtiyacını hissetmiyoruz. Oysa orayı Rabbimiz görüyor. Biz iç dünyamızı güzelleştirsek Allah bizim dış dünyamızı da bir şekilde düzeltir, güzelleştirir. İç güzelliğinin dışa yansıması diye bir şey var sonuçta. Hem, âyette buyrulduğu gibi müminlerin sîmalarında secde sebebiyle bir güzellik, nur oluşacağını Rabbimiz haber vermiyor mu? (el-Fetih 48/29)
İkinci madde ilkinden de önemli… Allah ile aramızı ıslah etmek. Eğer O'nunla aramız iyi değilse hiçbir şeyle aramız iyi olmaz. Çünkü her şeyin sahibi O. Mülkün sahibi ile aran iyi değilse O'nun mülkü ile nasıl aran iyi olabilir ki? Eğer O'nun emir ve yasaklarına riayet ederek O'nun rızası doğrultusunda bir ömür sürersen er-geç O, senin başkalarıyla da aranı düzeltecektir. İşte Hz. Yusuf… O'nun Rabbi ile arası iyiydi, kardeşleriyle arası kötüydü. Sonuç ne oldu? Kardeşleriyle de arası düzelmedi mi? Elbette bunun istisnaları olacaktır. Küfürde direten, İslam'a düşman olanlarla aramız elbette hiçbir zaman düzelmeyecek. Tıpkı Hz. İbrahim'in babasıyla, Hz. Nuh'un oğluyla arasının düzelmediği gibi.
Üçüncü madde de ilk ikisi gibi önemli… Âhireti birinci plana alan, hareket ve davranışlarında âhiret odaklı yaşayan, her şeyden önce ve önde onu dert edinen kimsenin dünyadaki dert ve sıkıntıları konusunda Allah O'na yardımcı olacaktır. İmtihan gereği zaman zaman sıkıntılarla karşılaşsa da, zaman zaman "Allah'ın yardımı ne zaman?" diye soracak olsa da bir şekilde Allah işin sonunu felâha çevirecektir. O değil mi şu sözü veren: "Erkek veya kadın, mümin olarak kim iyi amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz." (en-Nahl 16/97)
Eski âlimler birbirine ne güzel şeyler tavsiye ediyorlarmış değil mi?Rabbimiz bu tavsiyeleri tutan kullarından eylesin.''
Soner Duman
15:40
Herkesin gözü dışarıdadır, ben gözümü içime çevirir, içimde gezdiririm. Herkes önüne bakar, ben içime bakarım: Benim işim gücüm kendimledir.
-- Montaigne
Bugünü böyle iç daralmalı geçirmeyeceğim Kalk kalk topla kendi.. Haydii
BEN OLDUM..
Ben, hiç bir zaman ben oldum demedim.
Ben, hiç bir zaman kendimi birinden üstün tutmadım.
Ben oldum diye şov peşine düşmedim.
Olabildiğim kadar oldum hep.
Olabildiğim kadar iyi.
Olabildiğim kadar mücadeleci.
Neysem o oldum yani..
Olamadığımı düşünenler oldu. Sahi kimdi onlar ?
Kimdi ki yargıladılar beni ?
Oldum demekle olunur sananlar, oldum demekle olunmaz bilmiyorlar..
Olmak başka olabilmek başka.
Olabilirdim onlar gibi ama olmadım.