Raven - Teen Titans #13
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Germany

seen from Germany
seen from United States
seen from Germany
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Belgium

seen from United Kingdom
seen from France

seen from United States

seen from France
Raven - Teen Titans #13
Congratulations🎉 @lovetiffnicol on your new job! ❤️🎊🥳💐😘#proudofyou #ilovehr (at Atlanta, Georgia) https://www.instagram.com/p/CPlFmJahkV3mtyLA8cdVtkTLasby_srQd2rwAE0/?utm_medium=tumblr
Çalışıyoruz biz yaa! #ilovehr #partyworkhard #egedeniztekstil #Egedeniz #hrteam
#Egedeniz #tekstil #eğitim #ilovehr
Iyi ki doğdunuz Nazlı hocam. #ikyukseklisans #ilovehr #egeüniversitesi #insankaynaklari #yükseklisans (Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi)
#sosyalsorumluluk #egedeniztextile #ik #kurumsaletkinlik #ilovehr (Alsancak Hava Gazı Fabrikası)
Şu an empati yapıyorum, sizi daha sonra arayayım mı?
Herkese merhabalar, öncelikle post’uma başlamadan önce aldığım geri bildirimlerin beni çok mutlu ettiğini paylaşmak istiyorum. O kadar samimi bir şekilde geri bildirimler geliyor ki ağzım kulaklarıma varıyor ve olley doğru yoldayım diyerek başlıyorum yenisine:)
Madem blog işine girdim eee kuşakları yazmazsam ritüelleri bozmuş olurum.Sevgili işverenler ben şimdi tipik bir Y kuşağı dilinden konuşacağım. Söyleceklerim herkesin hoşuna gitmeyecek olabilir ama hepsi gerçek! :)
Y kuşağı neden çalışıyor biliyor musunuz? Kendileri eğer ki çalışmazsa biliyor ki körelecek ve hayattan zevk almamaya başlayacak. Çünkü üretmek, kendini geliştirmek ve yeni bir şey yaratmak bizim için olmazsa olmaz.
Sabah iş başı yaptığında çalışma alanında öncelikle beklediği şeylerin başında samimiyet geliyor. Sevgili yöneticilerimiz siz siz olun günaydın demeden önce “dün üretimde 6373 parça kaybımız olmuş” diyerek giriş yapmayın. Ama bunun yerine ee akşam nasıldı yeni bir film girmiş vizyona gördün mü diyerek giriş yapan esas konuya bu konudan geçiş yapan yöneticiye Y kuşağından bir alkış gidiyor ve çalışanını kazanma yolunda hanesine 100 bonus puan yazdırmayı başarıyor. Bir kişiyi kazanmak aslında kuşaklardan bağımsız çok kolay, kendini değerli hissettiğin alanda motivasyonun artar bağlılığın artar aidiyet hissin oluşur. Peki bu nasıl olur?
İş arayan tatlı arkadaşlarımdan duyduklarımı sansürsüz iletiyorum şimdi sizlere; “iki firma var görüştüğüm bir tanesinde yaş ortalamasını ve kıdemi sordum HR’a ikiside oldukça yüksek dediler ve yöneticime baktım baya olgundu bu firmada ki pozisyon geçici değil kadrolu bir pozisyon ama bir de başka bir y firması ile görüştüm yöneticim benden 5 yaş büyük ekip ile de tanıştım enerjim çok uydu bu firmadaki pozisyon belirli süreli olmasına rağmen ben Y firmasını seçeceğim. Çünkü diğer firma da uzun vadeli bana bir fırsat çıkmaz ve iletişim yönünde kasılabilirim” gördüğünüz gibi kadrolu işten vazgeçen bir standart Y profili, hayatında onu nelerin mutlu edeceğini bilincinde davranıyor.
Aday koltuğunda oturduğumda yaşadığım bir örnek; bir Z işletmesinin önemli pozisyonundaki bir kişi mülakatın ortasında toplantı odasına girdi ve özgeçmişimi eline aldı muhtemelen ilk defa benim özgeçmişimi gördü. Size bir şey soracağım dedi tabi buyrun dedim en çok üniversite de 4 yıl kalmışsınız siz çalışmak istiyor musunuz yahu? Diye bir soru yöneltti. Benim mesleğim HR ve bu zamana kadar kaldığım ya da ayrıldığım tüm firmalar için bir açıklamam var. Bir çok profil ile çalışma imkanı buldum bana çok güzel bir fırsat oldu diyerek kendimi ifade etmeye çalıştım. Ama düşünün ki ben bu firmaya girdim ve diyeceğim ki Y kuşağı biraz insiyatif almak ister, marketing yapalım, yan hakları çeşitlendirelim sanırım bana bakıp bir uzaylı işe aldıklarını düşüneceklerdi!🤓
Peki ya bu Y kuşağı en çok ne sever derseniz,yan haklar ya da minik ayrıcalıklar verin bu kişilere siz sonra müşteri memnuniyetini görün. Arkadaş ortamında şirketinizin popülerliğini görmek gözlerinizi yaşartan cinsten olur:) Benim firmam doğum günü ayımda bana bir gün ücretli izin veriyor, beni sinemaya gönderiyor, beni eşimle baş başa tatile gönderiyor dediğinde firmanız dışındakilerin bakışları görülmeye değer:)Sevgili işverenler çeşitlilik katın uygulamalarınıza hoşgeldin paketi yapın,çalışma alanına bir sinema bileti bırakın, cumalar güzeldir, çarşamba günleri üretim başka güzel oluyor etkinlikleri yapın minimum bütçe ile maximum bağlılık alırsınız. Ya da yüksek lisans, yabancı dil eğitimlerini cazip hale getirin.. Bir çok kişi google’a yazıyor X şirketinin uygulamaları nelerdir diye, tercih edilmek için uyumlanma çalışmalarının yapılması artık şart oldu.
Biz sevgili Y kuşağına biraz insiyatif verin, inanamazsınız bu yaptığınız hamlenin geri dönüşünün hızına bağlılık ve mutluluk olarak:) Bir toplantıya mı gireceksiniz alın ekip de en çok o işe emek vereni yap sunumu deyin gözlerindeki parlama görülmeye değer:)
Biraz esneyelim home office çalışabilelim, cumartesi çalışalım pazartesi işe gelmeyelim. Sabah spora gidelim önce işe öyle gelelim. Gözler parlıyor görüyorum sevgili tatlı okurlar😎
Buraya kadar okudunuz herkesin kafasında bu Gözde masanın hangi yönünü daha çok seviyor acaba diye düşünüyor:)
Ben yukarda tüm yazdıklarımın farkına vardığım ölçüde işimi iyi yapıyorum aslında, beklentiyi biliyorum ve çalışma alanımda yapacağım uygulamaları şekillendirirken hep empati kurmaya çalışıyorum.
Gözde masanın hangi yönünden konuşuyor acaba diye iç geçirenleri duyuyor gibiyim:) Unutmayalım ki sevgili arkadaşlarım masa da oturduğumuz yön her an değişebilir ama biz işimizin insan olduğunu unutmayalım ve işimizi aşk ile yapalım,yapılmasına katkı sağlayalım.
Bu arada Z kuşağını da unutmayalım, esas minik çılgın kuşağa hazır mıyız?
https://youtu.be/BUv0FFcaQ_c
Herkese çok güzel haberler alacağı harika bir hafta yaşamasını diliyorum👯
Blog mu?
Güzel bir pazartesi gününün sonuna doğru gelmişken bir heves girdiğim blog aleminde ilk gönderimi yazmak için kolları sıvadım:)
Bu blog ile hedeflediğim genç bir HR-İnsan Kaynakları profesyoneli olarak yaşadıklarımı paylaşmak, bana göre doğru olanı yazmak ve tabiki bilgilerimi paylaşarak çoğalmasını sağlamak.
Gelelim ki ben kimim, işini gerçekten çok çok severek yapan endüstri mühendisliği mezunu olup teknik bir pozisyon da çalışmayı tercih etmeyerek en mutlu olduğu işi yapan (etrafımızda oldukça düşük bir kesim olan, sevdiği işi yapamayan beyaz yakalı arkadaşlarımızdan biraz daha şanslı) bir HR profesyoneliyim.
Öğrenciliğimin çok başlarında teknik bir pozisyon beni tatmin etmeyecek ben mutlaka insana dokunmayalıyım ve bulunduğum ortamda kuş dahi uçsa bunu bilmem gerek diyerek stajyerlik aşamasından HR alemine giriş yapan bir beyaz yakalıyım.
Hedefim bu blog da öğrencilik yıllarımdan bu güne kadar yaşadıklarımı ve yaşayacaklarımı kısa kısa yazarak paylaşmak ve özellikle yeni mezun ya da mezun olacak kişilere minik de olsa yol gösterici bilgiler ile bu alanları doldurmak:)
İlk post’un heyecan yaratıp tadı damağımda kaldı yahu devam eder umarım hissi yaratanı makbuldür:) diyerek sözlerimi tamamlıyorum ve şimdilik kısa keserek herkese çok güzel bir hafta diliyorum 👯