biraz erken uyandım. 04:11
rüyamda muhteşem bir kapıdan geçiyordum. fakat kapının ardında güzel bir şeyler bulduğumu söyleyemem. peki neden o kapı karşıkonulamaz şekilde beni içine çekiyor?
hiçbir fikrim yok. herhalde kapının dışında da anlamlı bir şey yok. :) insan bazen sadece eylemi gerçekleştiriyor. neyse, bu rüya kapısının ihtişamı bana geçenlerde çektiğim bu fotoğrafları anımsattı.
bu yapıyı her zaman çok sevdim, pencereler, kapı, zamanın etkisini yadsımadan açığa çıkan renkler ve sanıyorum şu ince oyma işçiliği.. bu binanın önünden geçerken kayıtsız kalmak neredeyse imkansızdır. hatta benim için tarif edilemez bir kokusu olduğunu itiraf edebilirim. -evet hislerin kokusu.
dandik bir yanım var, tarihle pek ilgilenmem. deneyimlediğim bir anın, bir yerin, zamanda bıraktığı izleri sadece kendimce hayal etmeyi, gerçekte olan biteni bilmeye tercih ederim çoğu kez.
ama sanıyorum, kendimizle ilgili bildiğimiz şeyler bazen tırışkalaşıyor. tahmin edeceğimizin aksi yönünde istençlerle, eylemleri öylece gerçekleştiriyoruz. -ve bence bu iyi bir şey. az önce öğrendim ki bu apartmanı bir denizci olan Mila Zenovitch 1880 yılında ailesi için inşaa ettirmeye başlıyor. henüz çok fazla bilgi toplayamadım ne Mila hakkında ne de mimar hakkkında. ama sanıyorum mimar orada yaşayan aileden daha çok ilgimi çekiyor.
iyi sabahlar.
ixi
26.07.22
*hâlâ temmuzdayız.
*bitmek bilmez sikik temmuz.
*insanlar her yerdedir ve hâlâ canlıdır şarkısına teşekkür ederim. @khruangbin








