seen from United States

seen from United States
seen from Saudi Arabia
seen from Sweden
seen from Japan

seen from Saudi Arabia
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Australia
seen from Belarus
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Brazil

seen from United States
seen from United States
seen from Netherlands
seen from Yemen
seen from Netherlands
seen from Malaysia
şimdi..
ne yani? geçmiş ve gelecekten bağıntısız olamaz.
size bulunduğunuz anda her şeyin gizli olduğunu söyleyen dalaverelere kapılmayın. çünkü bu kifayetsiz ve işgalci bir istekle, arzuyla ve yalanla doldurur kafanızı.
şimdi yalnızca bir köprüdür, geçmişten alır geleceğe taşırsınız bir şeyleri.. ama şimdi siz o köprüde durduğunuzu ve geçmişten kovanıza dolanlara baktığınızı hayal edin, böyle çerçöp, böyle çirkin olanlara, acı olanlara bakın. onlardan kurtulmaya çalışmayın! sakın.. dünya toz pembe bir yer değil, kutsal olan mutluluk da değil yalnızca. mevzuları olduğu gibi görmeye odaklanın. muhtemelen canınızı yakan şeyler en çok ilginizi cezbeden kaynaktan geliyor. o çerçöpü elinize alın, oyun hamuruyla oynar gibi oynayın onunla, bir şekle ve anlama bürünecek sizin için. şimdi onun dışında her şeyi boşaltabilirsiniz köprüden aşağıya. onu geleceğe taşıyın. ve tabii bir an sonra neler olacak kim bilir, eğer daha etkili malzemelerle karşılaşırsanız daha sonraki an'a onları taşırsınız. neyse..
7 Mayıs 2023
ixi artra
fena halde düştüm v.2
artık yüzümü gizlemek istemiyorum.. fişlendim çünkü. hem sürekli değişiyorum. yüzümü sakınacak kadar büyük işler yapamadım bir türlü. hayallerimden ve arzularımdan uzaklaştıkça hafifliyorum. şimdi tek dişli bir serseri olarak geziyorum ortalıkta. hiphop bir süre önce günüme neşe katmak için bir şeyler ararken girdi kanıma.. hem dans etmek hem de zihnimi arındırmak için daha iyi ne olabilirdi?
azıcık isyan azıcık haraket. hiphopa sardıkça sokaklarda izine rastlamaya başladım. keyifliyim aslında, uzundur alkolle saygılı bir ilişki yürütüyorum.. mesafemizi aldık, beni kontrol etmesine izin vermiyorum. fakat geçenlerde rakıyla randevumuz hoş geçmedi, sert bir arkadaş kendisi.. bir süredir görüşmüyoruz diye kırgındı herhalde bana.. neyse. çermeyi koyduğu gibi yüzüstü yapıştım asfalta. :)
hikayenin perde arkasında elbette suçlu benim. bir de jager var. insanın korktuklarının başına gelmesinden daha özgürleştirici bir şey bilmiyorum. kendimi yeniden tanımladığım bu günlerde bir süre günlük tadında yazarım sanırım. stilim ve dertlerimle ilgili araştırma halindeyim..
5 Mayıs Cuma gününden notlar, yıl 23. ixi artra
kendine mektup-lar .3
parçalanmış bir gemiye bakıyorum. evet tüm parçalar orada.. ama o artık bildiğimiz gemi mi? emin olamıyorum İvan. bu konuyu bugün, yaşayan tek dostuma açtım tıpkı söylediğin gibi yaşayanlarla konuşmaya çalışıyorum.
anlamıyorum.. tüm güzelliğini ve çirkinliğini görürken aynı anda yaşamın, onur ve erdemle süslenirken geceleri, her gün bir savaş kaybederken ve bastırılırken isyanım, anlamıyorum hiç dostum kalmamışken, geçmiş gibi silip atmışken geleceği ve elimde hiçbir şey yokken bu anda, üstelik ana inanmazken neyin istenci len bu böyle? neden keyifliyim..
ixi - 06:54
sabahın ilk ışıklarının ortalığı akşamın son ışıklarından farklı hale getirdiğine dair muazzam bir örnektir.
re-ality
benim için gerçeklik çok basitti, herkesinki kendineydi ve kimse, kimseninkine tecavüz etmeyecekti. işte bu kadar. üstelik sadece bir fikirdi, Afrikada bir çocuğun aç kalmaması için bir tırtıldan fırtınaya, bir duvarda ize dönüşecek olan da fikirlerdi yalnızca.. bunca talan ve yalan edilmişliğin karşısında, biraz farkında kalarak hep sömürülenlerle birlikte, öylesine ve içten bir isyan başlatacaktık. tüm olanları kabul etmek, herkesten vaz geçmek gerekirdi, böylece özgürleşecektik.
epey ahmakça he?
gerçekliği kabul etmek için, tüm dikenleriyle göğsüne bastırmak gerekirdi çiçekleri. kafamın içi çiçek böcekti.. renkleri de karanlığı da hep sevdim. aşık olduğum erkekle ekip biçtiğimi zannederken, bir veledin illüzyon bahçesinde tutsak edilmişim. gündüzleri çok daha iyi saklanan, geceleri az biraz açığa çıkan, zehirli sarmaşıklar.. seni ya da başka birini suçlamak ancak, bir narsistin ahmaklığıdır diyerekten, kendimi hariç tutmadım meselelerden.
ve olanlar oldu, iş işten geçti yine. böylesinden pek hoşlanmam ama bu da böyle bir hikaye..
şimdi: tuzak, yani gerçek. geçmiş: labirent, yani hayal. bu kez geleceğin henüz gelmediğini bilerek kendime bir harman çıkarıyor, yakıyorum.. bir duman tüttürüyorum, dönüyor başım, bitiyor ümit / işkence. epey ahmakça he?
kabuk tutmuş yaralar bir de açık olanlar var. izler var, kimi güzel kimi tiksindirici izler. düşler kolayca parçalanıyor ve yeniden şekilleniyorlar. çatışma devam edecek! iyi ve kötüye eşit mesafede, ruhsuz bir organizmaya dönüştüğümü ilan ediyorum. beyanım esas alınsın. artık kendimi kandırarak yaşamayacağım için, bir ölünün onuruna sahibim.
yaratıcılara yer yok yeni hikayemde..
velhasıl kelam, hiç tanımayacağım dostlara selam. ixi artra 7.3
kendine mektup-lar . 2
benden öte, yaşayan şeylere güzellik katacak bir eylemselliğe psikopatça bağlanmak istiyorum. o şeyi yapmak dışında hiçbir şey istememeliyim, bu değer atfetmeli akışa, anlam katmalı. ben yine boktan hissetmeye devam edebilirim, kırılmış ve değersiz, çok güçlü ya da güçsüz hissetmeye devam edebilirim. hissettiklerim değişebilir ama varlığım için bir gerekçem olmalı.
bakın demeliyim! bakın..
ne de güzel kirlettim uzayı, zamanı, mekanı..
"belki böylece affedebilir insan kendisini" diyor İvan.
bu sıralar yine çok çok etkiliyor beni söyledikleri.
teşekkürler,
Konstantine Korobov - Wolves